05 Ağustos 2011, Cuma

Bakanlıktan skandal savunma

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in katledilmesini önlemediği ve Dink'i korumadığı gerekçesiyle kardeşleri Hosrof ve Yervant Dink'e 100 bin TL manevi tazminat ödemeye mahkûm edilen İçişleri Bakanlığı'ndan garip bir itiraz geldi:100 bin liralık manevi tazminat 'sebepsiz zenginleşmeye' neden olur.

Hrant Dink'in katledilmesinin ardından açılan dava süreci içerisinde gerçek katillerin ortaya çıkarılması hemen hiç birşey yapılmazken  daha önce AİHM'e taşınan davada verdiği savunma ile tepkileri üzerine çeken Dışişleri Bakanlığı, skandal sayılabilecek bir başka savunmaya daha imza attı.

İstanbul 10. İdare Mahkemesi, 27 Ekim 2010 tarihinde, elinde yeterli kanıt olmasına rağmen cinayeti önlemediği ve Hrant Dink'i korumadığı gerekçesiyle İçişleri Bakanlığı'nı suçlu bularak, Dink'in kardeşleri Hosrof ve Yervant Dink'e 100 bin TL tazminat ödemeye mahkûm etmişti. İçişleri Bakanlığı, kararı temyize götürerek, yürütmenin durdurulması için Danıştay'a başvurdu. Ancak Bakanlığın, mahkemenin verdiği manevi tazminat hükmüne itiraz dilekçesi, hükümetin AİHM savunmasını hatırlatan ifadelerle dolu. Temyiz dilekçesinde Hrant Dink'in öldürülmesinde herhangi bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını ileri süren Bakanlık, gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını iddia ederken, Hosrof ve Yervant Dink'in, kardeşlerinin ölümü nedeniyle manevi tazminat almaması gerektiğini savundu.

Bakanlık, Hrant Dink'in kardeşleri Hosrof ve Yervant Dink'e manevi tazminat ödeme kararına itiraz ederken, "Manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntü duymuş olması gerekir" ifadelerini kullandı. Bakanlık ayrıca, tespit edilen 100 bin liralık manevi tazminatın "sebepsiz zenginleşmeye" neden olduğunu ileri sürerek, skandal bir savunmaya imza attı. Bakanlığın, mahkemenin verdiği manevi tazminat hükmüne itiraz dilekçesi, hükümetin AİHM savunmasını hatırlatan ifadelerle dolu.

BAKANLIĞIN İTİRAZINA RET

Dink'in öldürülmesiyle ilgili görülecek herhangi bir davanın tarafının kendileri olamayacağını da iddia eden Bakanlık, sorumlulara karşı adli yargıda, yani idari mahkemelerde değil, asliye hukuk mahkemesinde dava açılması gerektiğini öne sürdü. Dilekçede, "Zararın tazmininden Bakanlığımız sorumlu olmayıp, menfur saldırıyı gerçekleştiren ve olayda sorumluluğu bulunan kişilere Adli Yargı'da dava açmaları gerekmektedir" ifadeleri kullanıldı. İstanbul 10. İdare Mahkemesi'nin Dink'in öldürülmesinde ağır hizmet kusuru olduğu için tazminata mahkûm ettiği İçişleri Bakanlığı'nın yürütmenin durdurulması konusunda söz konusu savunmasının yer aldığı itiraz talebi Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedildi.

DIŞİŞLERİNİN SKANDAL SAVUNMASI

Dışişleri Bakanlığı'nun 2010 yılında AİHM'e gönderdiği savunmada Hrant Dink'in 'Türklüğü tahkir ettiği ve halkı kışkırttığı' iddia edilerek Almanya'da bir Nazi liderine AİHM tarafından verilen ceza emsal gösterilmişti. Dink'in öldürülmesinde neredeyse tek suçlu olarak kendisinin gösterildiği savunmada, Dink'in ve ailesinin mağdur sayılamayacağı iddia edilmişti. Savunmada '301. madde mahkûmiyetine ilişkin dava, öldürüldüğü için düştü, cezası kesinleşmedi. Bu yüzden Dink'in başvuru hakkı yok. Dink Ailesi de 301. madde mahkûmiyetinden doğrudan zarar görmedi, 'mağdur' sayılamaz' görüşü ifade ediliyordu.