14 Eylül 2010, Salı

Boykot başarısı yeni bir süreç için çağrıdır

ALİ ŞİMŞEK arsim2008@gmail.com

İki ayı aşkındır, yoğun kampanyalara ve keskin saflaşmalara yol açan Anayasa Referandumu süreci dünkü halk oylaması ile sona ermiş oldu.

Referandumun resmi olmayan kesin sonuçları öncelikle boykot çağrısı yapan BDP ve Kürt hareketinin zaferini işaret etmektedir.

Anayasa paketinin içeriğinin tartışılıp oylandığı bir halk oylamasından çıkarılarak egemen kliklerin boy ölçüşmesi ve halkı yedekleme sınavına dönüştürülen referandumda ,"Hayır" ve "Evet" cephesinin esas aktörleri olan CHP ve AKP zafer sayılabilecek bir sonuç elde edememişlerdir.

Kürt kentlerinde, başta AKP olmak üzere tüm düzen partileri, devlet kurumları ve tarikatların oluşturduğu blok, BDP'nin BOYKOT çağrısını sahiplenen halk tarafından ağır bir yenilgiye uğratılmıştır.

Referandumun genel olarak kaybedenleri ise "yetmezci" sol kesimler olmuştur. Egemen klikler arası güç denemeleri ve kitleleri yedekleme operasyonları, kendilerine sol, sosyalist diyen çevreler için referandum sürecini bir sınava dönüştürdü; ya demokrasi güçlerinin birliğini amaçlayan bağımsız bir tutum alacak ve aynı zamanda Kürt halkının taleplerine sahip çıkacaklardı ya da egemen kliklerin kuyruğuna takılarak kifayetsizliklerini tescil edeceklerdi.

Ne yazık ki söz konusu grupların önemli bir kısmı ikinci seçenekte ısrar ederek düzene alternatif olacak üçüncü bir cephe için "yetmez"liklerini kanıtlamışlardır. Genel olarak halka, kitlelere güveni olmayan,"hayırcı" elit-üst tabaka solcuları ilk sonuçlardan itibaren her zaman olduğu gibi halkı suçlamaya, dahası aşağılamaya başlamışlardır. Oysaki Kürt hareketinin ve Kürt halkının boykot başarısı, örgütlü halkın gücüne güvenmenin yersiz olmadığını bir kez daha göstermektedir.

Referandum süreci ve sonuçlarının gösterdiği en önemli şey ise emek ve demokrasi güçlerini temsil edecek örgütlü bir hareketin yokluğu ve demokratik Kürt hareketinin örgütlü müttefiklerden yoksunluğudur.

Başka ayrıntılara girmeden, en görünür sonuçlara baktığımızda Kürt halkının boykot başarısının ülkenin geri kalan kesimindeki tüm gerçek demokratlara, sosyalistlere, özgürlük ve barıştan yana olanlara, yeni ve demokratik bir anayasa isteyenlere çağrısı anlamına geldiğini de görmek gerekir.

Bu, işçilerin, emekçilerin ve ezilenlerin ortak mücadelesini temsil edecek bir örgütlenme sürecini başlatma çağrısıdır.