İstanbul'da 'bir daha asla'
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Çıplak Ayaklar Kumpanyası İstanbul'da 6-7 Eylül 1955 yılında azınlık yurttaşlara yönelik gerçekleşen saldırıların yıldönümünde, saldırıların en yoğun yaşandığı İstiklal Caddesi'nde benzeri olayların bir daha yaşanmaması için Türkçe ve Rumca "Bir daha asla" sloganları atarak yürüdü.
Rum ve Ermeni vatandaşlara yönelik olarak 6-7 Eylül 1955'te gerçekleşen ırkçı saldırıların yıldönümünde, yaşanan protesto etmek ve benzeri olayların bir daha yaşanmaması amacıyla İHD İstanbul Şubesi, İstiklal Caddesi'nde bir anma yürüyüşü düzenlendi. Yürüyüş için Taksim Tramvay Durağı'nda bir araya gelen İHD'liler, üzerinde saldırı fotoğraflarının da yer aldığı "6-7 Eylül 1955. Utandıran tarih. Bir daha asla" pankartı açtı. Ellerinde kırmızı karanfiller ve saldırın sonucunda hayatını kaybedenlerin, yakılıp, yıkılan dükkânları bilançolarını içeren dövizler taşıyan insan hakları savunucuları, buradan saldırıların en fazla yoğunlaştığı İstiklal Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca Türkçe ve Rumca "Bir daha asla" sloganları atıldı. Yürüyüş esnasında cadde üzerinde bulunan Yunanistan Konsolosluğu'nun önüne gelindiğinde şube üyelerinden bazıları ellerinde bulunan karanfilleri konsolosluğun önüne bıraktı. Galatasaray Meydanı'na varılmasıyla birlikte yürüyüş tamamlanırken, İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa bir konuşma yaptı.
"ÖZEL HARPÇİLERİN EN MUHTEŞEM İŞİYDİ"
55 yıl önce ellerinde Türk bayrakları olan grupların başta Rumlar olmak üzere İstanbul'da gayrimüslimlerin ev ve işyerlerine 2 gün boyunca saldırdığını hatırlatan Boğa, bu saldırlar sonucunda kayıtlara geçtiği kadarıyla 37 kişinin öldürüldüğünü, yine 60 olarak kayıtlara geçmesine rağmen 400 civarında kişinin tecavüze uğradığını, 4 bin 214 ev, 73 kilise, 26 okul, 1 sinagog ve benzeri 5 bin 317 mekânın yakılıp, yıkılarak yağmalandığını aktardı. 6-7 olaylarının gizli bir devlet operasyonu olduğunun 1960 darbecilerinin kurduğu Yassıada mahkemelerinde ortaya çıktığını ve Genelkurmay eski Özel Harp Dairesi Başkanı Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'nun '6-7 Eylül olayları bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenme idi, amacına ulaştı' sözleriyle bunu açıkça ifade ettiğine dikkat çeken Boğa, "saldırıların Anadolu'nun ve ekonominin Türkleştirilmesi sürecinin bir parçası olduğunu" söyledi. Boğa, "Süreç hala devam ediyor. Tek millet, tek din, tek kültür anlayışı egemenliğini sürdürüyor. Gayrimüslimlerin vakıf malları, sözde reformlara, vaatlere rağmen iade edilmiyor. Rum ve Ermeni patrikhanelerin tüzel kişiliği yok. Ermeni mağdurların tazminat talepleri infiale neden oluyor" dedi.
"BUGÜN DE POTANSİYEL LİNÇ TEHLİKESİ VAR"
Bugün de potansiyel linççi geniş kalabalıkların yaratıldığına işaret eden Boğan, "Bu yalnızca devlet politikalarına karşı çıkılarak geriletilemez. Topluma ayna tutmak, onun kendi kendisiyle yüzleşmesini sağlamak, ırkçılık, milliyetçilik, ayrımcılıkla mücadelenin en önemli unsurlarındandır" diye konuştu. Boğa, insan hakları savunucuları olarak milliyetçilik başta olmak üzere nefret söyleminin her türlüsünü, ötekini düşmanlaştırmayı aralarından kovmak için mücadele etmeye devam edeceklerini kaydetti.
Açıklamanın tamamlanmasının ardından bir süre daha aynı sloganı atmaya devam eden insan hakları savunucuları daha sonra eylemlerine son verdi.
İstanbul - DİHA