04 Eylül 2011, Pazar

BDP kongresinde 'Onursuzluk siyasetinize teslim olmayacağız' mesajı

BDP'nin 2. Olağan Büyük Kongresi'nde yapılan konuşmalarda, AKP'nin politikalarına sert tepki verilerek, "Sizin bu savaş ve çözümsüzlük politikalarınıza asla teslim olmayacağız, kazanırsak direnerek kazanacağız, kaybedersek direnerek kaybedeceğiz" mesajı verildi.

Ankara Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu'nda düzenlenen BDP 2. Olağan Büyük Kongresi, yapılan konuşmalarla devam ediyor. Çarpıcı mesajların verildiği kongrede, BDP Eş Genel Başkanları Hamit Geylani ve Filiz Koçali, hükümete yönelik sert eleştirilerde bulunurken, yeni Eş Genel Başkan Adayı Selahattin Demirtaş, "Sizin politikalarınıza asla teslim olmayacağız" değerlendirmesinde bulundu.

GEYLANİ: BU HÜKÜMET MEZARLIK YAKIYOR

Hükümetin savaş politikalarını eleştiren Eş Genel Başkan Hamit Geylani, "Canlı kalkan" eylemlerine yapılan saldırıları hatırlatarak, "Ama beterin beteri var. Van'daki cenaze töreninde mezarları ateşe verdiler. Gün savaşa karşı direnme günüdür. Kim ne yaparsa yapsın önemli olan bu mahşeri ateş sönsün" dedi. Başbakan Erdoğan'ın, "Sözün bittiği yerdeyiz" şeklindeki sözlerini de eleştiren Geylani, "Orası zaten ateş yeridir. O yüzde asıl sözün söylenmesi gereken yerdeyiz" diye konuştu. Geylani konuşmasını, "Ne kadar çok öldük neden yaşamak için" sözleri ve Ahmet Arif'in "Vurun ulan vurun ben kolay ölmem" dizeleriyle bitirdi.

KOÇALİ: MESAFE KOYMUYORUZ DİYE BEDEL ÖDEYECEKSEK SER SERAN SER ÇAVAN

Eş Genel Başkan Filiz Koçali de hükümetin yönelimlerini eleştirdi. "Önümüzde belirsizlikler ve risklerle dolu bir süreç var. Çok ağır bir saldırı ile karşı karşıyayız" diyen Koçali, KCK davasından binlerce Kürt siyasetçi ve 6 milletvekilinin tutuklu olduğunu hatırlatarak, "PKK Lideri Abdullah Öcalan susturulmuştur. Güney Kürdistan işgal altındadır. Bütün kazanımlarımız tehdit altındadır" diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın "PKK ile aranıza mesafe koymazsanız bedel ödetiriz" sözlerine, "Bedel ödemekten korkmuyoruz, ödeyeceksek 'ser seran ser çavan' diyoruz" sözleriyle cevap veren Koçali, PKK ile araya mesafe koymanın aksine bu mesafenin kapatılması gerektiğini söyledi. Koçali, "Sayın bakanlar sayın hükümet siz PKK ile aranızdaki mesafeyi kapatın. Bu mesafe kapanmazsa halklar arasındaki mesafe artacaktır" diye konuştu.

'BİZ TÜRKİYE'NİN SİGORTASIYIZ'

"BDP Türkiye'nin sigortasıdır" diyen Koçali, "Türkiye'nin geleceği mesafelerin açılmasında değil kapanmasına bağlıdır" şeklinde konuştu. PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın devlet heyeti ile yaptığı görüşmede sunduğu 3 protokolün kabul edilmesi çağrısında bulunan Koçali, bunun kabul edilmesi durumunda sorunun çözüleceğini söyledi. Bu kongre ile eş başkanlık görevinin bittiğini söyleyen Koçali, yeni seçilecek olanlara başarılar diledi.

DEMİRTAŞ: KONGREMİZ BARIŞ BEKLENTİLERİNE CEVAP VERECEKTİR

Koçali'nin konuşmasının ardından delegeler, Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak'ı, Eş Genel Başkanlık için aday gösterdi. Daha sonra konuşan Selahattin Demirtaş, konuşmasına Hakkari'nin Çukurca İlçesi'nde "Canlı Kalkan"lara yapılan saldırıda yaşamını yitiren Yıldırım Ayhan'ı anarak başladı. Ortadoğu'da yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, "Bu dönemde partimizden barışın sağlanması için beklentiler var" diyen Demirtaş, "Bizlere düşen şey de bu beklentilere cevap olabilecek bir düzeyi yakalamak ve siyaset alanında yaratılmak istenen boşluğa izin vermeden, sürece güçlü bir siyasal müdahale yapabilmektir. Genel kurulumuzun bu beklentilere denk bir sonucu ortaya çıkaracağından şüphem yoktur. Bu nedenle genel kurulumuzun şimdiden tüm halkımıza ve bütün Türkiye'ye hayırlar getirmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu.

