21 Eylül 2010, Salı

Boykot cephesine gözaltına protesto

Boykot cephesine yönelik gözaltıların protesto edildiği eylemde polis, Avukat Taylan Tanay'ı da yumrukladı.

Boykot cephesine yönelik geliştirilen polis baskınları bu kez de kendisini SDP ve Toplumsal Özgürlük Platformu'nda gösterdi. BDP ve ESP'nin ardından İstanbul'da SDP'nin İstanbul İl Binasına ve Kadıköy İlçe Merkezi'ne baskın düzenleyen polisin hedefinde, ayrıca TÖP üyelerinin evleri de vardı. Boykot cephesine düzenlenen baskınlar sonucunda aralarında SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ve TÖP Sözcüleri Oğuzhan Kayserilioğlu, Tuncay Yılmaz'ın da yer aldığı çok sayıda kişinin gözaltına alınması, Taksim'de protesto edildi. Eyleme BDP, ESP, EMEP, Halkevleri ve İHD de destek vererek boykot cephesine yönelik gözaltıların derhal sonlandırılmasını istediler. Bu arada protestoculara Mc Donald's'dan taş atılarak provokasyon yaratılmak istendi. Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler ise taş atanlara müdahale etmek yerine, taşları ceplerine koyup sakladılar. Yanındaki görgü tanıyığıyla Mc Donald's'a giren ÇHD Temsilcilerinden Avukat Taylan Tanay da, polislerin yumruklu saldırısına uğradı.

'HAZMEDEMEDİLER'

Etkinlikte konuşan BDP İl Eş Başkanı Mustaca Avcı, Kürt halkının yanında yer alanlara, sosyalistlere, devrimcilere yapılan bu baskıların amacına ulaşamayacağını vurgulayarak, şu tepkiyi gösterdi: "Kürt halkına yönelmek demek barışa yönelmek demektir, kardeşliğe, özgürlüklere ve demokrasiye yönelmektir. Bir taraftan demokrasi havadisi kesileceksiniz, barış ve kardeşlikten söz edeceksiniz, diğer taraftan ise barışı ve kardeşliği tesis etmeye çalışan güçlere yöneleceksiniz!"

Boykot cephesinin referandum süreciyle birlikte büyük bir kanal açtığını ve bunu hazmedemeyenlerin ise saldırı halini aldıklarını ifade eden Avcı, baskılar sonucunda yılmayacaklarını, barışı ve kardeşliği tesis edene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini duyurdu.

'DEMOKRATİK AÇILIM'I GÖRMÜŞ OLDUK

Ardından söz alan EHP Genel Başkanı Sibel Uzun da, referandumdan sonra AKP'nin "demokratik açılım" politikasındaki samimiyetsizliğinin gözaltılarla görüldüğüne vurgu yaparak, saldırıların özellikle boykot cephesine yöneldiğini belirtti ve şöyle dedi: "Saldırılar önce ESP'ye sonra BDP'ye yöneldikten hemen sonra provokasyonu hat safhaya ulaştırmak için boykotun en başarı olduğu Hakkari ye yöneldi. 'Ergenekoncularla mücadele ediyoruz' adı altında 'iyi çocuklar' yine işbaşındaydı. Şimdi de bu saldırılar SDP ve TÖP'ü hedef aldı. Biz tüm bu provokasyon ve saldırıları kınıyoruz ve lanetliyoruz."

'DAYANIŞMAYI YÜKSELTECEĞİZ'

ESP İl Yöneticisi Ersin Sedefoğlu da, yaptığı konuşmada, saldırıları kınadı ve Kürt halkıyla dayanışmaktan vazgeçmeyeceklerini söyledi: "Bu saldırıların Kürt Ulusal Hareketinin Batı'da barış ve kardeşlik alanının açılması, yükseltilmesi açısından ilerici, devrimci, sosyalistlerin yürüttüğü mücadeleyi engellemek, bu alanı daraltmak amacıyla yapılan saldırılar olduğunu geçmiş tecrübelerimizden çok iyi biliyoruz. Kürt halkıyla dayanışmak isteyen, onunla ittifak yapmak isteyen tüm güçler, kurumlar, devletin hedefinde oluyorlar. Ama şu hiç gözden kaçmasın ki; biz Türkiyeli sosyalistler ve devrimciler olarak, Kürt halkının her zaman yanında olduğumuz gibi bundan sonra da Kürt halkına ve BDP'ye yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız ve dayanışmayı yükselteceğiz."

AKP'NİN AMACI ORTAYA ÇIKTI

AKP'nin referandum sonrasında asıl hedeflerini saldırılarla ortaya koyduğuna işaret eden İHD İstanbul Şube Başkanı Abdulbaki Boğa da, "Yargının bağımsızlığına dem vurarak, toplumu kandırarak tam da istediği şekilde bağımlı bir yargı yaratmakta olduğunu BDP'den ESP'ye, SDP'den TÖK'e yönelik yapılan keyfi gözaltılarla ortaya koymuş oldu'' diye konuştu. Boğa, "Hani yargı bağımsız olacaktı?" diye sorarak, yargının dün olduğu gibi bugün de Kürt halkının yanında yer alan muhaliflere dokunduğunu kaydetti. Bu mu bağımsızlık, bu mu demokrasi?'' diye konuştu.

12 EYLÜL SÜRÜYOR

Halkevleri Sözcüsü Umar Karatepe ise, ''12 Eylül AKP iktidarıyla sürüyor. 12 Eylül'ün sürdüğünü Dersim, Hakkari 'deki saldırılarda gördük. ESP, BDP, SDP ve TÖK'e yapılan gözaltılarla gördük. 12 Eylül'ün sürdüğünü açılım adı altında Kürt hareketine yapılan baskılar ve saldırılarla gördük'' dedi.

AKP'NİN MASKESİ DÜŞTÜ

EMEP İl Yöneticisi İsmail Seyrek de, egemenlerin tarih boyunca kendilerinden talep edilen istekler karşısında yetersiz kaldıkları için, bu durumu baskı ve zorla yok etmeye çalıştıklarını söyledi ve ekledi: "Bugün de ülkemizde başını AKP'nin çektiği bir iktidar özellikle barış talebi karşısında yetersizliğini sözde barıştan yanaymış gibi görünerek, barış için mücadele edenleri hedef alıyor. Dün referanduma ilişkin sahte söylemlerle boy gösterenlerin bugün Kürt hareketine ve sosyalist örgütlere yönelik gözaltılarla bir kez daha maskeleri düşmüştür."

SALDIRGANI POLİS 'YUMRUKLA' KORUDU

Eylemin ardından Galatasaray Meydanı'ndan Taksim Tramvay Durağı'na doğru yürüyüşe geçen kitleye civardaki Mc Donald's'dan taş atıldı. Kitle bu provakasyona tepki gösterirken; saldırganları tespit etmek için görgü tanığı ve basın mensupları ile Mc Donald's'a giren Av. Taylan Tanay, sivil bir polis tarafından şiddete uğradı. Tanay'a yumrukla saldıran polis, basın mensuplarının görüntü almasını da engellemeye çalıştı.

EmekDunyasi.Net

Bağlantılı Haberler