U2'den Başbakan'a vicdani ret sorusu
Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da konser veren İrlandalı U2 grubunun solisti Bono, Türkiye ile ilgili izlenimlerini ve Tayyip Erdoğan’la görüşmesini yazdığı mektupta anlattı.
Mektubunu, Daily News gazetesinin yayın yönetmeni David Judson ve Daily News köşe yazarı Joost Lagendjik ile paylaşan Bono, Türkiye'ye, referandumla ilişkilendirilmekle ilgili kaygılarla geldiğini ifade etti. Bono, mektubunda, Başbakan'a vicdani retçilerin durumunu sorduğunu ve Fehmi Tosun'la ilgili görüşlerini aktardığını belirtti.
“TÜRKİYE’YE HERHANGİ BİR SİYASİ GÖRÜŞÜ DESTEKLEMEYE GELMEDİK”
Bono mektubunda,“Siyasetiniz muhakkak ki karmaşık, fakat burada kulağıma çalınan en basit ve güçlü melodi, insanların geçmişin derinliklerine çok fazla dalmak istemediği. Biz Başbakan’ın davetine icabet ettik. Oraya herhangi bir siyasi görüşü desteklemek için gitmedik. Halkçı liberal bir rock grubunun böylesine önemli bir referandum öncesinde hükümetle bu kadar yakın görüntü vermesinin her iki taraf için de riskli olduğunu ve yorum yapmamız durumunda her iki tarafça da kullanılabileceğini bilmeyecek kadar naif değiliz. Durum bu değildi. Böyle iç meseleler bizim işimiz değildi. Sanatçılarla hükümet arasındaki bu tür bir diyalogla ilgili mesele şu: Bu olağanüstü bir şey olmamalı. Bir bütün olarak toplumun tanımı tam da, sanatçıların, bilim insanlarının, sporcuların, dindarların, laiklerin herkesin- katkı yapmasıdır.”diyerek referandum malzemesi haline gelmek istemediklerini belirtti.
Tayyip Erdoğan’la görüşmelerinde, İnan Suver durumunu da gündemleştirdiklerini belirten Bono, “İnsan haklarından Sudan’a, Pakistan’daki sellerden İnan Suver gibi vicdani retçilere reva görülen muameleye kadar sorduğumuz bütün sorulara açık görünüyordu. Vicdani retçilerin durumunu inceleyeceğini söyledi” dedi.
Bono, mektubunun devamında şu ifadelere yer verdi:
“HÜKÜMETLERİN GÜCÜ ELEŞTİRİLERİ KABUL EDEBİLMESİYLE ÖLÇÜLEBİLİR”
“Bir sanatçı diğer yaratıcı veya eleştirel sesler bastırıldığında sesini daima yükseltecektir. Hükümetlerin gücü, eleştirileri kabul edebilmesiyle ölçülebilir. Özgür bir basın demokrasinin mihenk taşıdır. Bir rock grubunun fazla abartılan şarkıcısı olmasaydım, gazeteci olurdum, bundan kesinlikle eminim. Eleştiren bir gazeteci olurdum. Kısa bir süre içinde Türk hapishanelerinde muhtemelen 90 düşünce suçlusu gazeteci olacağını söylediğinizde (Daily News’da çıkan yazıya cevaben) bunun son dönemde kaydedilen ilerlemenin büyük kısmını heba edeceğine ve ülkeyi, eşi Hanım’ı ve ailesini konserde ağırlamaktan büyük onur duyduğumuz Fehmi Tosun’un kaybedildiği karanlık günlere döndüreceğine katılırım.”
“Pazartesi akşamı Zülfü Livaneli ve kardeşi Ferhat’la sahneyi paylaşmak bizim için onurdu. Zülfü kitlenin sesini özel bir yere taşıdı ve nesiller arasındaki ayrımlar eriyip gitti. Fehmi için ‘Kayıp Anneleri’ni söyledik, bunu Zülfü’nün demokrasi şehitleri için bestelediği ‘Yiğidim Aslanım Burada Yatıyor’ takip etti. Bütün stad şarkıyı satır satır söyledi... Kendi kendime U2’nun böylesine güçlü bir bağ kurabilmesi için kat etmesi gereken uzun bir yol olduğunu düşündüm... Ama yine de ilk buluşma için fena değildi.”
(EmekDunyasi.Net)