KCK operasyonlarına sosyalist partilerden ortak tepki
"Bu mücadelenin Türkü Kürdü yok"
Sosyalist partiler İstanbul'da düzenledikleri ortak basın toplantısında "KCK operasyonları"na tepki gösterdi. Diğer yandan aynı günün akşamı Kadıköy'de bir eylem düzenleyen Türkiye Komünist Partisi (TKP) "AKP Faşizmine Geçit Vermeyeceğiz" sloganıyla KCK operasyonlarına karşı yürüdü.
SİYASİ PARTİLERDEN SALDIRILARA KARŞI ORTAK TUTUM
Türkiye sosyalist solunu oluşturan siyasi partiler, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP), İşçi Kardeşliği Partisi (İKP), Emek Partisi (EMEP) , Sosyalist Parti, Emekçi Hareket Partisi (EHP) ve Devrimci İşçi Partisi (DİP), Taksim Hill Hotel'de düzenledikleri basın toplantısıyla "KCK" (Kürdistan Topluluklar Birliği) adı altında Kürt ve sosyalist siyasetçilere dönük sürmekte olan siyasi operasyonlara tepki gösterdiler.
Dün (03.11.2011) düzenlenen basın toplantısında konuşan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, bu bir araya gelişlerinin "Büyük Birader'in düzenine bir karşı çıkış" olduğunu söyledi.
Toplantıya ÖDP Genel Başkanı Alper Taş'ın yanı sıra TKP Merkez Komite Üyesi Erkan Baş, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, İKP Genel Başkanı Sadi Ozansü, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, Sosyalist Parti Genel Başkanı Sevim Belli, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun ve DİP Genel Başkanı Sungur Savran'ın katıldı.
TAŞ: ERDOĞAN YENİ BÜYÜK BİRADER
ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, konuşmasına, yazar George Orwel'in eseri "1984"deki "Büyük Birader"e atıfla başladı. "Açık bir cezaevine" dönüştüğünü belirttiği Türkiye'nin "Büyük Biraderi"nin şiir okuduğu için dört ay cezaevinde yattığını ve bunu yıllar boyunca kullandığını hatırlatan Taş, "Büyük Birader'in yönettiği ülkemizde yayınlanmamış kitaplardan dolayı insanlar cezaevinde. Kitaplar bomba ile eşdeğer görülüyor. Siyaset hakkını kullanmak isteyenler uyduruk gerekçelerle tutuklanıyor ve yıllarca cezaevinde kalıyor. Burada bir araya gelişimiz bu Büyük Birader'in düzenine bir karşı çıkıştır" dedi.
"TERÖRLE MÜCADELE YASASININ KENDİSİ TERÖRDÜR"
"Bu ülkede hukuk siyasetten bağımsız olmamıştı, ama hiç bu kadar birbirinin içine girdiği bir de dönem görmedik" diyen Taş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu memlekete hayırlı bir iş yapacaklarsa önce Terörle Mücadele Kanunu'nu değiştirmeleri gerekiyor. Bu yasanın bizzat kendisi terördür. Bu ülkede terör örgütü üyesi olmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Yaşananlar şunu gösterdi: Demokratik açılım adı altında yapılan, samimiyetsiz, içi boş bir yaklaşım ve bir tasfiye operasyonuydu. 2009 yılından bu yana yaşananlar bunu gösteriyor. Kritik bir evredeyiz ya barışı kazanacağız ya da hepimizi bekleyen büyük bir yıkımdır. Devlet Kürt siyasi hareketini tasfiye amacından vazgeçmeli, askeri ve siyasi operasyonlara son vermeli ve KCK tutukluları serbest bırakılmalıdır. Bunun ardından demokratik bir barış için PKK de operasyonlarına son vermelidir."
ERKAN BAŞ: AKP TOPLUMU ESİR ALMAYA ÇALIŞIYOR
TKP Merkez Komite Üyesi Erkan Baş, Türkiye'de dokuz yılını geride bırakan AKP'nin kendisine karsı pozisyon alan siyasi güçlere karsı sistematik bir saldırı halinde olduğunu, bunun da aslında "toplumu esir alma" anlamına geldiğini belirterek, “Gazeteciler tutuklandığında sadece gazeteciler tepki göstermemeli, öğrencilere saldırıldığında öğrenciler yalnız olmamalı ve BDP’ya yapılan bu saldırılarda da sadece Kürtler değil, hep beraber bu gerici zihniyete karşı mücadele etmeliyiz” dedi.
SELMA GÜRKAN: SALDIRILAR KÜRT HALKIYLA SINIRLI DEĞİL
EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan da Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi yeniden karanlık bir tünele sokulduğunu söyledi. Gürkan “12 Mart’ta, 12 Eylül’de ve 90’larda köy yakmalarla, faili meçhullerle bu tünele sokulmuştuk.12 Eylül referandumundan bu yana bu tünele yeniden sokulduk” dedi. AKP hükümetinin kendi politikalarının dışındaki hiçbir politikaya tahammül edemediğini dile getiren Gürkan “Barış ve demokrasiyi savunan insanlarla onların işkencecilerini aynı davalarda buluşturarak, hükümet kendince kafa karıştırmaya, insanları itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar” diye konuştu. Gürkan, hükümetin saldırıları sadece Kürt halkıyla sınırlı tutmadığını, işçileri ve sendikaları da dışarıda bırakmaya çalıştığını söyledi. Gürkan “Hükümetin bu politikalarla, Terörle Mücadele Yasasını kimler için yeniden organize ettiği açıktır. Bu saldırılardan herkes zarar görecek. Bir an önce güç birliğine gitmemiz lazım” dedi.
