30 Eylül 2010, Perşembe

KCK eylemsizliği bir ay daha uzattı

KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, eylemsizlik sürecini uzattıklarını açıkladı. Karayılan, karşılıklı güven verici çabaların gelişmesi durumunda sürecin süresiz ateşkese dönüşebileceğini belirtti.

KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan Kandil'de düzenlendiği basın toplantısında eylemsizlik sürecini 1 ay uzattıklarını açıkladı. Karayılan, karşılıklı güven verici çabaların gelişmesi durumunda sürecin süresiz ateşkese dönüşebileceğini belirtti.

ANF ajansının haberine göre basın toplantısında Karayılan, ''Bu sürecin süresiz bir ateşkes olarak uygulanması tarafımızdan arzulanmıştır. Ancak AKP hükümetinin son iki hafta içerisinde hareketimizin tasfiyesine dönük faaliyetleri bizlerde ciddi kaygılar yaratmıştır'' dedi.
KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan tarafından okunan açıklamada, Ortadoğu'da çözüm bekleyen en temel sorunlardan birinin Kürt sorunu olduğuna dikkat çekildi. Bu sorunun yüzyıla dayanan çözümsüzlük ve çatışma durumu başta Kürt halkı olmak üzere bölge halklarına çok acılar yaşattığını belirten Karayılan, "Şimdi her zamankinden daha fazla çözüme ve kalıcı bir barışa yakın olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü her şey; tarihi, siyasal ve toplumsal koşullar sorununun çözümünü zorlamakta ve bizlere dayatmaktadır. Hareketimiz baştan beri bu sorununun çözümü için ciddi çabalar sarf etmiştir. Özellikle Önderliğimizin sorununun barışçıl ve demokratik çözümü için son 18 yıl boyunca büyük çabalar harcadığı tüm kamuoyunun yakından bildiği bir gerçekliktir. Önderliğimiz, bugün ilan edeceğimiz kararın alınmasında da yine belirleyici bir role sahiptir" dedi.

TEK TARAFLI ADIMLAR SONUÇ VERMİYOR

"Hareket olarak bu sürecin kalıcı bir barış ortamına dönüşmesi için tek taraflı adımların ve çabaların istenen sonucu vermediğini belirten Karayılan şöyle konuştu: "Halkımızın geliştirdiği özgürlük mücadelesinde Zap direnişi ve 2009 Mart yerel yönetim seçimlerinde aldığı başarılı sonuçlar, önemli bir dönüm noktası olmuştur. Hareketimizin 13 Nisan 2009 tarihinde ilan ettiği tek taraflı eylemsizlik kararı, bu dönüm noktasındaki gelişmelerin bir sonucuydu. Hareket olarak bu sürecin kalıcı bir barış ortamına dönüşmesi için tek taraflı adımlarımız ve çabalarımız istenen sonucu vermemiştir. Bunun nedeni, AKP hükümetinin beklentilerin tam tersine, binlere varan siyasi tutuklama, DTP'nin kapatılması ve askeri operasyonları sürdürmesidir. Ardından da adına milli birlik ve kardeşlik projesi dediği içi boş, tamamen bir aldatma ve tasfiyeden ibaret olan demokratik açılım adı altında bir proje geliştirmiştir. AKP hükümetinin bu yaklaşımı sorunun daha da ağırlaşmasına, acıların artmasına ve daha ciddi bir güven bunalımına neden olmuştur."

'1 AY SONRA YENİDEN DEĞERLENDİRECEĞİZ'

"Hareketimizin yönetimi bu mesajı değerlendirmiş, bundan hareketle 13 Ağustos'ta ilan edilen ve 20 Eylül'de süresi biten eylemsizlik sürecini uzatma kararını almıştır. Karşılıklı güvenin gelişmesi ve sürecin nitelik kazanarak kalıcı bir barışa dönüşmesi için, bu sürecin süresiz bir ateşkes olarak uygulanması tarafımızdan arzulanmıştır. Ancak AKP hükümetinin son iki hafta içerisinde gerçekleştirdiği güvenlik zirvesiyle birlikte hareketimizin tasfiyesine dönük başta ABD ve Irak olmak üzere çeşitli güçlerle yürüttüğü diplomatik faaliyetler ve yenilemekte olduğu sınır-ötesi operasyon tezkeresi karşı tarafın samimiyetine ilişkin bizlerde ciddi kaygılar yaratmıştır. Ayrıca hükümetin kullandığı üslup ve yürütülen psikolojik savaş bu kaygılarımızı haklı olarak arttırmış bulunmaktadır.

Öte yandan Önderliğimizle başlatılan diyalog sürecinin ne kadar yürüyüp-yürümeyeceğini de görmek ve izlemek gerekmektedir. Bu nedenlerden dolayı esas olarak süresiz ateşkes biçiminde düşündüğümüz bu sürecin sağlıklı gelişimi açısından bir ay sonra yeniden bir durum değerlendirmesi yapmayı gerekli görmüş bulunuyoruz. Önümüzdeki ay içerisinde karşılıklı güven verici barışçıl çabaların vücut bulması halinde sürecin süresiz bir biçimde ateşkese dönüşeceği açıktır. Aksi taktirde yeni bir değerlendirmeye gidilecektir."