GENÇLERE 'TEKNOLOJİYİ KULLANIN' ÇAĞRISI

Partisinin kadın ve gençlik mücadelesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirtaş, gençliğe teknolojiyi daha aktif kullanması çağrısında bulunarak, kadın mücadelesinin de kendilerine büyük güç verdiğini kaydetti. "Yine mücadele saflarının en önünde yer alıp, sadece yüreklerinin sesini dinleyerek en karanlık zamanlarda bile bizlere gerçek barış yolunu gösteren Barış Analarına en derin saygılarımızı sunuyoruz" diyen Demirtaş, "Yüreği yanan bütün analar adına vicdanın en gerçekçi çığlığı olan, bu beyaz tülbentli barış ordusunun her bir neferinin ayrı ayrı ellerinden öpüyoruz" dedi.

'AKP 12 EYLÜL DARBESİNİ TAMAMLAMAK İSTİYOR'

AKP'nin 1980 yılında gerçekleşen askeri darbenin amaçlarının gerçekleşmesi için mücadele ettiğini belirten Demirtaş, AKP'nin darbe amacı konusunda ulaşamadığı tek hedefinin PKK'yi tasfiye etmemiş olması olduğunu söyledi. AKP'nin eski Ergenekon'u tasfiye ederek yeni Ergenekon yarattığının altını çizen Demirtaş, "Gerçekten darbe ile yüzleşmek isteniyorsa onun yarattığı bütün sonuçlarla hesaplaşılması gerekir. Erdoğan hak ve özgürlükleri bir lütuf olarak gören zihniyette sahiptir. Savaş ve şiddet hiç bir sorunu çözmeyecektir. Yüzyıl daha savaşılsa çözüm yine de siyaset olacak. Er ya da geç Kürt halkı bütün haklarına kavuşacaktır. Burada hayatını kaybeden gerillaya da askere de polisi de yazıktır" dedi.

'ACİL OLARAK MÜZAKERE ÖNERİYORUZ'

Demirtaş, kanlı bir sürece doğru gidildiğini ve siyasetçilerin buna karşı duyarsız olmayacağını belirterek, "Bu nedenle acil olarak müzakere öneriyoruz. Barış konusunda Sayın Öcalan ile başlatılan süreç kaldığı yerden devam etmeli ve hükümet kendisine sunulan protokollere cevap vermelidir. İmralı'daki hukuksuz tecrit derhal sonlandırılmalıdır. Haftalardır yaptırılmayan avukat ve aile görüşmelerinin yanı sıra sivil heyetlerin İmralı'ya gidişine izin verilmelidir" dedi.

'DAYATILAN BU SAVAŞA HİÇBİRİMİZ MECBUR DEĞİLİZ'

"Bize dayatılan bir savaşa hiç birimiz mecbur değiliz" ifadelerini kullanan Demirtaş yaklaşan savaşa seyirci kalmanın insanlığını kaybetmekle eş değer olduğunu söyledi. BDP'lilere de "çözüm ve barış konusunda" etrafında bulunanları ikna etme çağrısı yapan Demirtaş, yeni anayasa konusunda da AKP'nin çözüm niyetinin olmadığını söyledi.

'MECLİSE GİTMEK İÇİN KOŞULLAR OLGUNLAŞMAMIŞ'

BDP'nin meclise gelip gelmeyeceği konusuna da açıklık getiren ve "Biz parlamentodan çekilmiş değiliz" diyen Demirtaş, şöyle konuştu: "Genel kurul çalışmalarına katılabilmemiz için asgari demokratik siyaset ortamının oluşturulması gerekir. Bu gün itibariyle bu koşulların olgunlaştığını görmüyoruz. Bu tavrımızın doğru anlaşılması gerekir. Her gün yargı, bürokrasi, polis baskısı altında demokratik siyaset yapılamaz. 3 bin arkadaşımız tutukluyken, buna her gün yenileri eklenirken, her konuşmamıza davalar açılıp cezalar yağdırılırken kimse demokratik siyaset kanallarının açık olduğundan söz edemez."

'ŞİDDETE RAĞMEN BİRİLERİ UTANMADAN BDP'Yİ SUÇLUYOR'

BDP, Kürt siyaseti ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskılara da işaret eden Demirtaş, "Sivil halka ve BDP'ye yönelik bu sınırsız hukuksuz şiddete rağmen, birileri halen utanmadan, sıkılmadan çıkıp BDP'yi suçlayabiliyor. BDP'yi şiddet örgütü olarak tanımlayıp hedef gösterebiliyor" şeklinde konuştu. Demirtaş, şunları belirtti: "Biz Kürt halkı için kimseden lütuf ya da sadaka istemiyoruz. Suriye'de desteklediğiniz muhalefetin, Libya'da bavullarla para taşıdığınız muhaliflerin, mazlum Filistin halkının ya da Kıbrıs halkının, Mübarek rejiminin baskısı altında yıllardır ezilen Mısır halkının istediğinden fazlasını da değil, bütün ezilen halklar gibi biz de sadece kendimize ait olanı, bizden zorbalıkla çalınanı geri istiyoruz. Türkiye sınırları içinde kendi anadilimizle, kültürümüzle yaşamak, kendimizi demokratik özerklikle yönetmek istiyoruz" diye konuştu.

