16 Temmuz 2010, Cuma

Demokratik Anayasa talebi

Referandum tartışmaları yoğunlaştıkça siyasi parti ve kitle örgütlerinin referanduma dair yaklaşımları da netleşiyor. BDP, EHP, EMEP, ESP, Halkevleri, SP, SDP, ÖDP, TKP’nin referanduma dair açıklamaları şöyle:

BDP: BOYKOT KAMPANYASI ÖRGÜTLEYECEĞİZ

Barış ve Demokrasi Partisi’nin anayasa referandumuna dair görüşü şöyle:
Gerçek anlamda çözüm demokratik, sivil bir anayasayla mümkündür. Ülkedeki halkları, kişilikleri, kültürleri tanıyacak bir anayasa. 12 Eylül’de yapılacak bu referandumun, yine 12 Eylül tarihinde yapılmış bir başka anayasa üzerine bu tartışmaları doğurması da manidardır. Evet de çıksa hayır da çıksa, aslında onaylayan bir zihniyettir. İkisi de ters cephelerde (biri sağda, biri solda) ama onaylayan bir yaklaşımdır. Biz bu yaklaşımın doğru olmadığını ve bütün siyasi partilerin bu paketten bir an önce vazgeçmesini ve Türkiye’nin ihtiyacı olan demokrasiyi getirecek, savaşı durduracak, barışı inşa edecek, halkların kardeşliğini pekiştirecek, farklılıkları zenginlik olarak görecek, yeni bir zihniyetle, yeni bir anayasa çalışması bekliyoruz. Biz bu referandum sürecinde halka giderek, halkımıza boykotun nedenlerini de anlatacağız ve bu bağlamda Türkiye’de gerçek bir demokrasinin inşası için onlardan destek isteyeceğiz. Diğer siyasi partiler ‘evet’ ya da ‘hayır’ demek için alanlarda olacaklar. Biz de boykot demek için bu doğrultuda da dev bir boykot kampanyası örgütleyip, örgütlü olduğumuz her yerde çalışma sürdüreceğiz.

EHP: DARBECİLERİ YARGILAYACAK BİR DEĞİŞİKLİK YOK

Sibel Uzun: (Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı): Biz bu süreci boykot etmeyi planlıyoruz. İşin başından beri emekçilerin ve halkın içinde olmadığı bir süreç hazırlandı. Kürt halkının iradesini temsil eden BDP'li milletvekilleriyle hiçbir görüşme yapılmadı. Onların Kürt sorununun çözümüne dair çok önemli görüşleri vardı fakat onlarla bir görüşmenin yapılmamış olması, çözümsüzlüğün devam etmesi anlamı taşıyor. Ayrıca mesele Anayasa Mahkemesi'ne geçtiğinde de onlar da yüksek yargının ve bürokrasinin devamını sağlayıcı bir şey yaptılar. Yani o aşamada da emekçilerden ve halktan yana bir değişiklik olmadı. Seçim barajı ile ilgili yapılan hamleler zaten ortadadır. Var olan mecliste bütün siyasi görüşlerin temsil edilmesi gerekirken, sürekli bunu engelleyici ve eleyici bir süreç işletiliyor. Yaşanan işsizlik ve kriz ortamında hiçbir olumlu adım yok. Tüm bunların ötesinde var olan Ergenekoncular ve darbecileri kökten yargılayacak, darbeler sürecini sarsıcı temel bir değişiklik yok. Bu nedenlerden kaynaklı bütün bu süreci tanımamaya dönük ve demokratik bir anayasanın ele alınmasına dönük bir boykot çağrısı yapacağız halkımıza. Boykot meselesiyle ilgili geniş bir birlik cephesi gündeme gelirse, bunu da olumlu değerlendiriyor oluruz

EMEP: DEMOKRATİKLEŞME ALDATMACASINA HAYIR

Emek Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel yaptığı yazılı açıklamada partisinin anayasa tartışmalarına ilişkin tavrını şöyle belirtti:

Hükümetin hazırladığı ve 12 Eylül’de referanduma gidecek olan Anayasa değişikliği ne demokratiktir ne de halkın çözüm bekleyen sorunlarına demokratik bir yanıt vermektedir. Bu haliyle AKP iktidarının politik hesaplarının bir ürünüdür. Birincisi anti-demokratik sistemi meşrulaştırma ve güçlendirmeyi gözetmektedir. İkincisi ortada demokratik içerikli bir yargı reformu olmayıp yüksek yargıyı yürütmenin kontrol ve etkisine alan bir düzenleme vardır.

Emek Partisi bu değişikliklerin ülkemizin sorunlarına ve halkın demokratikleşme yönünde değişim istemlerine yanıt vermekten uzak olduğunu saptamaktadır ve mahkeme kararı bu özelliğini teyit etmiştir. İçinde Kürt sorununun çözümünü de barındıran ülkemiz halklarının bir arada yaşamını güvenceye alan bir tanıma ve özerklik düzenlemesi, din ve inanç işlerini devlet müdahalesinden çıkartan bir laiklik temellendirmesi, darbe ve özel savaş hukuku ve kurumlarını ortadan kaldıran bir demokratik devlet yapısını, halk iradesi ve örgütlenme hakkı önündeki baraj vb engelleri ortadan kaldıran, emekçilerin sosyal hak ve kazanımlarını koruyan yeni bir anayasa gerçek ihtiyacımızdır.

