Tarihi eserleri korumak için müthiş(!) çözüm
Çevre Bakanı Veysel Eroğlu Allianoi için söylediği "Öyle bir yer yok!" sözü üzerinden tartışmalar sürerken başka bir skandal daha ortaya çıktı. Bu sefer de Allianoi'den çıkarılan ve Bergama Müzesi'ne götürülen antik Su Perisi heykelinin başına poşet geçirilerek "koruma altına" alındı. Sergi Salonu'nun kapısına da kilit vuruldu. Bu gelişme, Allianoi deki kazılar sonucu ortaya çıkarılan eserlerin yeniden tarihin çöplüğüne gömülmek istendiği endişesini yarattı.
Allianoi Antik Kenti için Koruma Kurulu son olarak kumla kapatarak Yortanlı Barajı'nın suları altında bırakma kararı almıştı. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'ndan da iki gün önce, "Orası Allianoi değil, Allianoi diye bir yer o kişinin uydurduğu bir kelimedir. Bunu ben ispat ettim. Orada Paşa Ilıcası adıyla bilinen Türkiye'nin her tarafında olan bir ılıca, kaplıca var. Geçmiş dönemde eski bir valimiz tarafından restore edilmiş. Beton duvarlar var, mermerler konmuş. Sadece Peri Kızı adı verilen bir eser çıktı. Bergama Müzesine konuldu. Allianoi diye bir şey yoktur. O kişinin uydurduğu bir şeydir" demişti. Bakan, Allianoi'ye sahip çıkan sanatçı Tarkan için de, ""Sanatçı arkadaş sanatıyla ilgilensin. Herkesin bir ihtisası vardır. Herkesin bilmediği bir konuya burnunu sokarsa çok yanlış olur" diye konuşmuştu.
Öte yandan gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'a Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun sözleri hatırlatıldı.
Bakan Günay, bunun üzerine ''Sayın Bakan, amacını aşan bir şekilde düşüncelerini beyan etmiştir'' diye konuştu.
Ertuğrul Günay, ''Sanatçı arkadaşlarımızın, aydınlarımızın duyarlılık göstermesi bizi tedirgin etmez. Aksine sevindirir. Aydınlar, sanatçılar bu topluma sahip çıkmazsa, bu toplumu kim aydınlatabilir? Ben bu duyarlılıkların artarak sürmesini temenni ediyorum'' dedi.
Yortanlı Barajı'nın durumunun biraz özel ve karmaşık olduğunu anlatan Günay, barajın ihalesinin 1990'lı yılların başında yapıldığını ve inşaatının başladığını vurguladı. Kazılarda oranın eski bir Roma hamamı ve su merkezi olduğunun ortaya çıktığını belirten Günay, şöyle konuştu:
''Bizim bütün arayışımız, halkın ihtiyacı olan barajı, çevredeki halkın istediği hale getirebilmek, bir yandan da tarihsel kalıntıları geleceğe taşıyabilmektir. Bütün derdimiz, baraj su tutacaksa tarihi kalıntıları yok etmeden bulmaya çalışmaktır. Doğayı tahrip eden duyarsız anlayışla katiyen gelişme olamaz. Türkiye'nin turizminde inanılmaz başarı görüyoruz. Ancak doğaya sahip çıktığımız ölçüde gelişme yaşanacaktır. Kalkınma da çevre ve doğaya sahip çıktığımız sürece sürekli olacaktır.''
(EmekDunyasi.Net)