İHD, "linç raporu"nu yayınladı
İHD İstanbul Şubesi, 2005-2010 yılları arasında gerçekleşen linç olaylarına araştırarak raporlaştırdı.
Son olarak İnegöl ve Dörtyol'da Kürtlere yönelik linç saldırılarının ardından İHD İstanbul Şubesi, 2005-2010 yılları arasında gerçekleşen linç olaylarına araştırarak raporlaştırdı. Oldukça düşündürücü sonuçların ortaya çıktığı raporda en fazla linçin geliştiği bölgeler, Ege, Marmara ve Karadeniz yer alıyor. Cezalandırılmayan ırkçılık ve devletin göz yumması sonucu son beş yıl içinde sayıları bini bulan linç olaylarının hedefinde Kürtler bulunurken, bunu Romenler ve sol görüşlü insanlar takip ediyor. Sinema sanatçısı Yusuf Çetin'in de katıldığı açıklamada, rapor sonuçları İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa tarafından açıklandı. Farklı etnik, kültürel veya sosyal kökene sahip olmak insanlığın en önemli zenginliklerinden sayılması gereken bir özellik olmalı ve korunmalı iken, farklı kimliklere tahammülsüzlük yıkıcı toplumsal etkileri beraberinde getirmeye başladığını belirten Boğa, tahammülsüzlüğün kökeninde devlet politikası olduğunu söyledi.
CEZASIZLIK SALDIRILARI ARTIRIYOR
Türkiye'de ayrıcılığın suç olduğunu ancak linçin suç kabul edilmediğini belirten Boğa, "Resmi devlet politikalarının da etkisiyle toplumda giderek tırmandırılmak istenen etnik gerginlikler kimi zaman yerini ırkçı kurumlara ve ırkçı söylemlere bırakmaktadır. Türkiye, ayrımcılık suçunu TCK 122. maddesi ile cezai yaptırıma bağlamış olsa da ırkçılık ve ayrımcılığın önlenmesine ilişkin hükümler içeren birçok uluslararası sözleşmeyi ya onaylamamış ya da çekinceli şekilde onaylamıştır. Yasalarda linç veya linç girişimi ile ilgili herhangi bir hüküm yer almıyor. Girişim yaralamayla sonuçlanırsa TCK' nın 'Taksirle Yaralama'yla ilgili 89'uncu maddesine göre üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilebilir. Eylem ölümle sonuçlanırsa, 'Kasten öldürme ve nitelikli haller' başlıklı 81. ve 82. maddeleriyle müebbet hapis ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenebilmektedir" dedi.
'SALDIRGANLARIN SAYISI YÜZDE 200 ARTTI'
Linçlerin tırmanmasının temel nedeni olarak Kürt sorunun çözümsüzlüğünü gösteren Boğa, farklı kesimlerin bir araya yaşaması için rapor hazırlamaya ihtiyaç duyduklarını dile getirerek, "Umarım bu raporu devlet kaynakları ciddiye alır ve bu olayların gelişmesinde etkili olan kurumlara gerekli uyarılar yapılarak, bunu önü alınır. Kürt sorunun çözümsüzlüğü linçleri tetikleyen en önemli etkendir. Bu sorunun demokratik ve barışçıl yönde çözülmesi gerekiyor" dedi. Linçlerin başlıca sorumlusunun politikacıların milliyetçilik yarışı olduğunu dile getiren Boğa, her hangi bir adli olayın bile zaman zaman ağır sonuçları doğuran linç saldırılarına dönüştüğünü söyledi. Boğa son olarak yaptıkları araştırmada 5 yıl içinde linçe uğrayanların yüzde 100 linç girişiminde bulunanların ise yüzde 200 arttığı bilgisini verdi. İHD'nin linç raporunun yıllara göre dağılımı şöyle:
2005'DE 179 KİŞİ YERİNDE OLDU
*2005 yılında toplam 179 kişi linç girişimine maruz kaldı. Olaylara karışan ve yönlendiren olarak daha çok Ülkü Ocakları Milliyetçi Hareket Partisi ve Alperenler Ocakları Üyeleri'nin isimleri ön plana çıktı. Olaylar esnasında 160 kişi yaralandı. Saldırganlar hakkında bir işlem yapılmazken linçe uğrayan 17 kişi gözaltına alındı. Gemlik'e yürüyüş düzenleyen TUAD'ların kiraladığı iki büyük otobüs Bozöyük'te kullanılamaz hale getirildi. 2005'te linçin geliştiği iller ise Balıkesir, Trabzon, Sakarya, İzmir-Seferihisar, Bursa-Gemlik, Kayseri, Rize, Samsun ve Artvin oldu. Linç girişimine ise Kürtler ve solcular maruz bırakıldı.