Partimiz bu düşüncelerle, mevcut anayasayı tutuculukla savunan ve bağlılığını ifade ederek hayır diyen muhalefet güçlerinden farklı olarak bu demokratikleşme aldatmacasına hayır diyerek yanıt verecek ve halkımızın kendi demokratik geleceği için birleşmesi ve saflaşması mücadelesini sürdürecektir.

ESP: EZİLENLER BOYKOT CEPHESİ'NDE BİRLEŞİYOR

Ezilenlerin Sosyalist Partisi, 12 Eylül'de referanduma götürülen Anayasa paketinin 12 Eylül Anayasası'nın özünde hiçbir değişiklik yapmadığını belirtti. Darbe rejiminden gerçek anlamda hesap sormayı hedefleyen üçüncü bir cephenin açılması için çağrıda bulundu. ESP, Boykot Cephesi'nde birleşmeye çağırdı.

12 Eylül 2010'da referanduma sunulacak paketin 12 Eylül Anayasası'nın özünde hiçbir değişikliğe yol açmadığını dile getiren ESP, “Partimiz sadece belli kurumlar üzerinde hükümetin otoritesini tesis etmeye yönelik bu paketi onaylamamaktadır. AKP, 12 Eylül'le hesaplaşmıyor, 12 Eylül kurumlarını kendi çıkarları için ele geçirmeye çalışıyor” diye belirtti.

CHP ve MHP'nin oluşturduğu 'Hayır' cephesinin 12 Eylülcü anlayışın olduğu gibi sürmesini savunduğu belirtilen açıklamada, bu cephenin halkın AKP'ye yönelik tepkisini biriktirerek krizdeki rejime soluk aldırmaya çalıştığını kaydetti. ESP açıklamasında şöyle denildi: “Partimiz, egemen sınıflar arasındaki bu dalaşta, 12 Eylül rejiminden gerçekten hesap sormayı hedefleyen bir üçüncü cephenin açılması için anayasa referandumunu boykot çağrısı yapmaktadır. Emekçi solunu, egemen sınıfların 'Evet-Hayır' cephelerine yedeklenmemeye, bağımsız tutum takınmaya çağırıyoruz.”

HALKEVLERİ: 12 EYLÜL VE AKP ANAYASASINA HAYIR

Bugün 12 Eylül Anayasası'nda 1-2 madde değiştirip topluma demokratikleşiyoruz vaazında kimse bulunamaz. Kapitalizm ile emperyalizm ile bu kadar işbirliği içinde onun taşeronu olarak iktidar olanlar asla demokrasi vaat edemez. Bu nedenle biz tavrımızı 'Hayır' olarak açıklıyoruz. 12 Eylül anayasasına da, AKP'nin kendini tahkim anayasasına da 'Hayır' diyoruz.

SOSYALİST PARTİ(SP): BOYKOT, EVETİ ARTIRIR. HAYIR DİYORUZ

Yürütmenin güçlendirilmesine hayır “Askeri vesayetten kurtulacağız!” yutturmacasıyla yürütme erki yasamanın üstüne geçirilmek istenmektedir. AKP’nin militarizme ne kadar yandaş olduğunu Kürdistan’da yürütülen operasyonlar, sınır ötesi operasyon tezkereleri ortaya koymaktadır. Bugünkü koşullarda sistemi tümden reddetmeye yetecek bir hareket ortada yok tur. Dolayısıyla yapılacak anayasa oylamasına katılmamak, katılımı düşürüp evet oylarının oransal olarak yükselmesine neden olurken, potansiyel hayır oylarının eksilmesi dolayısıyla da evet oylarının bir kez daha fazlalaşmasına yol açmaktadır. Hayır için propaganda yapılmaması, ideolojik yakınlık dolayısıyla AKP’ye destek verebilecek olanların da yine evet oylarında bir artışa neden olması akla getirilmelidir. Bu durumda büyük olasılıkla oylamadan geçemeyecek olan değişikliklerin boykot sayesinde daha fazla evet oyu olması olanaklı hale gelebilir; bu nedenle tereddütsüz hayır demek gerekir.

