Sansüre karşı internet tutulması:
İnternette grev vakti!
Internet bugün kısa tarihinin en önemli özgürlük yanlısı eylemlerden birine sahne olacak. 18 Ocak tarihinde binlerce internet sitesi, ABD Kongresi'nde görüşülmekte olan ve görünüşte korsan yayıncılığı hedef alan iki yasa tasarısını protesto etmek için bir günlük greve gidiyor.
Internet bugün kısa tarihinin en önemli özgürlük yanlısı eylemlerden birine sahne olacak. 18 Ocak tarihinde binlerce internet sitesi, ABD Kongresi'nde görüşülmekte olan ve görünüşte korsan yayıncılığı hedef alan iki yasa tasarısını protesto etmek için bir günlük greve gidiyor.
Grev, önümüzdeki hafta ABD'de oylanacak "Çevrimiçi Korsanlığı Önleme Yasası"na (SOPA, Stop Online Piracy Act) ve PIPA (Protect Intellectual Property Act) olarak bilinen yasa tasarılarına karşı örgütleniyor. Bu yasa tasarılarına karşı bugün tüm dünyada internet karartma eylemleri yapılacak.
Her ne kadar söz konusu tasarılar esas olarak "telif hakları" temelinde ve görünüşte "korsan" yayıncılığın önüne geçmek amacıyla hazırlanmış olsa da muhalif çevreler bu düzenlemelerin genel internet özgürlüklerinin kısıtlanmaya başlamasının ilk ve en önemli adımı olacağını belirtiyor.
Yurtdışından Reddit, Mozilla, Wikipedia, Wordpress gibi sitelerin katılacağı eyleme Türkiye'den destek verecek web siteleri, internet karartma eylemi kararlarını "İnternet Tutulması" adresinden duyurdu.
YASA TASARISI 24 OCAK'TA GÖRÜŞÜLECEK
24 Ocak'ta Kongre'de görüşmeye açılacak olan tasarıları durdurmak için uzun zamandır internet üzerinden kampanyalar örgütleniyor. Bu kampanyanın en önemli adımı olarak bugün gün boyu düzenlenecek olan greve aralarında önemli sosyal paylaşım ve bağımsız haber sitelerinin de olduğu 1700'den fazla internet sitesi katılacağını açıkladı. Yayınını durduracak bloglarla birlikte "grevci sitelerin" sayısı 5000'i aşıyor.
Milyonlarca kullanıcıya sahip sosyal paylaşım sitesi Reddit, yarın 12 saat boyunca yayınını durduracak. İnternetin en önemli bilgi kaynağı niteliğinde olan ve her gün 25 milyondan fazla ziyaretçi tarafından kullanılan Wikipedia da 24 saat boyunca yayınını durdurarak greve katılacağını ilan etti. Grev boyunca siteyi ziyaret edecek olan kullanıcıların karşısına olağan sayfa yerine Kongre üyelerinin iletişim bilgilerini içeren bir sayfa açılacak.
Wikipedia'nın grev kararını açıklayan Wales, "Gücümüzü hafife almayın. Bence bu yasaya karşı toplu bir direnişten dehşete kapılıyorlar" diyerek Facebook, Twitter ve Google'i da greve katılmaya davet etti. Ancak üç şirket de daha önce yasa tasarılarına karşı olduklarını açıklamış oldukları halde su ana kadar yarın yapılacak greve katılacakları yönünde bir açıklama yapmadılar. Ancak Facebook ve Twitter üzerinden yayın yapan onlarca kanal greve katılacak. Grevin yanısıra yarın New York'ta yasayı destekleyen senatörlerin ofislerinin önünde protesto eylemleri de organize edilecek.
BU 'SOPA' INTERNET ÖZGÜRLÜĞÜNE
SOPA ve PIPA yasa tasarıları aylardır ABD bürokrasisi içinde kamuoyuyla ciddi bir paylaşım yapılmadan yükselmeye devam ediyor ve karar aşamasına ulaştı. Yasalaşması durumunda ABD'de uygulamaya geçecek olsa da arama motorları ve sosyal paylaşım sitelerinin büyük kısmının merkezi ABD'de olduğu için dünya çapında etkisi olacak. Eğlence sektörüne egemen olan ve milyarlarca doları kontrol eden büyük şirketlerin yetki alanını alabildiğine genişleten tasarılar, internet siteleri ve sıradan kullanıcıların paylaşım özgürlüğünü kısıtlamayı hedefliyor.
Eğer tasarılar yasalaşırsa internet siteleri popüler bir şarkıyı sitelerinde yayınlamak gibi sıradan gerekçelerle kapatılma tehlikesiyle yüz yüze gelecek. Bunun yanında tasarı, bankalara sitelerin hesaplarını dondurma yetkisi de veriyor. Ancak tasarıların en önemli yönü içeriği değil kullanıcıyı hedef almaları. Tasarıya eklenen yeni bir maddeyle YouTube, Facebook ve Twitter gibi siteler, kullanıcılarının yüklediği içerikten bütünüyle sorumlu kılınabilecek. Bundan kaçınmak için bu siteler kullanıcılarının kişisel hesaplarını kapatmaya zorlanıyor. Su andaki yasal çerçeve yüklenen içeriğin engellenmesine izin verirken yeni düzenleme yükleyen kullanıcının bizzat kendisini hedef alıyor.
Örneğin evinde çektiği bir videoda popüler bir şarkıyı söyleyip internete yükleyen bir kullanıcı, şarkının telif haklarına sahip şirket tarafından şikayet edildiğinde yüklediği içeriğin sansüre uğramasının yanısıra, internet hesabi bloke edilebilecek ve 5 yıla kadar hapis ve para cezası istemiyle yargılanabilecek. Bu, kişisel kullanıcılar acısından daha önce görülmemiş düzeyde bir baskı unsuru olarak değerlendiriliyor.
