649 STK barış için inisiyatif alacak
Diyarbakır'da bir günlük çalıştay düzenleyen 20 ilden 649 sivil toplum örgütü, Kürt sorununun çözümünde müzakere sürecinin başlatılması için rol alacaklarını belirtti.
649 STK bundan sonra "Bölge Sivil Toplum Örgütleri İnisiyatifi" olarak çalışmalarını yürüteceklerini deklere etti. Yeniden her türlü askeri operasyonun durdurulması ve PKK'nin de eylem yapmaması çağrısı yapan sivil toplum örgütleri, tutuklu Kürt siyasetçilerin ve TMK mağduru çocukların serbest bırakılmasını, sivil bir Anayasanın hazırlanmasını ve PKK Lideri Abdullah Öcalan ile diyalog geliştirilmesini istedi.
Artan operasyonlar ve çatışmalarla birlikte gelişen yeni süreç karşısında önce ayrı ayrı ardından da Diyarbakır'da toplanan bölgenin 20 ilinin 649 sivil toplum örgütü, yaptıkları bir günlük çalıştayın sonuç bildirgesini açıkladı. Sümerpark Resepsiyon Salonu önünde düzenlenen basın toplantısı ile sonuç bildirgesini kamuoyuna deklere eden sivil toplum örgütlerinin açıklamasına basın yoğun ilgi gösterirken, ajanslar açıklamayı canlı olarak servis etti. Çok sayıda sivil toplum örgütü, meslek odası temsilcisinin katıldığı basın toplantısında sonuç bildirgesini Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Şemsettin Koç okudu.
“İKTİDAR ÇAĞRILARI DİKKATE ALMADI'”
Koç açıklamaya başlamadan önce, bölgede yanşan çatışmalar, can kayıpları, ekonomik kayıplar ve hak ihlallerinin bölgedeki sivil toplum örgütlerini inisiyatif almaya ittiğini belirterek, bundan sonra sürecin demokrasi, eşitlik ve özgürlüğe doğru evirilmesi için inisiyatif alacaklarını söyledi. Ardından sonuç bildirgesini okuyan Koç, bölgede çatışmaların sona erdirilmesi için ayrı ayrı çağrılar yaptıklarını hatırlatarak, bu çağrıları başta Kürt tarafı olmak üzere toplumun geniş kesimlerinden destek görmesine rağmen iktidarın bu çağrıları dikkate almadığını belirtti.
CENAZELERE KARŞI YAPILAN UYGULAMAYA TEPKİ
"Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü yerine sürekli denenen ve çözüm getirmediği belli olan 'Güvenlik konsepti' yeniden öne çıkarılmaktadır" diyen Koç, "Özel ordu kurma arayışlarına girerek, bölgedeki çatışma hali kalıcılaştırılmaya çalışılmaktadır" dedi. Koç, HPG'lilerin cenazelerine yönelik uygulamalara da dikkat çekerek, "Ölü bedenler üzerinde insanlık vicdanının hiçbir zaman diliminde kabul etmediği ve her zaman mahkum ettiği uygulamalarla barış umutları giderek zayıflamaktadır" şeklinde konuştu. Koç, "Bugün kan akmaya devam ediyor. Bu kanlı sürecin yarattığı ve daha da artması muhtemel tahribatın farkında olarak bizler görüş ve önerilerimizi bir kez daha kamuoyuna aktarmayı tarihin bir sorumluluk olarak addediyoruz" dedi.
“PARMAKLAR KARŞILIKLI TETİKTEN ÇEKİLMELİ”
Bölgenin sivil toplum örgütleri olarak Kürt sorununun çözümünde çatışmasızlık ortamının olmazsa olmaz olduğunu ifade eden Koç, "Bu itibarla parmaklar karşılıklı olarak tetikten çekilmelidir. TSK operasyon yapmamalı ve PKK eylemlerine son verilmelidir. Çatışmaların bir an önce durması sağlanmalı ve siyasal çözümün önünü açacak bir barış iklimi oluşturulmalıdır" ifadelerini kullandı. İsim vermeden PKK Lideri Abdullah Öcalan ile diyalog geliştirilmesi gerektiğini belirten Koç, "Kalıcı bir çözümü mümkün kılmak için diyalog süreci başlatılmalı ve süreçten kendini sorunun tarafı olarak gören hiçbir aktör dışlanmalıdır. Sürecin nihai amacı olan çatışmaların tamamen sona erdirilmesi için sağlıklı bir diyalog ortamı oluşturulmalı, inisiyatif sahibi şahsiyet ve dinamiklerin önerileri ön yargısız olarak tartışılabilmelidir" dedi.
