Hüseyin Çelik'ten İnciler:
'Kılıçdaroğlu'na helikopter verirseniz, Demirtaş da ister'
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Kılıçdaroğlu'nun Uludere ziyaretinde helikopter verilmemesi ile ilgili; "Ana muhalefet liderine helikopter tahsis ettiğiniz zaman yarın Selahattin Demirtaş da helikopter ister ona da vermek zorundasınız" dedi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Uludere ziyaretinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılışçdaroğlu'na helikopter verilmemesinin nedenin BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da ister biçiminde açıkladı.
Gazete, televizyon ve haber ajanslarının Ankara haber müdürleriyle bir araya gelen Hüseyin Çelik,CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Van ziyareti sırasında Uludere'ye geçmek için helikopter tahsis edilmediği iddialarını yanıtladı. Çelik, kimsenin yolunu tıkamak gibi bir amaçları olmadığını söyledi. Çelik, ''Ana muhalefet liderine helikopter tahsis ettiğiniz zaman yarın Selahattin Demirtaş da helikopter ister ona da vermek zorundasınız. '' dedi.
Konunun perde arkasını bilmediğini belirten Çelik, ''Böyle bir hassasiyet gözetilmiş olabilir. Devlet size bütçeden yardım ediyor. Seçim yasakları başladığı zaman Başbakan da uçak kiralıyor. Bu durumda CHP Genel Merkezine tahsis edilen para var bir helikopter kiralamak çok zor değil, kiralar gidersiniz. İlla da polisin veye askerin helikopterini kullanmak zorunda değilsiniz. Ama kullanırsa kıyamet kopar mı, kopmaz. Ama bugün Sayın Kılıçdaroğlu'na tahsis edildiği zaman yarın diğer bütün siyasi parti liderlerine de bunun tahsis edilmesi gerekiyor bunun da bir yol olması doğrusu üzerinde uzun boylu düşünülmesi gereken bir konudur'' diye konuştu.
35 KÖYLÜ 33 ASKERİN BEDELİ Mİ?
Uludere katliamı ile değerlendirme yapan Hüseyin Çelik, katliamı ''33 kurşun olayı''na benzetenlerin delalet içinde olduklarını söyledi. Çelik', "İlle de yakınlık kurmak istiyorsanız Elazığ-Tunceli arasındaki 33 askerin şehit edilmesi olayına tersten benzetebilirsiniz. 33 askeri kim şehit etti?" diye sorarak katliamın bir çeşit kısasa kısas olduğunu söyledi.
PKK gündemde ne vardı o zaman ateşkes. O mesele hala üzerinde durulması gereken bir meseledir. Bütün araştırmalar, incelemeler sonunda kurumsal olarak kesinlikle art niyet aramıyorum ama hakikaten birileri yanlış yapmış mıdır, yapan varsa da artık 1993'ün şartlarında değiliz. Türkiye'de 90'lı yıllarda şu tabir vardı, 'aman dikkat ya kim vurduya, ya TİM vurduya gidersin'. Kim vurduya, TİM vurduya gitme dönemi bizim dönemimizde kapanmıştır. Faili meçhul cinayet dönemi bizim dönemimizde kapanmıştır. Uludere'de hayatını kaybeden 35 insanın gerçekten vefatı yürek burkmuştur, fakat bu insanlar üzerinden siyasi rant devşirmeye çalışmak da o derece vahimdir, ahlak dışıdır. Ben bir Kürt olarak buna itiraz ediyorum. Böyle bir şey olamaz.
33 kurşuna benzetiyorlar, olsa olsa 33 askerin şehit edilmesi olayı tersinden olabilir. Ama bunu bir şey bilerek söylemiyorum. Eğer araştırmalarda benzer bir durum ortaya çıkarsa, bizim hükümetimiz bunu asla örtmeyecektir, gizlemeyecektir.''
BAŞBAKAN MİTLE İLGİLİ GEREKENİ YAPAR
''Başbakan Erdoğan'ın MİT içerisinden bazı kaynaklar tarafından yanıltıldığı iddiaları var'' denilmesi üzerine de Çelik, ''Eğer bir ülkenin Başbakanı kendisinin yanıltıldığına kanaat getirirse MİT Başbakana bağlı, Başbakan da herhalde çok saf falan değil, bunların farkında olan bir adamdır. Başbakan kendisinin yanıltıldığı gibi bir kanaate sahip olursa kendisini yanıltanlarla ilgili gereğini yapar. Bu asker olabilir, istihbarat birimleri olabilir'' dedi.
Hüseyin Çelik, basın yayın organlarında istihbaratın farklı birimlerden geldiğinin yazıldığını söyleyerek, ''Hangi istihbarattan ne kadar bilgi geldi araştırmalar sonucu ortaya çıkacak. Kimse yargısız infaz yapmasın. İşin görünen tarafı var. İşin görünen tarafına olması gereken tavır ve tepki hükümet tarafından ortaya konmuştur. İşin arka planına baktığınız zaman arka planı, idari ve adli soruşturmalar sonucunda belli olacak. Bunu da hep birlikte göreceğiz'' şeklinde konuştu.
EmekDunyasi.Net/Ajanslar