2006'DA KONYA, İZMİR, SAKARYA BAŞI ÇEKTİ
*2006 yılında 9 olayı yaşandı ve 226 kişi linçe maruz kaldığı için Konya, İzmir ve Sakarya'yı terk etti. Olayda mağdur olanların sayısı 313 olurken olaya karışanların sayısı ise 3371 kişi olarak belirlendi. Evlerini terk edenlerin başında Kürtler geliyordu. 5 kişi olaylara karıştığı gerekçesiyle tutuklandı. Olayların yaşandığı iller ise Sakarya, Isparta, Mersin, İzmir, Kırklareli, Tokat, Konya, İstanbul oldu. Linçlerin hedefinde ise yine Kürtler başı çekti. Failler ise yine Ülkü Ocakları ve MHP olarak kayıtlara geçti. Failler daha önceki olaylarda olduğu gibi Ülkü Ocakları MHP'nin kışkırtmasıyla saldırıyı gerçekleştirdiği yönünde ifade verdi.
2008'DE LİNÇ PATLAMASI
*2008 yılında linçlerde patlama yaşandı. Toplam 1192 kişinin linçe maruz bırakılırken olaylara karışanların sayısı ise 2307 kişi oldu. Sakarya, Muğla, Mersin, Afyon, Kocaeli Balıkesir'in başı çektiği iller olurken bu illerde Kürtlere ait ev ve işyerleri ateşe verildi ve toplam 67 kişi yaralandı. Bu saldırılarda sadece 11 kişi gözaltına alındı ve sadece kamu malına zarar vermekten haklarına işlem yapıldı. 6 kişi ise tutuklandı. 2008'de en dikkat çekici linç saldırısı ise Afyon'da kaçırılan 2 Kürt öğrencinin 5 saat boyunca Ülkü Ocakları üyesi olduğu belirtilen kişilerce işkenceye maruz bırakılması oldu.
2009'DA LİNÇLERİN HEDEFİ KÜRTLER
*2009 yılında Linçin merkezi Sakarya, Sivas, İstanbul, Ankara, Konya, Edirne, Tekirdağ, Afyon, İzmir, Çanakkale oldu. 14 linç olayı yaşandı ve 150 kişi maruz kaldıkları saldırılar nedeniyle evini terk etmek zorunda kaldı, yine çok sayıda kişi can güvenliği olmadığı için işlerini terk etti. Kürtlere ait 30 ev tahrip edildi, bir ev ateşe verildi. Kürtlere ait 60 işyeri talan edildi, 14 araç tahrip edildi. Saldırılar sonucunda gözaltına alınan 6 kişiye ise yine devlet malına zarar vermekten dava açıldı ve tutuklandı.
2010'DA DA DURUM DEĞİŞMEDİ
*2010 yılının ilk 7 ayında 1501 kişi linçe maruz kalırken linçe edenlerin sayısı 3836 olarak belirlendi ve 6 olay yaşandı. Edirne, Erzincan, Manisa, Mersin, Bursa, Hatay linç saldırılarının yaşandığı iller olarak kayıtlara geçti. Saldırıların hedefinde Kürtler ve sol görüşlü öğrenciler yer aldı. Muğla'da 1 öğrenci saldırılarda polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Son olarak ise İnegöl ve Hatay'da Kürtlere yönelik yoğun linç girişimleriyle yüzlerce ev ve işyeri ateşe verildi.
DİHA