24 Temmuz 2010, Cumartesi

Yeni Anayasa, referandum ve birlik sorunu

ALİ ŞİMŞEK arsim2008@gmail.com

Kürt sorununun yeni bir aşamaya girmesi, dışarıda ve içerde egemen sınıfların kendi aralarındaki çelişkilerin şiddetlenmesi, işçi sınıfı cephesinde sendikalaşma, direniş, grev gibi mücadelelerin gözle görülür şekilde canlanması aynı zaman dilimi içinde yaşanmaktadır.

Ülke gündemi ve gelişmeler birleşik ve kararlı bir tutum alma ihtiyacını da yakıcı bir biçimde ortaya koymaktadır.

Aynı zamanda referandum ve yeni Anayasa tartışmaları demokrasi ve sosyalizm güçlerinin birleşik-kararlı mücadelelerine uygun zemini de sunmaktadır.

Ne var ki böylesi bir tabloda durum olması gerekenin tersine işlemekte, farklı referandum taktikleri etrafında demokrasi güçleri bölünmeye zorlanmaktadır.

Kürt halkının kitlesel kararlı mücadelesi fraksiyoncu Kürt çevrelerinin sorumsuzca tutumlarını büyük ölçüde dizginleyerek en geniş çevrenin ulusal eşitlik ve özgürlük mücadelesini güçlendirecek BOYKOT taktiği etrafında birleşmesini sağlamıştır. Ama bazılarının ileri sürdüğü gibi BOYKOT sadece Kürtler için ve Kürt bölgelerinde geçerli bir taktik değildir. Bunu ileri sürebilenlere ‘en büyük Kürt kenti olan İstanbul’daki milyonlarca Kürt’ün talepleri ve tavırları ne olacak diye sorulmaz mı? Sadece Kürtler için değil, tüm demokrasi güçleri için düzenin sunduğu sahte seçeneklerin devrimci alternatifi bu oyunu reddeden BOYKOT tavrıdır.

Güçlü ve örgütlü bir işçi emekçi hareketinin olmayışı kararlı bir sosyalist merkezin yokluğu ile birleşince pek çok konuda olduğu gibi demokratik anayasa ve referandum konusunda da dağınıklık, belirsizlik, sorumsuzca fraksiyonculuk etkili olabilmektedir.

Açıktır ki, Referandumda evet-hayır temelinde bölünmek egemen güçlerin iktidar mücadelesinde yedeğe düşmek anlamına gelecektir. Böylesi bir kapışmada grupçu, fraksiyoncu hesaplarla egemen sınıfların düzen içi saflaşmalarına taraf olanlar hangi sol, sosyalist söylemi öne çıkarırlarsa çıkarsınlar özünde tutumları, işçi-emekçi kitleleri yanıltarak gerici sermaye çevrelerine bağlamaya hizmet edecektir.

Evet-Hayır temelindeki düzen içi çekişme hangisi lehine sonuçlanırsa sonuçlansın, egemen güçler kendi aralarında uzlaşarak dönüp demokrasi-özgürlük mücadelesini ezmeye yöneleceklerdir.

Bu gün açısından, örgütlenme özgürlüğünden yoksun, kölece çalışma koşullarına mahkûm edilmiş işçi ve emekçilerin, ezilen Kürt halkının ve ülkedeki diğer etnik azınlıkların, yok sayılan Alevilerin, din ve vicdan özgürlüğü talep eden halk kesimlerinin, özgürce düşüncelerini ifade etmek isteyen aydınların mücadelelerini pratikte ortaklaştıracakları taktik zemin demokratik bir Anayasa için mücadeledir.

Bunun temeli ortak referandum tavrı ile atılıp yeni demokratik anayasanın tartışılması, olgunlaştırılması ve kabul ettirilmesi süreci ile geliştirilebilir.

Tamamen yeni, demokratik ve özgürlükçü bir anayasa için grupçuluk ve küçük hesapçılık reddedilerek BOYKOT tavrı etrafında birlik olunduğu ölçüde kazanmakta mümkün olacaktır.

Bağlantılı Haberler