KCK operasyonlarının, AKP Hükümetinin ve devletin yeni saldırı dönemi olarak nitelendiren ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Uzun süredir inkâr ve imha etme siyaseti izleyen devlet, şimdi de intikam alma gayretinde, ama hala anlaşılmayan bir şey var ki Kürt halkının teslim alınması söz konusu değil" diyerek sözlerine devam etti.
FİGEN YÜKSEKDAĞ: AKP DİRENİŞ DAMARLARINI YOK ETMEYE ÇALIŞIYOR
“AKP hükümeti Kürt halkını, işçileri, emekçileri yani muhalif kesimleri teslim alamayacağını anladı. Bu yüzden bu saldırılarla direniş damarlarını yok etmeye çalışıyor” dedi. Yüksekdağ, “Bizim görevimiz de bu saldırı dalgalarına karşı etkili bir duruş için saflaşmak ve bir arada durmaktır” dedi.
AKP'nin bu direniş damarlarını tümüyle yok etmeye yöneldiğini söyleyen Yüksekdağ, Hakkâri Çukurca'da yapılan askeri operasyona değindi: "Parçalanmış gerilla cenazeleri görmek istemediğimiz manzaralar. Bunların her biri boyun eğmeyen ve eğmeyecek olan bir halka intikam saldırının en kanlı görüntüleri ve görünümleridir. Gül, 2009 da 'iyi şeyler olacak' demişti. AKP'nin bugün karşımıza iyi şeyler olarak çıkardığı şey zalimliğin yeniden üretilmesinden başka bir şey değildir"
RIDVAN TURAN: BİZDE KCK'LİYİZ, BİZİ DE ALIN O ZAMAN
SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan da operasyona dönük tepkisini şu sözlerle ifade etti: "Türkiye'de zaten olmayan demokrasinin yerle yeksen olduğunu bir kez daha gördük. Ersanlı ve Zarakolu gibi insanlar KCK'den tutuklandı. Azıcık vicdan sahibi insanlar bunun acık bir tezgâh olduğunu görür. Buradan ilan diyoruz. Biz de KCK'liyiz. Bizi de alsınlar o zaman... Bu mücadelenin Türkü Kürdü yok; bu bir demokrasi mücadelesi ve bu mücadelenin bize öğrettiği bir şey var ki hiçbir koyun kendi bacağından asılmaz..."
TKP'DEN KCK OPERASYONUNA KARŞI KADIKÖY'DE EYLEM
Türkiye Komünist Partisi KCK operasyonu ve AKP baskılarına karşı Kadıköy'de bir yürüyüş düzenledi. AKP'nin son dönemde artan baskı ve tutuklama operasyonlarına karşı yapılan yürüyüşte 'AKP faşizmine geçit verilmeyeceği' vurgusu yapıldı.
Kadıköy Altıyol'da başlayan ve yüzlerce TKP'linin katıldığı yürüyüşte sık sık "Faşizmine geçit vermeyeceğiz" ve "Kardeşlik ve barış sosyalizmde" sloganları atıldı.
MEHMET KUZULUGİL: HÜKÜMET KARŞITI OLMAK YASAKLANIYOR
Açıklamayı TKP adına İstanbul İl Başkanı Mehmet Kuzulugil yaptı. Sözlerine "Kaygı duyuyoruz ama kaygılı değiliz ülkemizi görüyor nereye gittiğini biliyor ve bu gidişe dur diyecek olan gücü de toplumumuzun içinde görüyoruz." diyerek başlayan Kuzulugil "ülkemizde siyasal alanın hükümet partisi tarafından düzlenmesinden hükümete karşı olmanın yasaklanmasından hükümet karşıtı her türlü davranış ve etkinliğin bölücü ve darbeci olarak damgalanmasından kaygı duyuyoruz" dedi.
Ülkenin yeniden tasarlandığını ve 2. cumhuriyetin ülkeyi yeniden düzenlediğini gördüklerini söyleyen Kuzulugil, "Bu düzenlemenin ABD emperyalizmin ve AKP'nin halk düşmanlığında ortaklaşması olduğunu ve ceberut Başbakan'ın ülkeyi sadece kendi bildiği gibi değil emperyalist patronların buyurduğu gibi yönetmek istediğini bildiklerini ifade etti.
AKP'nin ülkeye ilişkin tasarımlarında kendisini zaman zaman demokratik göstermeyi başarabildiğini ve solun içinden de kendisine destekçi çıkarabildiğini hatırlatan Kuzulugil, "Bu konuda zamanında AKP'ye destek olan samimi solcular nasıl bir bedel ödendiğini hatırlamalıdır" dedi.
İstanbul-EmekDunyasi.Net/Ajanslar