19 Mayıs 2010, Çarşamba

ZONGULDAK'TA MADEN PATLAMASI:

Erdoğan'a göre facia 'kader', protesto 'provokasyon'

Zonguldak'ta maden faciasının yaşandığı bölgeye gelen Başbakan Erdoğan protestolarla karşılandı. 2 kişinin gözaltına alındığı, 1 kişinin ise yaralandığı protestoda, polis zaman zaman havaya ateş açtı. Başbakan Erdoğan, "Bu bölgede yaşayan kardeşlerim bu tür kazalar alışık. Bu mesleğin kaderinde bu var" dedi. Başbakan kendisini protesto edenleri ise provokatörlükle suçladı.

Başbakan Tayyip Erdoğan, 30 işçinin 51 saati aşkın süredir göçük altında olduğu Zonguldak'ta Türkiye Taşkömürü'ne ait Karadon Müessese Müdürlüğü'ne ait kömür ocağını ziyaret etti. TTK Karadon Müessesesi'ne bağlı Gelik İşletme Müdürlüğü'ne gelerek yetkililerden bilgi alan Başbakan Erdoğan, daha sonra madenci yakınlarının bulunduğu çadırları ziyaret etmek istedi. Başbakan'ın çadırlara yöneldiği sırada bir vatandaş Başbakan'a su şişesi fırlattı. Bu kişi polisler tarafından tartaklanarak gözaltına alındı.

Ardından Kızılay çadırlarında madencilerin yakınlarını ziyaret eden Başbakan'a yönelik bir protesto da burada yaşandı. Sloganlarla Başbakan'ı protesto eden bir kişi daha karga tulumba gözaltına alınırken, 1 kişi yaralandı ve polis havaya uyarı ateşi açtı. Başabakan Erdoğan'ın çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Bu arada, TTK Karadon Müessesesi'ne bağlı Gelik İşletme Müdürlüğü'ne girişinde yaklaşık 45 kişilik öğrenci grubu oturma eylemlerini sürdürüyor. Polis öğrenci grubunun etrafına barikat kurdu.

Yaşanan arbedenin ardından kısa bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan ise, 400 kişilik ekibin dönüşümlü olarak kurtarma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Dedikoduların yayıldığını ve göçük altındaki madencilerin üzüntüsünü katlandığını belirten Başbakan Erdoğan, olayların bilgi kirliliği içinde değerlendirilmemesini istedi. Bölge insanını kazalara alışık olduğunu savunan Başbakan Erdoğan'ın yaşananları ise 'kader' olarak nitelemesi dikkat çekti.

Başbakan Erdoğan, "Bu bölge bu tür olaylara alışık. 20 yıl gerisine kadar incelendiğinde 90'lı yılların başından bu güne Zonguldak'ta bu tür olayları çok yaşadık. Ben de ocaklara inip onlarla birlikte iftar yaptım. 2 bin metre aşağıda nasıl çalıştıklarını gördüm. Bu mesleğin kaderinde bu var. Mesleğe giren kardeşlerim bu tür şeylerin olacağını bilerek giriyor. Bir çocuğun babası ağabeyi burada emekli oluyor, çocuk aynı işe devam ediyor. Elimizden geleni yapıyoruz, kimse size şu gün derse inanmayın. En kısa sürede bu işin bitmesi için çabalıyoruz. İlk hedefimiz içeriden 30 kardeşimizi kurtarmak, daha sonra kazanın nedeni araştırıp bulmak, bakan arkadaşlarıma talimat verdim bu iş bitene kadar burada ayrılmayacaklar" dedi.

Yakınları göçük altında olan aileleri sıkıntısını anladıklarını savunan Başbakan Erdoğan, protestoları ise ''provokasyon'' olarak niteledi. Erdoğan şöyle konuştu:

"Ama lütfen tahriklere de gelmeyin, bakın az önce bir tanesi kalktı hakaretler yaptı, çok edepsizce küfür de etti. Ve araştırdık ki buranın insanı değil bir başka yerden, Ankara'dan gelen birisi ve Emniyet Teşkilatı bütün tespiti yaptı, çıkardı ve işi gücü bu tür provokatörlük yapmak. Bu tür oyunlara da halkımızın hiç bir yerde gelmeyeceğine inanıyorum. Bunun dışında diğerleri tabi ki buranın insanı olarak içeride abisi kardeşleri kalmış kardeşlerimin hüznü büyüktür. Bunu da kabulleniyoruz fakat buraya gelen başbakanına, bakanına, milletvekiline, burada onların acısını paylaşmak için bulunanlara karşı da herhalde 'en azından buraya geldiler' demek de bu asil milletin şanındandır diye düşünüyorum''

DİHA

Bağlantılı Haberler