Yeni anayasa ihtiyacı kendini dayattı
Anayasa'nın 26 maddesinin değiştirilmesi için yapılan referandumun sonuçları belli oldu. Çeşitli sendika başkanları, siyasi parti başkanları ve hukukçular referandum sonuçlarını Emek Dünyası'na değerlendirdi.
Referandum sonucunda yüzde 58 'Evet' oyu ile anayasa değişikliği onaylanırken, özellikle bölge illerinde çıkan yüzde 70'e yakın 'Boykot' oranı yeni anayasa ihtiyacını ortaya koydu.
Bölge halkı, Kürtleri yok sayan anayasa değişikliklerine itibar etmedi. Referandumdan çıkarılacak pek çok sonuç var. Önümüzdeki süreç bu sonuçların tartışıldığı bir dönem olacak. İşte sendika başkanları, siyasi parti başkanları ve hukukçuların referandum sonuçları değerlendirmesi:
Sami Evren (KESK Genel Başkanı)
"BOYKOT BEKLENENDEN DAHA ETKİLİ OLDU"
İlk sonuçlara göre, hatta sandıkların yüzde 80'i açıldı, bu sonuçlara göre Türkiye siyasetinde tablo değişmemiştir. Sahillerde hayır, büyük illerde ise 'Evet' oyları ağır basıyor. Referandum anayasa oylamasından çok AKP'nin güven oylamasına dönüştürüldü ve bu sonuç la anayasa değişmiş görünüyor. Bu sonuçlar siyasal partileri etkileyecek, emekçilere yeni bir şey getirmeyecek. Yine emekçilerin gücünü göremedik.
BDP'nin 'Boykot' çağrısı ise beklenenden daha etkili oldu. Büyük oranda sandığa gidilmedi. Kürt sorununa çözüm üretmeyen anayasa değişikliklerine rağbet edilmedi.
Bundan sonra hiç kimse yeni bir anayasadan kaçınamaz. Yeni bir anayasa yapılmak durumunda Kürtleri, eşit özgür vatandaşlar olarak gören bir demokratik bir anayasanın ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Önümüzdeki 2011 seçimleri böyle bir anayasanın dayanacağı uzlaşma zemininin ipuçlarını verecektir.
Bu sonuçlardan sonra 12 Eylül'le hesaplaşmak için duyarlı olunmalı, Kenan Evren'in yargılanması için girişimler başlatılmalıdır.
Alper Taş (ÖDP Genel Başkanı)
"AKP KÜRT HAREKETİYLE GİRDİĞİ MÜCADELEYİ KAYBETTİ"
AKP istediği sonucu aldı gibi görünüyor. Bu referandumdan güçlenerek çıktı. Bu sonuçlar Türkiye'de başkanlık sistemine doğru gidişi işaret ediyor. 'Hayır' oylarınınsa sol oylar olduğu görülüyor. Çünkü MHP'nin etkin olduğu bölgelerde 'Hayır' oyu yüksek değil. AKP'nin eli güçlendi. Temmuz 2011 seçimlerine güçlenerek gidecek. Bunun sonucu olarak neo-liberal saldırılar artacak, hak gaspları gerçekleşecek ve sosyal halklar kalkacak ve ciddi saldırılar devam edecek.
Kürt bölgelerinde ise AKP'nin ikinci kez referandumu kaybettiğini görüyoruz. Boykot güçlü bir biçimde çıktı. AKP Kürt siyasi hareketiyle girdiği mücadeleyi kaybetti. AKP'nin bütün çaba ve saldırısına rağmen Kürt siyasi hareketini yok edemeyeceği ortaya çıktı. Referandum sonuçları BDP için başarılı olmuştur.
