15 Ekim 2010, Cuma

ESP: Bu düzen değişmeli

ESP Genel Başkanı Yüksekdağ, 7 Kasım'da düzenlenecek partinin 1. Kongresi öncesi düzenlediği basın toplantısında, siyasette öncelikle özgürleştirilmiş bir alan yaratmayı hedeflediklerini söyledi, partinin kuruluş anlayışı ve örgütsel yapısının, toplumun siyasete doğrudan ve merkezden katılımını sağlayacak şekilde oluşturulduğunu ifade etti.

Ezilenlerin Sosyalist Partisi Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi(TAREM)'nde gazetecilerle bir araya geldi. Yüksekdağ, partinin 1. Kongresi öncesi düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında, 1 yıllık çalışmaları hakkında bilgi verdi, ESP'yi anlattı.

Yüksekdağ, 9 aydır "amaç insan" diyerek çıktıkları yoldaki yürüyüşlerinin sürdüğünü, 7 Kasım günü gerçekleştirecekleri partinin 1. Kongresi ile bu etabı tamamlamış olacaklarını söyledi.

Yola çıkarken, sosyalist hareketin önemli bir geleneğini, birikimini ve bunların doğurduğu sorumluluğu sırtladıklarını ifade eden Yüksekdağ, "ESP'nin bir parti olarak siyaset sahnesine çıkışı, sol-sosyalist parti ve örgütlenmelerin egemen siyaset tarafından kulvar dışı bırakılmaya çalışıldığı koşullarda, sosyalist hareketin politik bir güç olarak varlığını ve gelişimini hedefliyor. Bu, halkımıza mevcut düzen işleyişi ve siyaseti dışında bir seçenek olmadığını dayatan anlayışın da cepheden reddidir. Biz, seçeneksizlik, çaresizlik, en fazlasından kötünün iyisine mahkûmiyet üzerine kurulu siyaset prangalarının kırılmasını istiyoruz" dedi.

SİYASETTE ÖZGÜR ALAN

Bu anlamda ESP'nin siyasette öncelikle özgür ve özgürleştirilmiş bir alan yaratmayı hedeflediğini kaydeden Yüksekdağ, politik özgürlüğün olmadığı yerde özgür seçimlerin ve seçme şansının olmayacağını dile getirdi. Yüksekdağ, "Bizim memleketimizde hiçbir zaman özgürlükler paketlenip işçi sınıfı ve emekçilerin önüne konulmadı. Tam tersine bütün özgürlük arayışları egemen köleleştirme ve tek tipleştirme rejiminin baskı ve saldırılarına uğradı" dedi.

Yüksekdağ, AKP'nin anayasa değişiklik paketine ilişkin "özgürlük" propagandasına işaret etti, Kürt halkının, Alevilerin, gençlerin ve toplumun tüm ezilen kesimlerinin özgürlük taleplerinin, anayasa referandumu sonrasında da varlığını koruduğuna dikkat çekti. Yüksekdağ, "Özgürlük adına paketlenmiş yalan ve oyalamalara değil açık ve gerçek özgürlük taleplerine ve mücadelesine dokunmak zorundayız" dedi, ESP'nin sokağın, üretimden gelen gücün ve ezilenlerin yaşam alanlarının sesi olarak, özgürlüğün kapısını açmak için kurulduğunu söyledi.

TOPLUMUN SİYASETE DOĞRUDAN KATILIMI

ESP Genel Başkanı, partinin örgütsel yapısı hakkında da bilgi verdi. Kuruluş anlayışı ve örgütsel yapısının, toplumun siyasete doğrudan ve merkezden katılımını sağlayacak şekilde oluşturulduğunu ifade eden Yüksekdağ, bunun kanalları olarak meclisler biçiminde örgütlendiklerini anlattı. Yüksekdağ, merkezi ve yerel parti meclislerinin yanı sıra, Sosyalist Kadın Meclisleri, Sosyalist İşçi Meclisleri oluşturduklarını, Sosyalist Gençlik Meclislerinin de oluşum sürecinde olduğunu anlattı. ESP Genel Başkanı Yüksekdağ, bu meclislerin doğrudan söz ve karar organları olarak işletildiğine dikkat çekti.

REJİM KRİZİ

Partilerinin oldukça önemli siyasi gelişmelerin yaşandığı bir süreçte kurulduğunu anımsatan Genel Başkan Figen Yüksekdağ, "Egemen siyaset cephesinde çok açık bir rejim krizi yaşanıyor. Bir taraftan işçi sınıfı ve emekçilerin beklentilerine yanıt veremeyen rejim kuvvetleri, diğer taraftan da kendi içinde hakimiyet mücadelesi yaşanıyor. Rejimin cumhuriyet tarihi boyunca üzerinde yükseldiği resim ideoloji çatlamış, sarsılmış durumda. Bu durum mevcut anlayışla kitlelerin yönetilmesini olanaksız hale getirdi" diye belirtti. Yüksekdağ, krizin çözülmesi için rejimi yeniden düzenleyen politikaların gündeme geldiğini, ancak rejimin kendi içindeki krizi çözse de kitlelerle arasındaki krizi çözebilecek bir yapıya sahip olmadığını söyledi.

Yüksekdağ, şöyle konuştu: "Bu koşullarda, toplumun değişim isteğine, rejimle devrimci bir hesaplaşma üzerinden yanıt verebilecek bir siyaset çizgisine duyulan ihtiyaç çok güçlüdür. Partimiz, işte bu nedenle varolan durumu cepheden reddederek, 'Böyle gelmiş böyle gitmez, bu düzen değişmeli' dedi. Değişim ihtiyacı ne kadar açıksa, değişimin öncülüğünü yaratma ihtiyacı da o kadar açıktır."

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Kürt sorunu konusunda mevcut rejimin sorunu çözemeyeceğini ifade etti, "Şuan mevcut durumda Türkiye'nin en büyük sorunu Kürt sorunudur. Mevcut sosyalist hareketin temel görevi bu sorunu çözmektir" dedi.

'KCK DAVASINA KATILACAĞIZ'

KCK'nin Diyarbakır'da görülecek davasına merkezi olarak katılacaklarını duyuran Figen Yüksekdağ, insanlıktan adaletten yana herkesin katılmasını istediklerini belirtti, "O duruşma yerini bir mücadele ve hesap sorma alanına çevirelim. Bir mahkeme içeride sürerken diğer mahkeme de dışarıda görülecek. Asıl mücadele dışarıda görülecek" dedi.

Yüksekdağ, Kürt sorunu konusunda ezen ulus emekçilerinin aktif rol almasını sağlamak için mücadele edeceklerini ifade etti.

Şili'deki madencilerin kurtarılmasına da değinen Yüksekdağ, Başbakan'ın "kader", Devlet Bakanı Ömer Çelik'in "bizde olsa 3 günde kurtarırdık" sözlerini hatırlatarak, iş cinayetlerinin Türkiye'nin acı bir gerçeği olduğunu söyledi, hala cesedi bulunmayan işçiler olduğuna dikkat çekti.

Yüksekdağ, "Bu sözlerin tribünlere söylenmiş olduğunu görüyoruz. Bu cesareti nereden aldıklarını anlayabilmiş değilim. Bunlar gerçeği yansıtmıyor" dedi.

Figen Yüksekdağ, basın özgürlüğüne de değindi, 17 Ekim'de yapılacak olan Avrasya Maratonu'nda gazetecilerin özgürlük için koşacağını, bunun da ülke gerçeğini yansıttığını ifade etti.

EmekDunyasi.Net

İstanbul -

Bağlantılı Haberler