17 Haziran 2010, Perşembe

Yetimhane kararı ve ilgili Bakan’ın garip yorumu

AYHAN BİLGEN ayhanbilgen@yahoo.com

AHİM Adalar’da ki dava konusu Yetimhanenin Patrikhaneye devri yönünde bir karar verdi. Şaşırtıcı olansa AB ile ilişkilerden sorumlu Bakan’ın bu AİHM kararı ile ilgili yorumudur. Egemen Bağış, ilk açıklamasında kararın kendileri için şaşırtıcı olmadığını ve böyle bir sonuç beklediklerini ifade ediyor. Sayın Bakan sonuca şaşırmadı ise hepimizin bu yoruma şaşırması gerekiyor. Zira kendileri davayı kaybeden taraf olan Türkiye Cumhuriyetinin bakanı. Eğer bu sonuç bekleniyor idiyse sorun neden iç hukuk çerçevesinde konu AİHM’e taşınmadan çözülmemiştir. Hatta yargı aşamasına gelmeden idari tasarruflardan geri adım atılmamıştır. Kaldı ki dava AİHM’de görüşülürken bile uzlaşma yoluna gidilebilecekken bu kadar zaman kaybına neden olacak tutumun izahı olabilir mi? Hükümete bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü azınlık vakıflarına ait mülklere el koymak için her türlü hamleyi yaparken öte yanda Türkiye, AB ülkelerine azınlıklar konusunda ne kadar önemli adımlar atıldığını anlatmaya çalışıyor.

AB konusunu bir tarafa bırakalım. Dava konusu olan yer bir yetimhane. Yetimler için tahsis edilmiş bir mekana el koymaya çalışmanın hangi inanç yada insani değerlerle bağdaşabileceğini sizin taktirlerinize sunuyorum. Mekanın Ortodoks cemaatine ait olması haksız bir tutum sergilemeyi meşrulaştırıcı neden olabilir mi?

TMK MAĞDURU ÇOCUKLAR İÇİN ATILAN ADIM SORUNU ÇÖZMEKTEN UZAKTIR


Meclis tatile girmeden önce bu sorunun çözümü için bir adım atılması elbette sevindiricidir. Ancak bu alanda yaşanan mağduriyet tüm boyutları ile biliniyor olmasına rağmen tartışmaları devam ettirecek bir yeni düzenlemeye imza atılması anlaşılır bir tutum değildir. Yapmış olmak için yapma görüntüsü veren bu davranış deyim yerinde ise topu taca atma niteliğinde bir tercihi yansıtmaktadır. Taktiri büyük oranda yargıya bırakan yeni düzenleme meclisten geçtiği andan itibaren yeni yasa için talepleri dile getirmek üzere kampanyalar başlayacak.

“Arkası yarın” misali yada “bizden bu kadar” dedirten bu düzenleme, acaba güvenlik bürokrasisinin talepleri dolayısı ile mi beklenen biçimde yapılamamaktadır. Başbakanın köklü çözüm taahhüdüne rağmen iğdiş edilmiş bir düzenleme hangi akla hizmet edecektir. Bu durumda iki ihtimal söz konusudur. Ya Başbakan’ın köklü çözümden kastı bundan ibarettir. Ya da iktidar partisi grubunda birileri kendine yeni roller ihdas ederek duruma vaziyet etmektedirler.

Söz konusu olan çocuklar olduğunda bu tablo çok daha fazla tiksinti vermektedir.

Günlük