04 Ağustos 2010, Çarşamba

İki tane 12 Eylül kaç eder?

LEYLA ALP leyla.alp@gmail.com

Yaşı otuzlarda olanlar için Eylül bir herhangi bir aydan, bir mevsimden, bir referandum tarihinden çok daha fazlasıdır.

12 Eylül, bizim kuşak için karanlık bir sonbahar, postal sesi, demir parmaklık ve bekli de en önemlisi yalnız geçirilmiş bir çocukluktur.

Bizim kuşak çocukları bir kere 12 Eylül yaşadı.

Yani elde var bir... (Gerçi o zamanlar sayı saymayı bilmiyorduk)

Cemse dolusu askerler, gece yarısı evlerimizi basıp en kıymetlilerimizi sorgusuz sualsiz götürdü.

Annelerimiz bizi komşuya emanet edip karakol karakol gezdi. Şube önlerinde sabahlayıp kanlı gömleklerle döndü.

Pencere önlerinde günlerce bekledik babamızı, abimizi, ablamızı. Ya hiç gelemediler ya da geldiklerinde tanınmayacak haldeydiler.

Baba demeyi öğrenmeden hapishane demeyi öğrendik.

Görüş için sıra beklemeyi, hapishane önünde uyuklamayı.

Kalın camlar parmaklıklar arkasında merakla baktık, biz büyürken yaşlanan adamlara.

Dokunamadık yıllarca.... Dokunamadık en sevdiklerimize. Küçük ellerimiz kalın camların arkasında öyle yetim kaldı.

Annelerimiz gözümüzün önünde dayak yedi, coplandı.

"Askerler seni de alıp götürür" denilerek uysallaştırıldık, yaramazlıklarımız içimizde kaldı.

Ve yalnız büyüdük.

Biraz yarım, biraz yetim.

Özleyemedik bu yüzden, özlediğimizi söyleyemedik.

Sevemedik bu yüzden, sevince kaybetmekten korktuk...

Tedirgin uykular uyuduk, tedirgin sabahlara uyandık...

Bir gece yarısı basılan evlerimizdeki masaların altında kaldı çocukluğumuz.

Çok erken büyüdük...

 

Bir kere 12 Eylül yaşadık biz...

Kitaplar yakıldı, insanlar öl-dü-rül-dü...

Sevdiklerimiz götürüldü...

Yani... Elde var bir...

Şimdi yine 12, yine Eylül...

"Asmayalım da besleyim mi" diyen Kenan Evren,

"Cumartesi anneleri ne iş yapar " diyen Tayyip Erdoğan.

Sendikalı olduğu için işten atılan işçiler, genç ölüler, çocuk tutsaklar, hapishane önü kuyruğu, görüş yasağı, tecrit, tutuklanan tutuklu aileleri...

Şimdi ben 12 Eylül'ü yaşayan o çocuklardan biri olarak ve o zamanki çocuk aklımla diyorum ki; bir kere 12 Eylül yaşadık biz ve "netekim"  hala sürüyor.  O zaman demek ki elimde bir tane 12 Eylül var, bir 12 Eylül daha kaç eder? (Artık sayı saymayı biliyorum...)