Demokratik-leş-me ve akbaba'lar!
Ayın üzerinde ilk adımını atıp da, "İnsan için küçük, insanlık için büyük bir adım" diyen Neil Amstrong'un sözünü aklımdan çıkartmıyorum referandumdan beri. AKP için küçük, AKBABA'LAR için büyük bir adım...
Kimdir bu AKBABA'LAR ve demokratikleşme yerine demokratik-leş-me nasıl olur, hep birlikte görelim.
***
Bu yıl Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde nedense çocuklar daha da bir şevkle koşturdular okullarına. Oysa anadilde eğitim isteyen Kürtler okullarda boykota gitmişlerdi! Boykot mu o da neydi? Katılım tamdı. Gazetelerde bunu okuduk durduk. AKBABA'LAR tarafsız medya ile tarafsızca bilgilendirdiler halklarını. Neden okulların ilk ders günü yoklama yaptıklarını açıklamadılar sadece... Fişlenmelerin artık ilkokul sıralarından başladığını da paylaşmadılar bizlerle.
Mardin'in Kelektepe köyünde "Şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk" şarkısını söyleyerek okullarına koştu çocuklar. Okulda öğretmenin olmaması önemli değildi. Doğal olarak 1.sınıf öğrencilerine 5.sınıf öğrencilerinin ders vermesinin de bir anlamı yoktu.
Konudaki AKBABA'LARIN ne iş yaptıklarını açıklamama gerek yok sanırsam. Onlar işlerine gelen boykotu sever, işlerine gelmeyenden haberdar olmazlar. Onlar, "Sende bu mesleği seçmeseydin" deme haklarına sahip oldukları için, öğretmensiz çocuklara da "Sen de bu okula gitmeseydin" diyebilirler.
Boykotla, öğretmensizlikle, KPSS skandalları ile İstanbul Kadıköy'de etek giydikleri için okula alınmayan kız öğrencilerle, Sarıyer'de başka bir lisede kısa etek giydiği için fişlenen ve dahası "Yol kenarında iş bekleyen kadınlara" benzetilen öğrencilerle ders zili çaldı. Birde, AKBABA okul müdürleri ile!
İşte size 2010-2011 eğitim-öğretim yılından demokratik-leş-me!
***
Madımak saldırısının acılarını dindirememişken, İstanbul Tophane'de yeni kanamalara sahip olduk. Sanat galerilerinin camları kırıldı, açılışa gelenler tartaklandı, yaralandı... Neden basitti, Tophaneli gençler içki içilmesini istemiyordu...
Sanat, sanatsever, sanatçı geç bunları... Leşe dönen demokrasiden bahset bana. Bir de; ülkemizde mahalle baskısı yok diyen AKBABA'LARDAN!
***
26 Eylül'de bir haber daha okuduk barıştan, adaletten yana! TAYAD üyeleri Bolu'da taş ve sopalarla saldırıya uğramışlardı... Oysa onlar gittikçe kötüleşen tutukluluk şartları düzelsin diye yürüyorlardı. Tecrit uygulamaları bitsin, hasta tutuklular serbest bırakılsın diye... Başka Güler Zere'ler, Abdullah Akçay'lar ölmesin diye...
AKBABA'LAR hasta değil raporları vermeye devam ederken, tutuklu haklarını görmezden gelmeyi sürdürürken dışarıda da tutuklu yakınları böyle dövülüyordu...
***
Türkiye referandum sürecini geride bırakıp, daha demokratik bir ülke olma yolunda başarılı bir adım attı. AKP için küçük ama AKBABA'LAR için büyük bir adımdı bu.
Şimdi elimizde, leşe dönen bir demokrasi ile leşten beslenen AKBABA'LAR var!