Ovada açılım, kırda operasyon
Diyarbakır'ın Kulp İlçesi Tuzla (Xerzika) köyü sakinleri, itirafçı ve koruculardan oluşan 13 kişilik bir timin ormanlık alanı ateşe verdiğini belirtti. Yangında köylülere ait bine yakın badem, fıstık, incir, ceviz ağacının yanı sıra binlerce dönümlük ormanlık alan ise zarar görürken, aynı bölgede bir ev korucular tarafından tarandı. Köye İHD, Diyarbakır Barosu, MAZLUMDER ve Göç Der'lilerden oluşan heyet incelemelerde bulunurken, köylüler konu hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Kürt sorunun demokratik çözümü tartışmaları sürerken, bölge illerinin kırsal kesiminin de ise operasyonlar devam ediyor, orman yangınları çıkıyor. Bunların yanı sıra son iki ayda Beytüşşebap'ta 2 DTP'linin öldürülmesi gibi faili meçhul cinayet ve saldırıları olaylarında artış olması dikkat çekiyor. Son aylarda özellikle Şırnak ve Siirt'te aralarında itirafçı, asker ve koruculardan oluşturulan 'Hançer Timi' adı verilen gruba benzer bir grupların Diyarbakır'ın Kulp, Lice ilçesi Bingöl'ün Genç ilçesi kırsal bölgesinde gezindiği iddia ediliyor. Bingöl'ün Genç İlçesi'nde önceki hafta köylülerden edinilen bilgiye göre, benzer bir grup HPG'lilerin kıyafetleri ile bölgede geziniyor bilgisinden sonra benzer bir bilgi de Kulp kırsalında bulunan köylülerden geldi. Diyarbakır'ın Kulp (Pasur) İlçesi kırsalında 5 gün önce başlatılan askeri operasyon sonrası ormanlık alanda başlayan orman yangını sonrası binlerce dönümlük ormanlık alan ya tamamen kül oldu ya da ağaçlık alan büyük zarar gördü. Ormanlık alan için de bulunan Tuzla (Xérzıka) Köyü sakinleri ise, ormanlık alanın operasyon sonrası koruculardan oluşan bir tim tarafından ateşe verildiğini öne sürdü. Konuya ilişkin köy sakinleri İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvurması ardından aralarında İHD Şube Sekreteri Burdan Zorroğlu, Diyarbakır Barosu yöneticisi Avukat Ahmet Özmen, Mazlum Der Şube Yöneticisi Mustafa Sarıhan ve Diyarbakır Göç Der Başkanı Muzzefer Özdemir'den oluşan heyet söz konusu köy ve mezralara gidip incelemelerde bulundu.
13 kişilik itirafçı ve korucu timi
Köy sakinlerinden İrfan Baran, operasyon sonrası korucu timinin köylerine gelerek yemek ve çay istediklerini kendilerinin de hazırladığını ifade ederek, "Köyden ayrıldıktan bir süre sonra orman yangını başladı" dedi. Yangının hızla yayıldığını ve kimsenin söndürmeye gelmediğini ifade eden Medeni Baran, "Köy yandığı sırada kendi imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. "Gece saatlerinde itfaiye geldi, ancak o da sadece yangının eve sıçramaması için çalıştı. Yangın öncesi o bölgede 13 kişiden oluşan korucu timi vardı. 2 grup halinde geziyorlardı. Korucularla görüştüm Kulp korucuları olduklarını söylediler. Yanlarından ayrıldıktan sonra silah sesleri geldi. Hemen geri döndüm bir kaç noktadan orman yanmaya başladı. Sabaha kadar yangına biz de müdahale edemedik" diye konuştu. Sabah saatlerinde gidip yangını kendi imkarları ile söndürmeye çalıştıklarını dile getiren Baran, "Bu iki grup yan yanaydı. Onları gördüm yanlarına gittim ve 'neden burayı yaktınız' diye sordum. Onlarda 'güvenlik' nedeniyle yaktıklarını söylediler" diye konuştu. Köylülere korucuların bu bölgede HPG'li olduğunu ve çatışma çıktığını ifade ettiğini söyleyen Baran, çatışmanın çıktığı belirtilen her iki tepeyi de anlatarak, "Çatışma çıktığı belirtilen iki tepede G3 mermisi ve korucu ve askerlerin kullandığı konserve kutuları var" dedi.
'Bahçelerimiz ve ormanlık alan bilerek yakıldı'
Köy sakinlerinden İrfan Baran ise "Grup başkanları bölgede tanınan itirafçı Terho (Tahran) isimli kişi vardı, yanında ise Kulp Hamzalı Köyü Gre Koke mezrası korucularından Rüstem Barut, Kerem Aslan isimli korucular vardı. Yani bu bölge ormanı bilerek yakıldı, operasyon yoktu, çatışma yoktu, ormanlık alan izli mermi atılarak yakıldı. Gerilla var diyorlar, var dedikleri yerde kendilerinin kullandığı konserveler çıkıyor" diye konuştu.
