14 Ocak 2012, Cumartesi

Anayasa'da Ekolojik TEMA Olabilir mi?

MUSTAFA CEVDET ARSLAN

TEMA'da Anayasa ile ilgili görüş bildirmiş. çevreciliği politika dışında tutmaya özenli muhterem zevat neler buyurmuş dersiniz acaba?

Anayasa'nın ilk üç maddesi aynen korunmalı dedikten sonra ne kadar demokrasi ile ilgili konu varsa hepsine "konumuz dışı" demişler.

Ekolojiyle demokrasi arasındaki bağı kopartan bir anlayışa dikkat çekmek isterim. "konuları dışında" gördükleri alanlara dikkat ederseniz çevreciliğin politika dışı tutulma çabalarını ve bu söylemi yaygınlaştırma nedenleri daha iyi anlaşılır.

demokrasinin hele hele doğrudan demokrasinin olmadığı yerde ekoloji en büyük tehdit altında olmaktadır. ekoloji politiktir ve her alanda mutlaka sözü olması gerekir. bu söz doğayla uyumlu nasıl bir yaşam olabileceğine, ekonomi sosyal siyasal yapılanmaların doğal sınırlarının belirtilmesine ve erkin bu sınırları hiçe saymasına karşılık isyan reform ve devrimci ekolojik tutumların oluşturulmasına dek gider...

ekoloji politik siyasi grupların ekolojiyi dar grupçu çıkarlarına alet etmesi değildir. ekolojide politika sözüne karşı çıkmak burjuva politik hattının insanları politikadan uzak tutma amaçlarının uzantısı olarak ekoloji mücadelesi verenlerin dilinden uzak tutması gereken bir söylemdir.

kelimenin tam anlamıyla doğal hayatımıza cinsiyetimize kadar politiğiz ve bu politiklik en azından erkin üzerimizde tahakkümünü yok etmeye kadar geçerlidir.

kapitalizm hayvanları insanları gezegeni doğanın bütün yaşam tezahürlerini tahakküm altında tutarak yoluna devam edebiliyor. bu tahakkümün kırılması ne yalnızbaşına sosyal bir devrimle ne de çevrecilikle mümkün olamaz. TEMA vb örgütlenmelerin yaydığı "çevrecilik" anlayışı doğa üzerindeki kapitalist tahakkümün görünmez kılınmasına silikleştirilmesine hizmet eder.

Oysa ekoloji mücadelelerine gereken politik bir hat izlemek ve sosyal kurtuluş taleplerinin adalet istemleriyle bütünleştiği her durumda ekoloji için adalet doğa üzerindeki tahakkümün kırılması için politika üretmektir.

Kapitalizm Marx'ta somutlaşan insanlar emekçi sınıflar için sömürü karşıtı adalet eşitlik ortaklaşa yaşam mücadelesini ekoloji mücadelelerinin de doğanın sömürüsüne dayalı bir sistemin ortadan kaldırılması için zorunlu bir ittifak haline getirmiştir.

İklim değişikliklerinin gereğini kapitalistler yerine getirmeyi reddettikleri için bu böyledir.

Yaşam alanlarına her türlü saldırıları reva gördükleri için bu böyledir.

Tüm doğayı ranta bulama suyu havayı ticarileştirmeyi dayatmaktan vazgeçmedikleri ve vazgeçmeyecekleri için bu böyledir.

Genlerle oynamayı, yaşamı patent altına alarak şirketlerin nesnesi meta haline getirmek için her türlü Hitlerci, Himmlerci, Goebbelsci yöntemleri temel aldıkları için böyledir.

Bize lazım olan politik bir ekolojidir. Bu ekoloji ezilenler ve doğa dışında kapitalistlerin asla işine gelmez.

Bizim için demokrasi insanın ve tüm canlıların doğayla birebir yaşamını kopartmaya yönelik hiç bir çabanın önerilemeyeceği ve uygulanamayacağı bir önceliği güvence altına alma halidir.

Anayasalar bunu yazabilir ama güvence altına alamaz. Bunun güvencesi yalnız ve yalnızca bu ranta dayalı doğanın; hayvanın insanın yaşamın sömürüsünü temel alan sistemin ortadan kaldırılması mücadelesinin varlığıdır.