SDP: BOYKOT EYLEMSİZLİK DEĞİLDİR

Sosyalist Demokrasi Partisi’nin anayasa tartışmalarına ilişkin tutumu şöyle:
İki ucu pis bir değnekle karşı karşıyayız. İki kutuptan birinde ezilenlerden yana alternatif olmak mümkün değil. Bize yeni bir anayasa lazım. Yeni yok, sadece bir takım kırıntılar var. Defalarca çeşitli maddeleri değiştirilmiş yamalı bohçaya dönüştürülmüş bir anayasayla karşı karşıyayız. Türkiye halklarının geleceği, işçi sınıfının ve Kürt halkının çıkarları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sosa batırılmış bir 12 Anayasa'sıyla yürünemeyeceği artık görülmeli. Bizim açımızdan söz konusu olan şey, demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bir anayasanın yapılmasıdır. Bu yapılmadığı koşullarda, böyle bir referandumu kabul etmiyoruz. Bunun da karşılığı boykottur. Boykot asla bir eylemsizliği ifade etmez. Tam tersine egemen sınıfların ağırlıklı yaklaşımının dışında devrimcilerin, sosyalistlerin, muhaliflerin bir üçüncü odağı yaratıp gerçekten demokratik ve özgürlükçü bir anayasayı yapabilmeleri için yan yana gelişi oluyor. Referandum sürecinde bizimle ortak yaklaşıma sahip kesimlerle aktif bir boykot sürecini örgütlemek gündem olacaktır. Üçüncü cepheyi yaratmak elzem bir hale gelmiştir. Egemenlerin iki eğilimine karşı cepheden bir mücadele alternatifi oluşturmaktır

ÖDP: NE 12 EYLÜL ANAYASASINA, NE AKP'NİN ANAYASASINA MAHKÛM DEĞİLİZ

Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkanı Alper Taş yaptığı açıklama ile anayasa tartışmalarına ilişkin tavırlarını şöyle aktardı:

Anayasa değişiklik paketinde halkımızın en temel sorunlarına çözüm içeren herhangi bir madde yoktur. Ne halkın kamusal haklarına (eğitim, sağlık, güvenceli çalışma), ne Kürt sorununun demokratik çözümüne, ne Alevi yurttaşların eşit hak taleplerine, ne anti demokratik seçim ve Siyasal Partiler Yasası‘nın değiştirilmesine dönük herhangi bir madde yoktur. Kamu çalışanlarına grev hakkı, siyaset yapma hakkı yoktur.

AKP kendi ihtiyaçlarına göre bir Anayasa değişiklik paketi hazırlamıştır. Bu değişiklik paketinin özü yargıyı siyasal iktidara daha fazla bağımlı kılmak, özelleştirmelerin önündeki engelleri bütünüyle kaldırmaktır. Paket gerçek bir yargı reformunu içermemektedir. Gerçek bir yargı reformu için temel nokta yargının her düzeyde siyasal iktidara bağımlı olmaktan kurtarılmasıdır. HSYK‘nın başında Adalet Bakanı ve müsteşarın bulunmasının korunması 12 Eylül anlayışının devamıdır.

Bugünkü ihtiyacımız 12 Eylül faşist cuntası tarafından hazırlanan anayasanın çöpe atılarak, emekçilerin ve ezilenlerin talepleri doğrultusunda eşitlikçi, özgürlükçü, yeni bir Anayasanın hazırlanmasıdır.

ÖDP, 12 Eylül‘de yapılacak referandum sürecine eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir Anayasa talebiyle dahil olacak, bir yandan bu ihtiyacı ortaya koyarken, diğer yandan böyle bir Anayasanın içereceği hak ve özgürlükleri aşağıdan bir mücadele ile geliştirmeyi hedefleyecektir. ÖDP bu mücadeleyi ortaklaşabileceği kesimlerle birlikte yürütecektir.

"12 Eylül Anayasasına – AKP Anayasasına hayır; eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anayasaya evet!" ÖDP‘nin bu süreçte yürüyeceği politik hat olacaktır.

TKP: ‘HAYIR’ AKP’YE KARŞI TAVİZSİZ KONUMLANIŞTIR

Anayasa değişikliği referandumunda "hayır" oyu vereceklerini açıklayan Türkiye Komünist Partisi, "'Hayır', AKP iktidarına karşı tavizsiz konumlanış anlamına gelir" dedi.

Bu “Hayır”, AKP’nin kendi iktidarını sağlamlaştırmak, yürütme erkinin diktatörlüğünü pekiştirmek için yaptığı ve yapmaya çalıştığı bütün yasal düzenlemelere topyekûn karşı koyuş anlamına gelir.

Bu “Hayır”, faşist 12 Eylül’ün halkımıza dayattığı anayasanın değiştirilmekte olduğu yalanlarını boşa çıkarmak anlamına gelir.

Bu “Hayır”, 12 Eylül’e ve onun anayasasına karşı başından beri tavrını koyan, bu uğurda bedel ödeyen devrimcilerin kendi değerlerini yobaz-liboş koalisyonuna yedirmeyeceği anlamına gelir.

Bu “Hayır”, TKP’nin 12 Eylül Anayasası’nın başımıza açtığı gerçek sorunları ve toplumcu bir anayasanın ve onun temellerinde yükselecek yeni bir düzenin neden gerekli olduğunu halka anlatmak için daha fazla çaba harcayacağı anlamına gelir.

(emekdunyasi.net – etha)