Orman yangından da köylerinde bulunan tüm meyve ağaçlarının büyük zarar gördüğünü söyleyen köy sakinleri, köylerinin 1993 yılında bölgede bulunan Bolu Dağ Komando Tugayı tarafından yakılıp boşalttığı, 1995 yılında ise korucular tarafından aynı bölgede bulunan bahçe ve ormanların yakıldığını söyleyen korucular bu olayın üçüncüsü olduğuna dikkat çekti. Köylüler, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Bir ev tarandı
Aynı korucu timinin yine aynı bölgede Altun ailesine ait köylünün evine ise, rast gele ateş edildi. Aile bireylerinden Mehmet Şeref Altun, "Orman yangının çıktığı günlerde biz bir grup korucu görmüştük. 10 Ağustos akşamı birden silah sesleri geldi baktık bizim eve ateş ediliyor. Yıllardır böyle bir olay olmamıştı. Neden böylesi bir dönemde böyle bir şey yapıldı anlamadık" diye konuştu. Köyü ziyaret eden heyet üyeleri ise, yaptıkları inceleme ve görüşmeler sonrası hazırlayacakları raporu önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade ederek, adı geçen korucular hakkında soruşturma başlatılması için köylülerle birlikte Kulp Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi./diha
13 kişilik itirafçı ve korucu timi
Köy sakinlerinden İrfan Baran, operasyon sonrası korucu timinin köylerine gelerek yemek ve çay istediklerini kendilerinin de hazırladığını ifade ederek, "Köyden ayrıldıktan bir süre sonra orman yangını başladı" dedi. Yangının hızla yayıldığını ve kimsenin söndürmeye gelmediğini ifade eden Medeni Baran, "Köy yandığı sırada kendi imkanlarımızla yangını söndürmeye çalıştık. "Gece saatlerinde itfaiye geldi, ancak o da sadece yangının eve sıçramaması için çalıştı. Yangın öncesi o bölgede 13 kişiden oluşan korucu timi vardı. 2 grup halinde geziyorlardı. Korucularla görüştüm Kulp korucuları olduklarını söylediler. Yanlarından ayrıldıktan sonra silah sesleri geldi. Hemen geri döndüm bir kaç noktadan orman yanmaya başladı. Sabaha kadar yangına biz de müdahale edemedik" diye konuştu. Sabah saatlerinde gidip yangını kendi imkarları ile söndürmeye çalıştıklarını dile getiren Baran, "Bu iki grup yan yanaydı. Onları gördüm yanlarına gittim ve 'neden burayı yaktınız' diye sordum. Onlarda 'güvenlik' nedeniyle yaktıklarını söylediler" diye konuştu. Köylülere korucuların bu bölgede HPG'li olduğunu ve çatışma çıktığını ifade ettiğini söyleyen Baran, çatışmanın çıktığı belirtilen her iki tepeyi de anlatarak, "Çatışma çıktığı belirtilen iki tepede G3 mermisi ve korucu ve askerlerin kullandığı konserve kutuları var" dedi.
'Bahçelerimiz ve ormanlık alan bilerek yakıldı'
Köy sakinlerinden İrfan Baran ise "Grup başkanları bölgede tanınan itirafçı Terho (Tahran) isimli kişi vardı, yanında ise Kulp Hamzalı Köyü Gre Koke mezrası korucularından Rüstem Barut, Kerem Aslan isimli korucular vardı. Yani bu bölge ormanı bilerek yakıldı, operasyon yoktu, çatışma yoktu, ormanlık alan izli mermi atılarak yakıldı. Gerilla var diyorlar, var dedikleri yerde kendilerinin kullandığı konserveler çıkıyor" diye konuştu.
Orman yangından da köylerinde bulunan tüm meyve ağaçlarının büyük zarar gördüğünü söyleyen köy sakinleri, köylerinin 1993 yılında bölgede bulunan Bolu Dağ Komando Tugayı tarafından yakılıp boşalttığı, 1995 yılında ise korucular tarafından aynı bölgede bulunan bahçe ve ormanların yakıldığını söyleyen korucular bu olayın üçüncüsü olduğuna dikkat çekti. Köylüler, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
Bir ev tarandı
Aynı korucu timinin yine aynı bölgede Altun ailesine ait köylünün evine ise, rast gele ateş edildi. Aile bireylerinden Mehmet Şeref Altun, "Orman yangının çıktığı günlerde biz bir grup korucu görmüştük. 10 Ağustos akşamı birden silah sesleri geldi baktık bizim eve ateş ediliyor. Yıllardır böyle bir olay olmamıştı. Neden böylesi bir dönemde böyle bir şey yapıldı anlamadık" diye konuştu. Köyü ziyaret eden heyet üyeleri ise, yaptıkları inceleme ve görüşmeler sonrası hazırlayacakları raporu önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacaklarını ifade ederek, adı geçen korucular hakkında soruşturma başlatılması için köylülerle birlikte Kulp Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi./diha