İlknur Birol (Halkevleri Genel Başkanı)
"EŞİTLİKÇİ, ÖZGÜRLÜKÇÜ ANAYASA TALEBİ BİZİM DE TALEBİMİZ"
BDP'nin 'Boykot' çağrısının başarısı referandum öncesinden belliydi. BDP'nin 'Boykot' tavrıyla ulaşmak istediği demokratik eşitlikçi, özgürlükçü anayasa talebi hepimizin ortak talebi. Ancak bu ortak talebi savunurken farklı yollara başvurulabilir. Bizim için referandumla 12 Eylül Anayasası pekiştirilmeye çalışılıyor. Demokratik anayasa talebi için tüm emekten demokrasiden özgürlüklerden yana olanlarla ortak mücadeleyi örgütlemek bizim görevimizdir.
Kuşkusuz referandumla girilmiş ilişkilerde iktidara demokratik görevler yükleyerek onun yanında duranlarla yol ayrımı olmuştur. İktidara demokratik görevler yükleyenler solculuk adına hiçbir şeye sahip değildir. Bu açıdan referandum süreci yararlı olmuştur. Kimi emekten yana kimi ezilenden yana kim iktidar gücünden yana belli olmuştur. Emekçilerin, ezilenlerin hakların özgürlük mücadelesinde kimlerle yan yana yürüyeceğimiz belli olmuştur.
Kezban Hatemi (Hukukçu)
"YENİ ANAYASA İÇİN TOPLUMSAL MUTABAKAT SAĞLANMALI"
Türk halkı tavrını demokrasiden yana almıştır. Bu AKP'nin başarısı ya da CHP'nin başarısızlığı değil Türk halkının başarısıdır. Bu referandum sonuçlarıyla halk bu ülkede eşit yaşamak istediğini göstermiştir. Şimdi çok acil çok ciddi yeni bir anayasa toplumsal mutabakat sağlanarak yapılmak zorundadır. AKP yeni anayasa hazırlamalı bunu diğer siyasi partilerle üslüne uygun olarak sunarak yol almalı.
AKP'nin bu reformlara hız kesmeden devam etmesi gerekiyor. İç dinamikleriyle hesaplaşması kendi içindeki faşistlerden arınması gerekiyor.
Sandığa gitme yönündeki iç işleri bakanının açıklaması kasti aşmıştır. Bu doğru değildir. Oy kullanmak kadar kullanmamakta son derece demokratik bir haktır.
Hülya Gülbahar (Anayasa Kadın Platformu Sözcüsü)
"TÜRKİYE HALKLARI DEMOKRASİ İSTİYOR"
İktidarın olanaklarıyla yürütülen dev bir 'Evet' kampanyası karşısında alınan sonuç anlaşılabilir bir sonuçtur. Bu sonuçta; bu kampanya nedeniyle 'Evet' oylarının önemli bir bölümünün 12 Eylül Anayasası ile hesaplaşmak üzere verildiği düşünülmelidir. 'Hayır' oylarının da önemli bir bölümü aynı nedenle verilmiş durumdadır. Dolayısıyla şu anda bu referandumda oya sunulan pakete dair azımsanmayacak oranda kaygı dile getirmiş olan 'Hayır' oylarını hesaba katarak, paketteki yanlış düzenlemelerin değiştirilmesi gerekir.
Halk, demokrasi isteğini kedisine sunulan her fırsatta dile getiriyor ve referandumda buna bir araç oldu. Yüzde 40'ın üzerinde ki 'Hayır' oyu bir ülke için yabana atılacak oran değildir. 'Hayır' oylarının önemli bir bölümü paketteki başta yargı olmak üzere işçi, memur, kadınlar ve sakatlar gibi konularda ki eksiklikler nedeniyledir.
Kürtler ve Aleviler kendi taleplerinin yer almadığı bir pakete karşı çıkmışlardır. İçeriği doldurulmamış açılım politikalarının sadece siyasi oy malzemesi edilerek kullanılmasına Kürtler net bir tavır göstermiştir. (İU/KŞ)
(EmekDunyasi.Net)