'ADIM ATMAK İÇİN MECLİSİN AÇILMASINI BEKLEMEYE GEREK YOK'

Hatip Dicle'nin milletvekilliğinin düşürülmesi ve diğer saldırılara da değinen Demirtaş, Kürt halkının iradesine saygı beklediklerini dile getirdi ve hükümeti uyarma görevlerini yerine getirmeye devam edeceklerini söyledi. Yaşanan gelişmelerin sorumlusu olarak AKP'nin şahin politikaları olduğunun altını çizen Demirtaş, savaşın ve operasyonların derhal durması çağrısında bulundu. Demirtaş, çözüm konusunda üzerlerine düşen görevi yerine getireceklerini dile getirerek, "Unutmayın ki, PKK'yi dağa çıkaran BDP değildir, devletin hatalı politikalarıdır. Ama BDP, devletin bu hatalı politikalarını düzeltmesine yardımcı olarak PKK'nin dağdan inişini sağlayabilir. Bu nedenle çağrımızın ilk muhatabı doğal olarak ki hükümettir. Hükümet bu muhataplıktan kaçamaz. Bu ülkenin iç barışını sağlamak konusunda görevli ve yetkilidir. Bu gün itibariyle asker, derin devlet vb. bahanesi de kalmamıştır. Varsa hükümetin herhangi bir çözüm formülü, açıklamasının tam da zamanıdır. Yok, eğer çözüm formülü yoksa birlikte oluşturmanın da tam zamanıdır. Bu çerçevede biz BDP olarak, oluşturulacak bir akil insanlar heyetinde de, hakikat komisyonunda da, anayasa konseyinde de yer almaya hazırız. Yeter ki ortaya savaş seçeneği dışında ciddi bir çözüm arayışı çıksın. Biz buna destek olacağız. Bunun için meclisin açılmasını beklemeye de, BDP'nin yemin etmesini beklemeye de gerek yoktur. Bu irade ortaya çıktıktan sonra BDP bütün süreçlerin önünü açma konusunda rolünü oynayacaktır" diye konuştu.

'BİZ DİRENİŞÇİYİZ, ETRAFINIZDAKİ KÜRTLERE BENZEMEYİZ'

Demirtaş, sınır ötesi operasyonun bir tuzak olduğu konusunda hükümeti uyararak, hükümetin Ortadoğu'daki barış çabalarının da Kürt sorunu konusundaki politikası nedeniyle inandırıcı olmadığını söyledi. "Yatıp kalkıp bizi tehdit dili kullanmakla suçlarken bile bizi tehdit edenler iyi bilmedir ki bir birey ya da bir halk, onurluca yaşama şansına sahip değilse direnmek dışında başka bir seçeneği de yoktur" diyen Demirtaş, "Yok olacaksa da direnerek yok olacaktır, var olacaksa da direnerek kazanacaktır. Ama her halükarda onurunu kaybetmeyecektir. Eski Ergenekoncular bu açıdan bizi iyi tanırlar, ama bu tazeler henüz onuru için direnen insanların gücünü görmedikleri için, tankın, topun, gazın, copun, emrindeki savcının, medyanın insan onurunu teslim alabileceğini sanıyorlar. Etrafındaki bir grup Kürt'e dağıttığı ulufelerin herkeste aynı etkiyi yaratacağını sanıyorlar halen" şeklinde konuştu.

'DİZ ÇÖKMEMİZİ BEKLİYORSANIZ ÇOK BEKLERSİNİZ'

İnsanlık tarihinde mücadele yürüten tarihi şahsiyetlere işaret eden Demirtaş, "Bu samimi barış arayışımıza rağmen bizi tehditle terbiye etmeye çalışanlara hatırlatıyorum, bu gün eğer yeryüzünde halen insani değerlerden söz edilebiliyorsa, işte her toplumda var olan bu direnişçiler sayesindedir. Yoksa sizin gibi tazelere kalsa bu gün artık insanlık yeryüzünde bile olmayabilirdi" hatırlatmasında bulundu. "Biz sadece Kürtler adına değil, AKP eliyle teslim alınmak istenen insanlık onuru adına direneceğiz. Direnme hakkımız gibi meşru bir hakkı dahi bize çok görenler elbet olacaktır" diyen Demirtaş, AKP önünde diz çökmeyeceklerini ifade etti.

ANKARA-DİHA