Yoksulların felaketi 1 Ocak'ta yürürlükte
"Paran kadar sağlık" yasası olarak yorumlanan Genel Sağlık Sigortası (GSS) 2012 Ocak ayında yürürlüğe girecek. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Dr. Osman Öztürk, GSS'yi "yoksulların felaketi" olarak yorumluyor.
AKP Hükümetinin "Sağlık güvencesi olmayan hiçbir vatandaş kalmayacak" sloganıyla başlattığı 'Sağlıkta Dönüşüm Projesi'nin son aşaması olan Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulaması 1 Ocak 2012 itibariyle yürürlüğe girecek. 'Sağlıkta Dönüşüm Projesi'nin diğer ayaklarında olduğu gibi yürürlüğe girmesi ile yurttaşlara büyük sıkıntılar çıkartması beklenen uygulamayı uzmanlar, "Paran kadar sağlık hizmeti" olarak yorumluyor. İlk olarak 1 Ekim 2008'de gündeme gelen fakat sürekli gerekli altyapının kurulamamış olması gerekçe gösterilerek ertelenen GSS'nin, hükümet tarafından iddia edildiği gibi vatandaşın yararına olmadığını söyleyen TTB Merkez Konseyi Üyesi Dr. Osman Öztürk, "Yoksulları büyük felaket bekliyor" dedi. AKP hükümetinin daha önce yasanın siyasi bedelini ödemeye hazır olmamasından kaynaklı böyle bir ertelemeye gittiğini ifade eden Öztürk, GSS ile sağlık hizmetinin yüksek ücretlere tabi tutulmasını da eleştirdi.
'YOKSUL YURTTAŞ PRİM ÖDEMEYE ZORLANACAK'
Yürürlüğe girecek GSS ile birlikte yeşilkart sahibi yoksul yurttaşların ölçüsü tam olarak belli olmamakla birlikte SGK kapsamına geçeceklerini belirten Öztürk, sosyal güvenlik kapsamına alınacak yoksul yurttaşların primini devletin ödemesi için yurttaşların gelirinin aylık asgari ücretin üçte birinden az olması yani 200 liradan az olması koşulunun bulunmasına dikkat çekti. Öztürk, "Köyünde tarlası olan, çocuk yardımı alanlar, küçük evi olanlar dahil bunlar gelir olarak değerlendirdiği için sağlık sigortasının dışına çıkarılacaklar ya prim ödemek zorunda kalacaklar yada sağlık hizmeti alamayacaklar" diye konuştu.
MUAYENE ÜCRETLERİ ARTIYOR
Sağlıkta adım adım paralı sisteme geçildiğine işaret eden Öztürk, sağlık hizmetlerinde alınan bir takım ücretlerinde arttırıldığına dikkat çekti. Öztürk, bu ücretlerin de sürekli arttığını ve mevcut durumlarda özel hastanelerde 15 TL'ye, devlet hastanelerinde ise muayene ücreti olarak 8 TL'ye çıktığını söyledi. Öztürk, yurttaşların 10 gün içerisinde ayrı branşa muayene için gittiği zaman devlet hastanesinde 13, özel hastanede ise 20 lira katılım payı ödemek zorunda bırakıldığını da ekledi.
'AİLE HEKİMLİĞİ 4 KATRİLYON LİRA ZARAR YAPTIRDI'
Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın ana damarlarından Aile Hekimliği'ne de değinen Öztürk, "Sağlık bakanı Aile Hekimliğini yere göğe sığdıramazken, Çalışma Bakanı kriz döneminde Aile Hekimliği Uygulaması sebebiyle 4 katrilyon israfın olduğunu söyledi ve uygulamayı yerden yere vurdu. Bir hastanın 3 kalemden fazla ilaca ihtiyaç varsa örneğin 6 kalem ilaç kullanıyorsa kalp, tansiyon, böbrek, şeker hastalığı varsa üçten fazla yazdırdığı her ilaç için hükümet ayrı bir katılım payı ödetecek" dedi.
'HASTANELERDE İŞLETME MODELİ'
2 Kasım'da yürürlüğe giren 663 No'lu Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'ye de değinen Öztürk, sağlık alanı yeniden organize edilerek bir "Sağlık Holding" oluşturulduğunu söyledi. Öztürk, "Hastaneler şirket hastanelerine dönüştü. Devlet hastanelerinin başlarına da sağlık mensubu olmayan özel sektörden herhangi birinin yönetici olarak gelebilecek. Devlet hastaneleri de özel hastanelerdeki gibi a-b-c-d diye şekillendirilerek vatandaşın dertlerini artıracak gibi gözüküyor" dedi.
DİHA