"Ronaldo'yu da getirsen gol atamazsın!"
12 Eylül'de yapılacak referandumu boykot kapsamında final mitingi Bingöl’de gerçekleştiren BDP’nin Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, başbakana "Sen yanında Hakan Şükür'ü değil, Ronaldo'yu da getirsen gol atamazsın artık. Bingöl'de artık kaledir" dedi.
BDP'nin Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ile Gülten Kışanak, 12 Eylül'de yapılacak anayasa referandumunu boykot çalışmaları kapsamında, aralarında il ve ilçelerin de bulunduğu 50'nin üzerinde merkezde düzenledikleri mitinglerin finali için Bingöl'e geldi.
Miting için binlerce kişi bir araya geldi. Miting öncesi bir grup genç BDP İl Binası önünde miting alanına kadar meşaleli bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Final mitinginde on binlere seslenen BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Bingöl'den Başbakan Recep Tayip Erdoğan'a seslendi. Erdoğan'ın beraberinde meydanlarda golcü dolaştırdığını belirten Demirtaş, BDP'nin kalelerine gol atamayacağını söyledi.
BİNGÖL’DE GOL ATMAYA HAZIRLANIYORUZ
Demirtaş şöyle konuştu: "Başbakan yanına golcüleri almış, futbolcuları almış meydan meydan dolaştırıyor. Buradan söylüyorum 'sen yanında Hakan Şükür'ü değil, Ronaldo'yu da getirsen Diyarbakır kalesine gol atamazsın artık. Sana bir tavsiyemiz var, sen yanında golcü değil, kaleci taşı, çünkü gol yemeye hazırlanıyorsun, gol yemeye'. Bu yüzden Bingöl'de artık kaledir. Bingöl'de artık gol atmaya hazırlanıyoruz."
Demirtaş, 12 Eylül'ün hesap sorma günü olduğunu belirterek, "Bingöl Başbakanı ömründe bir defa anladı onu da yanlış anladı. Bingöl bu meydandaki kalabalıkla boykot rekoru kırıyor. Bugün final mitingimizi burada yapıyoruz. Başbakanın başladığı yerde biz noktayı koymak istedik. 12 Eylül faşizm anayasasına hayır oyu ile rekor kıran Bingöl, bu Bingöl'dür. Başbakan darbeye karşı nasıl direnilir, bunu öğrenmedi ama 12 Eylül sabahı bunu öğrenecek. Direniş nedir, direniş nasıl gösterilir, Başbakan boş sandıkları görünce bunu öğrenecek” dedi.
12 EYLÜL GÜNÜ HESAP SORMA GÜNÜDÜR
Erdoğan ve yandaşları ömrü hayatlarında bir kez bile baskıya karşı duramadıklarını kaydeden Demirtaş şöyle dedi: Bakın yeni anayasayı en fazla isteyen BDP'dir. BDP mecliste öneri sunan 'gel bu değişikliği birlikte yapalım, bizim cesaretlerimiz var, bu halkın da özlemleri var, beklentileri var diyen partidir'. Ama Başbakanın yeni anayasaya da bu halkın taleplerini dinlemeye de niyeti yok. Biz o zaman dedik ki, 'bak mecliste boykot ediyoruz. Mecliste oy kullanmıyoruz yine de yeni anayasayı birlikte yapmaya hazırsan elbette önünüzü açmaya hazırız'. Bunu da kabul etmediler ve BDP bizimle anlaşmadı, uzattığımız eli tutmadı dediler. Direniş nedir, özgürlük için her şeyinden vazgeçmek nedir bunlar bunu bilemezler. Tek dertleri halkı satın almaya çalışmak. Bütün amaçları yoksul, işsiz bırakıp kendine teslim etmek. Halkı ikna edemedikleri için teslim almaya çalışıyorlar. Ama biz dedik ki, bizi tanımayanları bu halkın değerlerini bilmeyenleri biz asla tanımayacağız, elbette ki hesap soracağız. İşte 12 Eylül günü hesap sorma günüdür. Boş sandıklar bu güne kadar AKP'nin yaptıklarının hesabının sorulacağı gündür."
Demirtaş’ın ardından konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gülten Kışanak ise, Kürt halkının 85 yıldır süren bir özgürlük yürüyüşünün olduğunu belirtti.
HEM AKP’Yİ HEM 12 EYLÜL FAŞİST ANAYASASINI SANDIĞA GÖMECEĞİZ
Kışanak, "Önümüzde bir referandum var. Bu anayasanın birkaç maddesini değiştirmek için bunu önümüze getirdiler. Ama bizim 85 yıllık bir özgürlük yürüyüşümüz var. Biz onlara dedik ki artık yeter, gelin demokrasi üzerine bir değişiklik yapalım. Ama yapmadılar. AKP'nin bu referandumda iki muradı var. Birincisi 12 Eylül faşist rejiminin yazdığı anayasaya, bizi yok sayan, ilkel anayasanın ömrünü uzatmak istiyor. İkincisi ise şimdiye kadar 8 yıllık AKP iktidarı döneminde bu halka yaptığı zulmü bu sandıkta onaylatmak istiyor. Biz şimdi bu referandumda boykot tavrı ile hem AKP'yi, hem de 12 Eylül faşist anayasasını sandığa gömeceğiz. Bingöl halkı AKP'ye ilk tokadı 12 Eylül günü vuracaktır. Referandumda boykota girmemizdeki tavır, aynı zamanda bu halkın 'ben varım, benim kimliğim var, benim dilim var, artık bunları anayasaya yazmanın zamanı geldi' dediğimiz bir tavırdır” dedi.
Boykot tavrını aynı zamanda Kürt halkının özgürlük yürüyüşünün bir adım daha ileriye götürüldüğü demokratik özerk Kürt yürüyüşünün güçlendiği bir seçim olarak gördüklerini kaydeden Kışanak, Başbakan Diyarbakır'da konuşamadı, ama uçağa bindikten sonra gazetecilere dedi ki; demokratik özerklik istiyorlarsa bedelini öderler. Buradan bir kez daha sesleniyorum. Bu halk 80 yıldır bedel ödüyor. Yılmadı, dimdik ayakta, mücadelesiyle tarih yazıyor. Kimi tehdit ediyorsun sen" dedi.
Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı BDP final mitingi çekilen halaylarla sona erdi.
ANF