07 Haziran 2010, Pazartesi

TRT'nin 'Perde Arkası'nda infaz kuşkusu

Türkiye'nin tek kanala mahkûm olduğu dönemde sisteme muhalif olanlara karşı "psikolojik savaş" yürüten TRT'nin "Perde Arkası" adlı programının, perde arkasından bir infaz iddiası çıktı.

SALİH YEŞİL

TRT'de 38 yıl yaptığı 'Perde Arkası' programıyla 'askerin sesi' olan Ertürk Yöndem, Türkiye'nin, tek televizyon kanalı olan TRT'ye mahkûm olduğu dönemde 1979 yılında yaptığı "Haberden habere" adlı programla tanındı. Program yaptığı dönemde 12 Eylül'ün darbeci generallerin emrinde program yaptığını itiraf eden Yöndem, PKK'nin silahlı mücadelesinin başlamasından sonra 1988 yılında "Perde Arkası" programın yönetmenliği, yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi. "Perde Arkası" programı 2002'ye kadar aralıksız 14 yıl sürdü. "Psikolojik savaş silahı" olarak kullanılan Yöndem'in programının şimdi de infaz yönü ortaya çıktı. Yapılan "psikolojik savaş" kapsamında 1994 yılında Yöndem'in yaptığı "Perde Arkası" programına çıkarılan PKK'li İbrahim Yüce'den (Nusret) bir daha haber alınamadı.

YÖNDEM'İN YALANLARI ORTAYA DÖKÜLDÜ

Bingöl'ün Genç İlçesi Sağgöze (Rîz) Köyü kırsalında 1994 yılında yaşanan bir çatışmada sağ yakalanan İbrahim Yüce, 2 Mayıs tarihinde bir bölümü Genç'in Sağgöze Köyü'nde çekilen "Perde Arkası" programının çekimlerine götürüldü. 19 Mayıs tarihinde yayınlanan "Perde Arkası" programının "Sağ yakalanan PKK'lilerin infaz edilmediğine" dair propaganda içerikli bölümünde görüldü. "PKK'nın buralara Türk Ordusu giremez, dediği dağlardayız" sözleri ile programı başlatan Yöndem, kanuna göre cezaevinde olması gereken Yüce'yi alarak askerlerin arasına dalıyor. "Psikolojik savaş" kokan programda Yöndem, teşhire başlıyor.

'TESLİM OLAN ÖLDÜRÜLMEZ' DEDİ, YÜCE'DEN HALA HABER ALINAMIYOR

Yöndem, "Yüce, inançlı, yiğit, yılmaz, korkmaz, fedakâr, kahraman" benzeri bir dizi methiye sıfatını ardı sıra dizdikten sonra askerlerin hissiyatını alıyor. Programda önceden oluşturulan senaryoya uygun olarak askerlerin Yüce'ye soru sormak istediği belirtilerek, 3 askerin bulunduğu bir mevziiye götürülüyor. Arkada askerlerin önde sırtı dönük Yüce'nin bulunduğu görüntüler eşliğinde Yöndem, birkaç sorudan sonra asıl meramını mevziideki askere "Acaba bu delikanlı sizin elinize teslim olarak gelseydi herhangi bir şey yapar mıydınız?" sorusuyla gideriyor. Yöndem, askerden programın formatına uygun olan "Teslim olduğu zaman hiçbir şey yapmayız" cevabını aldıktan sonra askere onaylatmak için "Yapmazsınız?" diye soruyor. Askerden "Yapmayız" yanıtını alır. Görüşmenin yapıldığı mevziide Yöndem'in akıl hocası ve rütbeli biri olduğu her halinden belli tevdili kıyafet bir asker, "Zaten teslim alan başka bir unsurumuzdur. Yani bu timimiz değil başka bir timimiz teslim almıştır. Bunlarla onlar arasında fark yok" diyen Yöndem'in sorusuna cevap veriyor. Yöndem, askerlerin yanıtını "İşte Mehmetçiğin üstün bir karakteri, teslim olana asla el kaldırmaz" sözleri ile propagandanın duruklarına çıkıyor. Propaganda safhası bittiğinden, İbrahim Yüce'den şimdiye kadar bir daha haber alınamadı.

EŞİ TEŞHİS ETTİ

İbrahim Yüce'nin eşi Ayten Yüce, 19 Mayıs 1994 yılında yayınlanan "Perde Arkası" programda eşini görür ve tanır. İbrahim Yüce'nin babası TRT Genel Müdürlüğü'ne ve başka yetkili mercilere yaptığı başvuru sonuçsuz kalır. Yüce'nin eşi 28 Aralık 2009'da İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvurarak hukuki yardım talebinde bulundu. İHD Diyarbakır Şubesi avukatları Kezban Yılmaz ve Serdar Çelebi, 26 Ocak 2010'da Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak ilgili görüntülerin TRT'den istenilmesini talep etti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı ilgili görüntülerin gönderilmesi için TRT Genel Müdürlüğü'ne yazdığı müzakere sonucu ilgili görüntüler savcılığa gönderildi. Sağ yakalanan PKK'linin İbrahim Yüce olup olmadığının tespiti için görüntüler "Bilirkişi"ye gönderildi. Bilirkişi raporunda görüntülerde 49 ile 51'inci dakikaları arasında arka çaprazdan çekilen görüntülerde yer alan kişinin İbrahim Yüce olmadığına yönelik kesin bir teşhiste bulunamadı.

'PKK'LİLERİN ELBİSELERİNİ DİKİYORDU'

İbrahim Yüce'nin eşi Ayten Yüce, ise izlediği görüntülerdeki kişinin eşi olduğuna emin olduğunu söyledi. "İnsan yıllarca beraber olduğu hayat arkadaşını tanımız mı?" diyerek görüntülerdeki kişinin eşi olduğunu ifade eden Yüce, eşinin akıbetini öğrenmek istediğini ifade etti. Ayten Yüce, "Perde Arkası" programında Yüce'nin görüntülerinin ardından ele geçirildiği söylenen ve "PKK'lilerin elbiselerini diktikler makineler ele geçirildi" şeklinde sunulan dikiş makinelerine dikkat çekerek, eşinin terzi olduğunu ve PKK'de de PKK'lilerin üniformalarını diktiği bilgisine ulaştıklarını söyledi.

YÜCE'NİN AKIBETİ SORULACAK

Avukat Kezban Yılmaz ve Serdar Çelebi, Savcılık tarafından hazırlanan "Bilirkişi" raporuna itiraz edeceklerini ve alternatif "Bilirkişi" tarafından görüntülerinin incelenmesi ve raporlaştırılması için talepte bulunacaklarını belirtti. Yılmaz, o dönemde orada görev yapan askeri birliğin tespiti ve Yüce'nin akıbetini askeri yetkilerden soracaklarını söyledi.

Diyarbakır - DİHA