“TMK MAĞDURU ÇOCUKLAR VE KÜRT SİYASETÇİLER SERBEST BIRAKILMALI”
Koç, çözüm için 649 sivil toplum örgütünün altına imza attığı önerileri ise şöyle sıraladı:
"* Bölgenin sivil toplum kuruluşları demokratik ve sivil bir Anayasanın Kürt meselesinin çözümünde hayati bir değer taşıdığı kanaatindedir. Bu bağlamda çoğulcu, demokratik değerler, özgürlüğü ve eşitliği esas alan yeni bir anayasa için yapılacak her türlü çabayı desteklemeyi taahhüt etmektedir.
* Siyasetin sorun çözücü işlevini yerine getirebilmesi için bütün siyasal görüşlerin kendini rahatça ifade edebileceği bir siyasal partiler rejimine ihtiyaç vardır. Bu nedenle başta temsilde adaletsizliğe sebep olan seçim barajı kaldırılmalı veya makul bir seviyeye düşürülmeli. Siyasi Partiler Yasası yasaklardan arındırılmalıdır.
* Bütün toplumun vicdanını yaralayan TMK mağduru çocukların mağduriyetini giderecek düzenlemeler acilen yapılmalıdır. TMK kaldırılmalı, TCK'nin evrensel hukuka aykırılık taşıyan ve adaletsizliğe sebebiyet veren hükümler ile mevzuattaki benzer anti demokratik kanunlar haklar temelinde değiştirilmelidir" dedi.
“MÜZAKERE SÜRECİ İÇİN AKTİF ROL ALACAĞIZ”
Düzenlenen operasyonlarla tutuklanan Kürt siyasetçilerin serbest bırakılması gerektiğini belirten Koç, "Toplumun adalet duygularını sarsan uygulamalara duruşma günleri beklemeksizin son verilmeli ve özgürlüklerine kavuşmaları sağlanmalıdır" dedi. Koç şöyle devam etti: "Barışın oluşumu, barışçıl bir dilin kullanımı gereklidir. Son dönemlerde siyasette hakim olan ve diyalogu engelleyen militer dilden derin endişe duyuyoruz. Barış için siyasi aktörlerin dilinin özgürlüğü esas almasını ve sivil toplum örgütlerinin çağrılarına yanıt vermelerini temenni ederiz." "Dünyada etnik temelli sorunların çözümünde sivil toplum kuruluşları önemli bir rol oynamıştır" diyen Koç, "Bizler de bu önemli ve sorumluluğunun bilincinde örgütler olarak, barışçıl bir çözüm için tüm tarafların katılabileceği bir müzakere zeminin oluşturmanın yollarını arayacağız. Bu konuda gerekli iradeyi gösteriyor Bölge Sivil Toplum Örgütleri İnisiyatifi olarak, hareket edeceğimizi deklere ediyor, üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirme konusunda kararlılığımızı kamuoyuna duyurmayı bir görev biliyoruz" dedi.
“ÖCALAN İLE GÖRÜŞÜLEREK SÜRECE DÂHİL EDİLMELİ”
Deklarasyonun ardından gazetecilerin "Müzakerede doğrudan rol alacak mısınız?" sorusuna Koç, "Barış ortamının yaratılması için barış ortamına diyalogla gidilir. Bu süreçte Cumhurbaşkanı, akademisyenler, aydınlar, gazeteciler bu süreçte rol almalıdır. Hepimizin bildiği gibi silahlı güçler üzerinde etkisi bilinen PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşülmeli sürece dahil edilmeli. Çözüm için çaba sarf edilmelidir" şeklinde cevap verdi. TİHV Diyarbakır Temsilcisi Av. Sezgin Tanrıkulu da aynı soruya, "Bizim görevimiz bugün burada deklarasyonu yayınlamak değildir. Bundan sonraki süreçte aktif rol oynayacağız. Doğrudan doğruya sürece müdahil olacağız" dedi.
Diyarbakır - DİHA