Mehter marşı ile gelenler, İzmir marşı ile giderler...
Şehrin her bir köşesi "EVET" totemleri, pankartları, billboardları ve afişleri ile donanmış durumda. Sadece Bursa, İstanbul, Ankara değil. İki hafta önce Amasra'ya gitmek üzere yola koyulduğumda da durum böyleydi. Yol boyunca "EVET" yazılı totemleri gördük durduk... Reklamcı olarak bir billboard maliyetini düşündüğümde insanları ikna etme çabasına harcanan paraları hesaplayamıyorum bile... İnsan olarak düşününce de akıllara şu soru geliyor tabii, Türkiye'nin açlık sınırı neydi?
Zaten kaos içinde olan ülkemin ruh ve akıl sağlığı da "referandum" ile iyice bozuldu.7'sinden 70'ine, okumamışından aydınına kafalar iyice karıştı. Neye evet denecek, neye hayır denecek, bu madde iyi de ama bu ne böyle, evladım ben bilmiyorum ki ne oylanacaklara kadar sorular sorular...
Gazeteleri açıyorsunuz karşınızda şu manşet: "Ünlüler ne oy verecek?" Önemli tabii. Senin benim gibi insanın vereceği oy ile reklam mı yapılır? Tabii ki hayır. Bir Sezen Aksu olmalısın ki "Evet" in ağzını doldurabilsin, bak Sezen de evet diyor denebilsin.
Manşette gördükten sonra Sezen'in evet oyunu, diğer sayfada kafası karışmış bir aydın görüyorsun. Görmüş geçirmiş "aydınlarımız" bile anlayamamış, çözememiş durumu. Bir boykot, bir hayır bir evet arasında koşturup duruyorlar. Bıktık artık boykot diyenler "işte bu yüzden hayır sevgili kardeşim"li cümleler kuruyor.
Hepimizin bildiği, 90'ların vazgeçilmezlerinden Evet-Hayır yarışması gibi oldu hayatımız. Duydunuz zilin sesini yarışma başladı dedi Başbakan. Evet ya da hayırsız cümle kurabilmek için bin takla atıyor yurdumun insanı. Öte yandan bunun tersi de mevcut. Birbirine günaydın demekten korkan selamsız sabahsız insanlar, "hayırlı günler" diyerek iniyor dolmuştan.
Öte yandan ülkemde günler akıp gidiyor...
Darbe zihniyetini yargılamaktan bahseden zihniyet "Hayır" afişi asan gençleri demir sopalarla dövüyor.
Kocaeli de bir gece vakti Halis Ateş, yırtılan "Evet" afişini değiştirmek isterken ölüyor.
Vekil öğretmen Fikret Ercan KPSS sınavını kazanamadığını öğrenince intihar ediyor. KPSS skandalında cemaat kuşkuları ilerliyor.
Önemli olan "soy" diyen Başbakan, Diyarbakır'daki "Evet" mitinginde kardeş olduğumuzu söylüyor...
"Taş atan" çocuklar hala özgürlüklerini beklerken, Evet pankartlarına "Çocuk istismarına son" diyorlar.
Silvan'da Hacı Oruç iftarda çocuklarına yemek yediremeyince kendisini asıyor. Ankara'da en yüksek katılımlı iftar yemeği rekoru kırılıyor...
Evetlerden, hayırlardan öte benim ülkem yorgun, benim ülkem yılgın... Ama yinede mehter marşı ile sahneye çıkanları, İzmir marşı ile evlerine gönderecek kadar güçlü.