23 Ekim 2010, Cumartesi

FIDH BAŞKANI BELHASSEN'DEN AB'YE:

Bu ilgisizlik neden?

KCK davasını takip etmek için Diyarbakır'a gelen Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Başkanı Souhayr Belhassen, "AB ülkelerinin bu dava örneğinde siyasi ilgisizliği ne kadar yüksekse, ticari ilgisi de o kadar yüksek" dedi.

Diyarbakır'da görülmekte olan KCK davasını izlemek için Türkiye'ye gelen Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Başkanı Souhayr Belhassen ve beraberindeki heyet, İHD İstanbul Şubesi'nde düzenledikleri basın toplantısıyla izlenimlerini paylaştı. İHD'nin kurulduğu ilk günden bu güne federasyonlarına bağlı bir dernek olması nedeniyle kendilerinin destek olmak amacıyla Diyarbakır'a gitmelerinin normal olduğunu dile getiren federasyon başkanı Belhassen, çünkü içerisinde siyasetçileri, insan hakları savunucularını, çevre aktivistleri ve sendika yöneticilerinin tutuklu bulunduğu davada onlara destek olmak istediklerini aktardı. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey ve iki dernek üyesinin daha tutuklanması ve bürolarının dağıtılmış olması nedeniyle yanlarında bulunduklarını belirten Belhassen, "Terörist örgüte üye oldukları dair kendilerine yöneltilen suçlama, öncelikle kanıtlanmak zorundadır. Bu davada öncelikli olarak adaletli bir yargılama yapılmalı ve bu adil yargılama sonucunda yine adaletli bir karar çıkmalıdır" dedi.

'ERBEY AP'DE KONUŞTUĞU İÇİN YARGILANIYOR'

Belhassen, 18 aydır haksız bir biçimde tutuklu bulunan insanların ne kendilerinin ne de avukatlarının dosyalarına ulaşamamasını "masumiyet karinesine aykırılık" teşkil ettiğini vurgularken, davayla ilgili bir diğer olumsuz noktanın davanın halka açık bir biçimde yapılmaması olduğunu kaydetti. Belhassen, bu kadar sayıda kişinin yargılandığı davanın görüldüğü salonun küçük olması nedeniyle tutuklu ailelerinin ve avukatların birçoğunun davayı takip edememesini de eleştirdi. Oldukça uzun olan iddianamenin bir bölümü dahi incelediklerinde iddianamenin "dengesiz" olduğunu kavradıklarını dile getiren Belhassen, "Erbey, Avrupa Parlamentosu (AP) önünde konuştuğu için yargılanıyor. Bu ve buna benzer birçok asılsız suçlamanın yönelttiği iddianame konusunda savcılar bir an önce harekete geçmeli. Biz, FIDH olarak bu tür iddialarla suçlanan insanların masumiyet karinesine uygun olarak derhal özgür bırakılmasını istiyoruz. Bugün Türkiye demokratik ve özgürlükçü bir ülke olma yolunda ilerlemek ve AB üyeliği yolunda devam etmek istiyorsa bunu yapmalıdır. Bunun yanında AB'de bu davaları gündemine almalıdır" diye talepte bulundu. Belhassen, takip ettiği duruşmalarda kendisini en fazla etkileyen kişinin ise, bir mitingde pankart taşıdığı gerekçesiyle hakkında 7,5 yıl hapis cezası istenen "Özgürlük annesi" olarak tanımladığı Rahime Yıldız olduğunu ifade etti.

'TÜRKİYE CEZAEVLERİ KAYGI VERİCİ'

Souhayr BelhassenBelhassen, konuşmasında Türkiye cezaevlerinde yaşanan sorunlara da değindi. 65 bin kişi kapasitesine sahip Türkiye cezaevlerinde şu an 120 bin kişinin tutuklu bulunuyor olmasının kaygı verici olarak değerlendiren Belhassen, "Kapasitenin üstünde bir tutuklu sayısının olması yönetim, sağlık, vb. sorunları beraberinde getirdiğinin altını çizdi. Belhassen, yine aldıkları bilgiye göre sağlık durumları oldukça ciddi olan 90 hasta tutukludan aralarında kanser hastası Nurettin Soysal'ın da bulunduğu 13'ünün ölüm sınırında olması sorununu görüştükleri Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e de aktardıklarını anlattı. Görüşmede Bakan Ergin'e bu tutukluların bir an önce tedavisinin yapılmasını ve affedilmelerini talep ettiklerini ve Ergin'in hasta yatağına zincirli bir şekilde tedavisine devam edilen Soysal'ı ziyaret etmeleri konusunda kendilerine izin vermesine rağmen daha sonra kendisine ulaşamadıklarını söyledi. Belhassen, KCK davasını sorduğu Ergin'in kendisine 'Teröristlerin eylem yapmasına izin veremeyeceklerini, devletin vatandaşlarını korumakla görevli olduğunu ve öldürülen iki imamında ailelerinin gözyaşı döktüğünü' söylediğini de aktardı.

'BU İLGİSİZLİK NEDEN?'

Belhassen'in ardından konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Av. Abdülbaki Boğa, Adalet Bakanı Ergin'in sarf ettiği cümleleri heyete yorumladı. Av. Boğa, "Bakanın davaya ilişkin sunduğu gerekçeler bile, aslında davanın ne kadar siyasi bir dava olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bakan'ın sözleri somut delillerin ortaya konulamadığı davada tutuklu bulunanların illegalize edilmek istendiğinin kanıtıdır" dedi. KCK davasına ilişkin izlenimlerini paylaşan heyet daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. AB'nin böyle bir davaya neden sessiz kaldığı konusundaki soruyu Belhassen, "AB'nin bu davaya ilgisiz kaldığı konusunda sizinle aynı fikirdeyim. AB ülkelerini bu dava örneğinde siyasi ilgisizliği ne kadar yüksekse, ticari ilgisi de o kadar yüksek" şeklinde yanıtladı.

Diyarbakır - DİHA

Bağlantılı Haberler