29 Nisan 2010, Perşembe

1 MAYIS

'AKP'ye alternatif birlik 1 Mayıs'ta açığa çıkacak'

1 Mayıs İşçi Bayramı'na yüz binlerin katılımı için hazırlık yapan sol partiler, AKP'ye alternatif olacak birliğin 1 Mayıs'ta açığa çıkacağını belirtti.

Cumartesi günü tarihi bir 1 Mayıs’a ev sahipliği yapacak olan İstanbul'da sol siyasi partiler de katılım için çalışmalarını sürdürüyor. BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Mustafa Avcı, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Güven Gerçek, ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Yeşiller Partisi Eşsözcüsü Hüseyin Güngör,  Demokrasi ve Özgürlük Hareketi'nden Mahmut Sürmeli, SDP MYK Üyesi Ozan Tahir ve Toplumsal Özgürlük Platformu'ndan Tuncay Yılmaz, 1 Mayıs ve Taksim'i değerlendirdi.

BDP: 1 MAYIS UMUT YARATACAK

BDP İl Eşbaşkanı Mustafa Avcı: "Demokratikleşme emekçiler işçiler için açılmasını önemsiyoruz ama şöyle yorumlanmaması lazım. Hükümet Türkiye demokratikleşiyor yasaklı duruşların önü açılıyor diye kendisine pay çıkartmaya çalışıyor. Bunun böyle olmadığını herkes bilmesi lazım. Bu karar sürekli mücadele sonunda kazanılmış bir durumdur. AKP''nin demokratikleştik Taksim'i açtık söylemini derlendirmek için bölgede ki yüzünü görmek lazım. Türkiye'de demokratikleşme Kürt sorunu ile içi içe geçmiş durumda. Kürt sorunu çözülmeden demokratikleşme sağlanmaz. Siyasi ve askeri operasyonlar, çocukların cezalandırılması, anayaysa paketinin içeriğine bakılınca AKP'nin demokratikleşme konusunda ne niyeti ne de böyle bir çabası söz konusu değil. AKP'de alternatifsizin. Bundan güç alıyor. Biz 1 Mayıs'ta Taksim'de topluma bir umut yaratabilir miyiz? Seçime giderken bir zemin yaratabilir miyiz çabasındayız. Taksim bu temelde kullanılmalıdır. AKP'nin kandırmacı beklemeye sevk eden yüzünü emekçiler ezilenlere de gösterebilmeliyiz."

EMEP: İŞÇİLERİN BİRLİĞİ, HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Güven Gerçek: "İşçilerin yaşadığı koşullar ortada. Krizle birlikte sefalet, işsizlik diz boyu. Kamu hizmetleri paralı hale getiriliyor. Anaysa tartışmaları Kürt sorunu, bu atmosferde gidiyoruz 1 Mayısa. Herkesin taleplerini haykırabileceği bir alan olacak. Hükümet birçok şeyi söylüyor. Toplumu sendikaları denetlemek istiyor. Açılımlar yapıyor ama arkasında hiçbir şey yok. Aldatmaya var. AKP'nin demokratik Türkiye gibi bir derdi yok. İşsizlik çığ gibi büyüyor. Bu temelde demokratik Türkiye talebinde bir araya gelerek ortak dile getirmelerini sağlamaya çalışacağız. İşçilerin birliği halkların kardeşliği."

ESP: HALKIN ZAFERİ 1 MAYIS

ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ: "Açılım dedikleri şeyin ne olduğunu ne anlam geldiğini çok iyi biliyoruz. Taksim Demokratikleşmenin bir parçası olarak söylemek bu açılımın devamıdır. Üç yıllık bir mücadele vardı. Taksim'de Bu sadece bir alan mücadelesi değildi. Bunu sonucu olarak taksim alanı açıldı. Kimse majestelerinin muhalefetini yapmadı. Bu üç yıldan sonra majesteleri gibi davranarak bahşettiğini söylüyor. Gerçek bir demokratikleşme çabası değil halkların yürüttüğü mücadelenin sonucu bir zaferdir. 1 Mayıs'ın resmi tatil ilan edilmesi bunun gibi bir sonucudur. Önce meydanı açacaksın, tatil edeceksin sonra da sopa göstereceksin. Provokasyon şaibesi yaratmak, provokasyona davetiye çıkartmaktır."