ATEŞKES İÇİN KOŞULLAR

Belirlenen süre içinde gerilla güçlerinin zorunlu ihtiyaçlar çerçevesindeki faaliyetler dışında herhangi bir hareketlilik içinde bulunmayacağını açıklayan Karayılan, "Ancak güçlerimizin üzerine şiddetle gidildiğinde kendini savunma çerçevesinde cevap verme ve misileme haklarını kullanacaklardır. Bu dönemde güçlerimiz kendisini savunmayı esas alacaktır" dedi. Tüm kamuoyunun ve barıştan yana olan kesimlerin bu sürecin sürmesi ve bir daha çatışmaların başlamaması için, karşı tarafın uyması gereken hususları olduğunu hatırlatan Karayılan, şöyle devam etti:

"- Öncelikle, gerillanın üs alanlarına dönük askeri operasyonlara son verilmesi gerekmektedir. Çünkü askeri operasyonların devam etmesi, ateşkesi kendiliğinden anlamsız hale getirecektir. Bu nedenle gerçek anlamda bir ateşkesin uygulanması için çift taraflı olması kesin gereklidir.

- Diğer önemli bir husus; Kürt halkının toplumsal, siyasal ve kültürel alanlarına dönük siyasi amaçlı operasyonlarla, baskı, şiddet ve haksız yere tutuklamaların durdurulmaması toplumsal gerginliği arttıracağı ve ateşkesi sürdürülemez hale getireceği açıktır. Bu nedenle ortamı tahrik edici, Kürt halkının siyasal iradi güçlerine karşı siyasal operasyonlara son verilmesi gerekmektedir.

- Sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi için en önemli bir husus da, Kürt sorunun çözümünü de kapsayan demokratik bir anayasa ile demokratik cumhuriyet sürecinin geliştirilmesidir. Sorunun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleştirilmesi için demokratik anayasa ertelenemez bir görev olup, bu konuda pratik adımlarının atılması süreci derinleştireceği muhakkaktır.

- Bütün bunlarla birlikte Önder APO ile diyalog ve müzakerenin ilerletilmesi, bu sürecin gelişmesi, sağlıklı yürümesi ve sonuç alıcı olması için stratejik bir husus durumundadır. Sorunun köklü çözümünde genel ve güvenlik boyutunun Önder APO ile, demokratik haklar ve anayasa boyutunu da Kürt halkının yasal temsilcileri durumunda olan DTK ve BDP ile diyalog ve müzakerenin sürdürülmesi kalıcı barışı gerçekleştirecek yegane yol durumundadır."

KATKI ÇAĞRISI

Kürt sorunun temel çözüm formülünün Demokratik Cumhuriyet ve Özerk Kürdistan formülü olduğunu söyleyen Karayılan, "Açık ki, sorunun çözümünde bir muhatap sorunu yoktur. Kürt Halk Önderliği tek muhatap durumundadır. Ancak Kürt halkının yasal demokratik temsilcilerinin de siyasal bir muhatap olarak rol oynamaları bu sürecin bütünlüğü çerçevesinde yürütülmesi gereken bir görevdir. Burada önemli olan sorunun çözümüne dönük güven verici, samimi pratik adımların atılmasıdır. Mevcut güvensizlik ortamını güven arttırıcı tedbirlerle aşmak ve karşılıklı saygı temelinde sorumlu yaklaşımı geliştirmek bu sürecin en önemli, çözümleyici politik duruşu olacaktır.

Bilinmeli ki, Kürt sorununda demokratik çözüm bölgede istikrar ve demokrasinin gelişmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Bu güçleri, Kürdistan'da barışçıl bir çözüm sürecinin gelişmesi, halkımızın bir halk olmaktan kaynaklı doğal haklarına kavuşması için sorumluluklarının gereğini yerine getirmeye, barışçıl çözüm politikalarını desteklemeye ve şiddete dayalı politikalara destek vermemeye çağırıyoruz" dedi.

Türkiye'de Kürt sorununun çözümü için, halkların kardeşliği ve ulusal çıkarlar temelinde herkesin çaba göstermesi gerektiğini belirten Karayılan şöyle devam etti: "Başta Güney Kürdistanlı siyasi güçler olmak üzere, tüm Kürdistanlı yurtsever-demokratik güçleri ulusal birlik ve dayanışmayı geliştirmeye, Türkiye'de Kürt sorununun çözümü için, halkların kardeşliği ve ulusal çıkarlarımız temelinde çaba göstermeye çağırıyoruz.

Özellikle Türkiye'deki tüm aydın, demokrat, devrimci ve sorunun çözümünden yana olan herkesi, Kürt sorunun demokratik çözümünün aynı zamanda Türkiye'nin demokratikleştirilmesi anlamına geleceğinden hareketle, bu süreçte rollerini oynamaya, onurlu ve kalıcı bir çözüm için ciddi çabalar ortaya koymaya çağırıyoruz.

Türk devletini ve AKP hükümetini bir kez daha ilan ettiğimiz ateşkes karşısında ucuz politikalardan kaçınmaya, tasfiye planlarına son vermeye, çözüm için güven verici, samimi ve doğru politikalar üretmeye ve bu temelde pratik adımlar atmaya çağırıyoruz. Türkiye'deki muhalefet partilerini de Kürt sorunu üzerinden ırkçılığı ve milliyetçiliği körükleme siyasetini terk etmeye, barış, kardeşlik ve özgür birlik çizgisine katkı sunmaya çağırıyoruz."

EmekDunyasi.Net