"Faili meçhul cinayetler devlet politikasıdır"
Emekli Koramiral Atilla Kıyat, 93-97 yılları arasında bölgede gerçekleştirilen faili meçhul cinayetlerin devlet politikası olduğunu söyledi.
Emekli Koramiral Atilla Kıyat, Habertürk'te katıldığı 'Sansürsüz' televizyon programında, Güney ve Doğu Anadolu Bölgeleri'ndeki faili meçhullerle ilgili önemli itiraflarda bulundu. 93-97 yılları arasında işlenen faili meçhul cinayetlerin devlet politikası olduğunu, o dönem yüzbaşı, üsteğmen olan kişilerin emir üzerine bu cinayetleri işlediklerini söyledi. Kıyat, dönemin cumhurbaşkanlarının, başbakanlarının ve genelkurmay başkanlarının hesap vermesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Kıyat şöyle konuştu:
"1990'la 2000 yılları arasında yapılanlar bir devlet politikası olmasına rağmen bölgede ülkesine karşı kin kusan bir neslin yetişmesine sebep olmuştur. Hukuk dışı uygulamalar olmuştur. Bugün Ergenekon'da faili meçhul cinayetlerden dolayı suçlanan ve içeride olan kimseler vardır. Ama ben devamlı söylüyorum. Bu arkadaşlar o zaman (şimdi albay bunlar) üsteğmendi, yüzbaşıydı. Şimdi diyorlar ki 'Sen Cizre'deyken muhtarı öldürdün' ya da Muhtarla beraber oldun filancayı öldürdün.' Sene kaç? 1994, 1995... Şimdi ben de diyorum ki, lütfen 94'ün, 95'in, 93'ün, 96'nın, 97'nin başbakanları, cumhurbaşkanları, genelkurmay başkanları, OHAL valileri... Yatağınızda nasıl rahat uyursunuz! Lütfen çıkıp açıklayın, bu yıllarda işlenen faili meçhuller terörle mücadele için devlet politikası mıydı ve bu çocuklar devlet politikası mı uyguladılar? 'Hayır böyle bir devlet politikası yok' diyorsanız, söyleyin. Hayır söylemiyorlar. Ben o zaman devlet politikası olduğunu düşünüyorum. O zaman maalesef ülkeyi idare edenler, faili meçhullerin de terörizme önlem olarak gördüklerini düşünüyorum. Çünkü bir üsteğmen, 'Ben Hasan'la Mehmet'i bir halledeyim de bu terörizmi bitireyim' diyemez. Birileri emir verdi."
Kıyat'ın sözünü ettiği yıllarda (1993-1997) sırasıyla Turgut Özal ve Süleyman Demirel cumhurbaşkanlığı; Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Necmettin Erbakan başkabakanlık; Doğan Güreş ve İsmail Hakkı Karadayı da genelkurmay başkanlığı görevlerini yürüttüler.
DEVLET SADECE 'ARAŞTIRIYOR(!)'
Faili meçhul (!) siyasi cinayetler her dönem ülkenin gündeminde oldu. Pek çok kuruluş faili meçhul cinayetlerin araştırılması için çaba harcadı. Hatta geçtiğimiz aylarda faili meçhul cinayetlerin araştırılması için TBMM'ye yeni bir önerge bile verildi. Ancak bu önerge ve 'Araştırma Komisyonu' yeni bir şey değil. Uğur Mumcu suikastının ardından da, Bahriye Üçok, Turan Dursun... vb. cinayetlerin ardından da TBMM çeşitli araştırma komisyonları kurdu. Ancak bu komisyonlar somut hiçbir sonuca ulaşamadı. Hatta çoğunun hazırladığı raporlar sümen altı edilerek arşivlere kaldırıldı.
17 yıl önce TBMM'de kurulan Faili Meçhul Siyasi Cinayetleri Araştırma Komisyon'u 1995'te raporunu hazırlamış, ancak çalışma arşive kaldırılmıştı. Başında Doğru Yol Partisi (DYP) Kırıkkale Milletvekili Sadık Avundukluoğlu'nun bulunduğu 12 üyeli komisyon, yaklaşık 2,5 yıl çalışmalarını sürdürdü. Komisyonun 1995 yılında hazırladığı 200 sayfalık rapora, yüzlerce belge de eklendi.
Mahkemeler, kamu görevlileri ve askerlerin bilgi ve belge vermekten, görüşlerini aktarmaktan kaçındığı ve bunlara karşı yaptırım uygulayamayan komisyon, raporunu bütün bunlara rağmen tamamladı. 1993-1995 yılları arasında komisyonda çalışan milletvekillerinin hazırladıkları raporda önemli detaylar da yer aldı. Ancak bu rapor, TBMM Genel Kurulu'na bile indirilemeden Meclis arşivine kaldırıldı.
17 BİN CİNAYET!
İHD ve TİHV gibi kurum ve kuruluşların hazırladıkları raporlar ve yıllık bilançolara göre sadece 1990-2008 yılları arasında 5 bin 800 kişi 'faili meçhul' cinayetlerde hayatını kaybetti.
Türkiye, faili meçhullerle ilk kez 1948'de edebiyatçı Sabahattin Âli'nin öldürülmesiyle karşılaştı. İlerleyen yıllarda sayı 17 bine çıktı.
(emekdunyasi.net)