Basta SONY olmak üzere çoğunluğu müzik, sinema ve eğlence sektörlerinden 350'den fazla şirketin yasa tasarılarının geçmesi için uzun zamandır lobi faaliyeti içinde olduğu biliniyor. İlginç bir şekilde gıda, kozmetik gibi sektörlerden de birçok şirket yasa tasarılarını destekleyerek Kongre'den geçmesi için yoğun bir caba gösteriyor.
ABD'NİN BU YASALARI GEÇİRMESİ, DİĞER DEVLETLERİ CESARETLENDİRİR
Bunun yanısıra son yıllarda farklı hükümetlerin internet üzerinde baskı kurmaya çalıştığına dikkat çeken muhalif çevreler, ABD'de bu yasaların hayata geçmesi halinde bunun diğer devletleri de cesaretlendireceğini söyleyerek internet özgürlüğüne karşı küresel bir saldırının kapıda olduğunu belirtiyorlar.
Konuyla ilgili Bianet'e konuşan Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Özgür Uçkan, yasa taslağının ABD Adalet Bakanlığı'nın ve telif hakkı sahiplerinin yasal yetkilerini neredeyse uçsuz bucaksız bir biçimde genişleteceğini ve bu yetkileri uluslararası hukuk kurallarını çiğneyecek bir biçimde küreselleştirdiğini söylüyor:
SOPA: İNTERNETİN ÖLÜMÜ
"SOPA'nın oluşturduğu kara listelerle bir sansür girişimi olduğu açık. Son dönemde devletler internetin kendi iktidarlarına karşı bir tehdit olduğu algısını geliştirmiş durumdalar. Bunda Arap Baharı ile başlayıp, Avrupa'daki Öfkeliler Hareketi ile genişleyip, 'İşgal Et' hareketiyle de küreye yayılan isyan hareketlerinin ve bu hareketlerde internet kullanımın büyük rolü var."
Uçkan, "internetin ölümü" olarak adlandırılan yasaya neden karşı çıkıldığını şöyle sıralıyor:
* ABD Anayasası'nın 1. maddesini ihlal ederek ifade özgürlüğüne kast etmek;
* Kara listeler hazırlayarak, internet hizmet sağlayıcılarını sürece zorla dahil ederek internet sansürüne yol açmak;
* Erişim hizmetlerini sekteye uğratmak, internet endüstrisine onulmaz zararlar vermek;
* Özgür yazılım hareketini engellemek; kullanıcıların birer yayıncı haline geldiği web 2.0 yapısını sakatlamak;
* İnternet güvenliği konusunda ciddi zaaflar oluşturmak ve DPI gibi teknolojilerle mahremiyet ihlallerini kolaylaştırmak;
* Korsanlığı önlemekte etkisiz kalmak;
* Yasamanın demokratik şeffaflık ilkesini ihlal etmek;
* Telif hakkı lobilerinin müphem çıkarlarını insan haklarının önüne koşarak yasamayı yozlaştırmak;
* ABD hukuksal yetkisini küreselleştirerek ülkelerin hukuksal bağımsızlığını tehdit etmek.
"BİZDE SANSÜR İKTİDAR-MUHALEFET EL BİRLİĞİYLE GEÇTİ"
Yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanun Tasarısı'nın internet ile ilgili maddelerinin SOPA'yla benzerlik taşıdığını, hatta daha beter olduğunu belirten Uçkan, dünyada bu tür düzenlemelerin sivil tepkiler de hesaba katılarak yapılırken, Türkiye'de anti-demokratik bir baskıyla gerçekleştirildiğini söylüyor:
"Bir şekilde interneti kontrol etmek istiyorlar, ama bunu tam olarak da başaramıyorlar. Bu durum Türkiye için de geçerli. Ama Türkiye gerçek bir demokrasi olmadığı ve sansür çok eski bir devlet refleksi olduğu için, iktidarlar bu konuda çok daha rahat davranıp hak ve özgürlükleri alanen çiğnemekten kaçınmıyor. ABD'de veya Avrupa ülkelerinde bu denetim ve düzenleme çabası daha usturuplu yapılıyor."
Uçkan, gelen tepkiler üzerine Obama yönetiminin tasarıdan desteğini çektiğini, şimdi çeşitli lobilerin şanslarını tekrar deneyeceklerini söylüyor ve ekliyor:
"Bizde ise, anayasaya açıkça aykırı 5651 internet sansür yasası gibi bir düzenleme iktidarıyla muhalefetiyle elbirliği içinde geçiriliyor. Bu da yetmedi, şimdi de internete basın kanunu uygulamaktan, sosyal medyayı sansürlemekten söz ediyorlar. Tepkilere bakılmıyor. Bu tür yasaların değişmesi için iktidarın değişmesini ve yeni gelenin keyfini beklemek zorundasınız. Sansür ve baskı devlet refleksi olduğu için de çok beklersiniz.
"TÜRKİYENİN TEK ÇIKIŞ YOLU DEMOKRATİK BİR ANAYASA YAPMAK"
Türkiye'nin önündeki tek çıkış yolunun gerçekten sivil ve geniş uzlaşımlı demokratik bir anayasa yapmak olduğunu söyleyen Uçkan, "internet erişimi de geçen yıldan beri hem Uluslararası İnsan Hakları Beyannamesi'nde hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde koruma altına alınmış bir insan hakkı. Bu iki belgeye de imza koymuş olduğumuzdan iç hukukumuza uyarlamak, yani yeni anayasada yer vermek zorundayız. Belki böylece, bu tip olumsuz düzenlemeler iptal edilebilir."
EmekDunyasi.Net/ANF/Bianet