DÖH: NEWROZ OLMASAYDI TAKSİM KAZANILMAZDI

Demokrasi ve Özgürlük Hareketi (DÖH) üyesi Mahmut Sürmeli: "Bu ülkede birçok şey son birkaç yıldır açığa çıktı. Egemenlerden demokrasi beklenmez. Yıllardır sürdüren bir mücadele vardı. Bunun onurunu bu yıl yaşamalıyız. Yıllardır yasaklı Taksim. Birçok bedel ödendi. Bunun kazanımıdır Taksim. Newroz olmasaydı Taksim alanı kazanılamazdı. Bütün mücadeleyi görmek gerekiyor.

YEŞİLLER PARTİSİ: DOĞANIN TALAN EDİLMESİNE KARŞI 1 MAYIS ALANINDA OLMALIYIZ


Yeşiller Partisi Eşsözcüsü Hüseyin Güngör: "1 Mayıs kadar dünyanın her yerinde değer gören bir bayram yoktur herhalde. Türkiye'nin bir demokrasi sorunu var, emek cephesinde sorunları var ve ekolojik cephesinde de çok ciddi sorunlar var. Ekoloji cephesinde AKP hükümeti döneminde hiç olmadığı kadar tehdit altında. Avrupa kirili sanayinsin mekân haline getirilmek isteniyor. Beyaz bir çarşaf gibi sermayenin hizmetine sunulmuş gibi. Doğu ve güneydoğu çoğunluk olmak üzere 46 tane baraj yapılması gündemde ve bunlar yapılırken hiçbir kültürel miras dikkate alınmadan Talan zihniyeti ile hareket ediliyor.

TÖP: TOPLUMUN DEĞİŞİMİ HER YÖNLÜ OLACAK


Toplumsal Özgürlük Platformu'ndan Tuncay Yılmaz: 'Sendikaların Türkiye'de krizler karşısında ki tutumuna bakmak gerekir. Sendikalar emekçiler ve ezilenler lehine çözüm üretebilecek bir tutum içinde değil. Aslında biz hep sistemin krizinden bahsediyoruz ama bir kriz noktasında bu işin muhalefetini yapanların krizi var. Bugün taksim'de 1 Mayıs alanı açılmışsa emek ve demokrasi güçlerinin devrimcilerinin yoğun bedeli ile açılmıştır. Valiliğin provokasyon açıklamaları var. 3 yıldır aynı vali 'gelmeyin canınızı okuyacağız' dedi. Bu ülken devrimcileri buna rağmen alana geldi. Her türlü engellemeyi göze alarak alana geldi. Tekel işçilerin kararlılığı ile sendikası arasında ki açıyı gördük. Bu sendikacalar ya değişecek ya da değiştireceğiz. Bu yükseliş kadınların, Kürtlerin emekçilerin mücadelesi ile buraya geldi. Yükselmeye devam edecek. Sendikalar ya cevap verecek ya da gidecek. 1 Mayıs bu noktadan bakılınca kazanımdı. Kararlı durunca kazanılıyor, bedel ödenince kazanılıyor bu söylemek gerek.

SDP: TEKEL 1 MAYIS İÇİN İVME OLDU


SDP MYK üyesi Ozan Tahir: "Sol ne zaman işçiler yönünde hamle yapsa bariyer oluyorlar. Aman sol karışmasın algısı var ama şimdi şu ortaya çıktı ki sendikalar bariyer oluşturmakla bir yere varamayacaklarını anladı. Solun TEKEL'de işçilerle buluşması önemli bir adım oldu. Sendikalar kendi denetimlerinde olmaya çalıştı ama sol bu direnişlerin bir kalesi oldu."

İstanbul - DİHA