"Bakan" Bakana!
Bugünlerde sevgili Aziz Nesin'i o kadar çok anar oldum ki. Ah diyorum, tam Nesin'lik bir ülke olduk çıktık. Her yanımızda bir tuhaflık. Bir üç maymun sürüsü sardı etrafımızı. Onlar görmüyor, duymuyor, bilmiyor. Bizler de gülelim mi, ağlayalım mı, yoksa oyunu mu bırakalım, bilemedik.
Dün Leyla arkadaşımın da yazısında dediği gibi; ilginç bir ülke benim ülkem. Örneğin; ne çok "bakan" var bu devlette. Yanlış anlaşılmasın, bakan derken TDK'daki karşılığı (Hükümet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır) ile kullanmıyorum. Astından üstüne gerçekten sadece bakan insanlar diyorum.
Zonguldak'ta maden kazası olur. 28 insan diri diri toprağa gömülür. Ve "Baş-bakan" kalkar onların kaderi der. Aradan birkaç zaman geçer, başka bir "bakan" güzel öldüler der, diyebilir. Normaldir, bu ülke daha neler duymuştur tarihinde.
Kadın cinayetlerinin yıldan yıla yüzde bin 400 arttığı bir ülkedir benim ülkem. Aynı zamanda çocukların büyük olarak yargılanıp, cezalar aldığı bir ülkedir. Okul formaları yerine işçi tulumları giyerler. Benim ülkemin Kadın ve Aileden Sorumlu bir "bakanı" vardır. Beklersiniz Dünya Kadın Yürüyüşü'nün en önünde olsun. Beklersiniz ses olsun, çözüm olsun. Ama o kalkar "Eşcinsellik hastalıktır" der.
134 bin öğretmene ihtiyaç varken, 320 bin öğretmenin de işe ihtiyacı olduğu bir ülkedir burası. "Bakan" mı? Var var. Milli Eğitim Bakanı. Hani, bir türlü ataması yapılmadığı için sözleşmeli olarak çalışmak zorunda kalan öğretmenlere "tercih etmeseydiniz" diyen "bakan". Ücretli öğretmenlik yaptığı için yaz aylarında maaş alamayan öğretmenler vardır bu ülkede. Onlar okula gelen kitapları 40 TL karşılığında sırtlarında taşırlar. Yani hamallık yaparlar. Hatta o kitapların altında can verirler. Ağır olan kitaplar mıdır, hayat mıdır bilemezsiniz. Beklersiniz sayın "bakanın" "o da hamallık yapmasaymış" demesini. Dedim ya, çözümler bakmasını bilene ne kolaydır bu ülkede!
Bu ülkede Bakanlar (TDK' daki anlamında kullanılmıştır) sadece bakarlar. Ama baktıklarını görmezler, görseler gördüklerini anlamazlar, anlasalar anladıklarını da söylemezler. Ve bu cümle böyle uzar gider...
Bu arada ne mi olur? Sadece yazık olur...