13 Ocak 2012, Cuma

Leyla Zana'dan Başbakan'a "Bana cezaevinin yolunu göstermesin çözüm bulsun"

KCK adı altında yürütülen operesyon kapsamında bugün evi ve ofisi polisler tarafından basılan Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana, kendisine iki gün önce "buyursun dağa gitsin" diyen Başbakan Erdoğan'a "Bana cezaevinin yolunu göstermesin çözüm bulsun" dedi.

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) operasyonu kapsamında 17 ilde Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) il ve ilçe binalarına, çeşitli sivil toplum kuruşlarına ve KESK'e yapılan baskın ve gözaltılar ile ilgili BDP'li vekillerden açıklamalar geldi.

Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş aramaların devam ettiği BDP Diyarbakır İl binası önünde yaptığı açıklamada, operasyonun talimatını Başbakan Tayip Erdoğan'ın verdiğini söyledi.

"TALİMATI HÜKÜMET VERDİ"

"Operasyonun hükümet tarafından yürütüldüğünü biliyoruz. Bir taraftan Kenan Evren darbe yapmış diye hakkında iddianame hazırlanıyor, Kenan Evren 'Kürt yoktur' diyordu. Onun darbesi bu yönlüydü. AKP'nin darbesi de 'Kürtleri yok edin' talimatıyla yapılan bir darbedir.

"Bir milletvekillinin dokunulmazlığı bile tanınmıyorsa, kanunu bu kadar açık bir şekilde çiğniyorlarsa kimse bize 'kanunlar uygulanıyor, adil yargının görevidir, işidir' demesin.

"Diyarbakır'da yüzde 65 kadar oy almış bir partinin binası ve Van'da deprem geçirmiş bir belediye bu şekilde basılamaz. BDP'nin çalışmaları bu baskılar ile engellenemez. Kimse moralini bozmazsın, herkes baskın yapılan yerlere giderek sahip çıksın."

LEYLA ZANA: BİZİM DAHA ÖNCE DE EVLERİMİZ ARANMIŞTI

Ankara'daki evi aranan BDP milletvekili Leyla Zana ise Brüksel'e gitmeden önce Atatürk Havalimanı'nda açıklama yaptı. Leyla Zana, "Benim kişisel evim yok zaten, yakınımın evi. Kiracıyım. Aranabilir, arasınlar. Hiçkimse ile görüşmedim. Ne zaman istiyorlarsa, zindan kapılarını layık görüyorlarsa tekrar buyurabilirler. Ülkeyi zehir zindana çevirmesinler o kadar" dedi.

Bizim evlerimiz daha önce de aranmıştı diyen Leyla Zana şöyle konuştu: Daha önce de tutuklanmış ve cezaevine girmiştik. Bundan iki gün önce şahsıma yönelik 'buyursun dağa gitsin' şeklideki tutumuyla bu sorun nasıl çözülecek. Eğer çözüm isteniyorsa silahı en son konuşalım. Çünkü bu toplumda çok acılar yaşandı, bu toplum çok olumsuz aşamalardan geçti. Olmazı değil olurları konuşalım demiştim. Güvenceye gelince, isterdim ki biz ya da toplum beklerdik ki sayın Başbakan çıksın desin ki 'güvence silah bırakmak değildir. Güvence hukuktur. Güvence halkların kardeşliğidir. Sigorta benim yaratacağım demokratik ülke, toplumsal vicdan ve insaf ölçüleridir.' Beklentimiz buydu, bugün hala geç değil evlerimiz aransa bile. Bir fırsat var kendisini önünde aslında.

'BANA CEZAEVİNİN YOLUNU GÖSTERMESİN ÇÖZÜM BULSUN'

Biz Kürtler ya da Kürt vekilleri olarak sayın Başbakan çok iyi bilir ki çok sınavlardan geçmiş insanlarız. Bana cezaevinin yolunu göstermesin otursun düşünsün bir çözüm üretsin. Bütün bunlar Kürt sorununun çözümsüzlüğünün bir sonucudur. Eğer bugün bu ülkede generaller bile terör veya terörist tanımlamasıyla yargılanıyorlarsa bu sorunun çözümsüzlüğünden dolayıdır. Çözümü geciktirmenin kimseye bir yararı olmayacaktır. Halen umutlarımın yok olduğunu söyleyemem. Dokunulmazlıklarımız kaldırılsa evlerimiz aransa bile bu toplumun bir beklentisi vardır. Sayın Başbakan'a düşen bir görev vardır. Dağın veya cezaevinin yolunu göstermek değil, bir an önce gerçekten hukuk devletine yönelik bir açılım gerçekleştirmesi gerekir. Bu ülkede gazeteciler cezaevinde, bu ülkede herkes kaygıyla yaşamakta. Hiçkimse düşüncesini istenilen düzeyde söyleyebilecek cesareti gösteremiyor. Bu korku imparatorluğu demektir.

Zana evinin aranmasından haberi olup olmadığı sorusuna, "Hayır haberim yoktu. Bir çok evin arandığını yeni öğrendim. Benim zaten şahsi evim yoktur. Hepsi kiradır. Ankara'da aranan evde de kiracıyım, arasınlar. Kendi hukuklarını çiğniyorlarsa bu söyleyebilecek sözüm yoktur. Bu yüzden programımı iptal de etmiyorum. Çünkü ben seçilen bir insanım. Çalışmalarımı sürdüreceğim. Ne zaman istiyorlarsa, layık görülüyorsa zindanların kapılarını açıp beni içeri koyabilirler" yanıtın verdi.

"PARTİMİZ HAKKINDA KAPATMA HÜKMÜ VERİLDİ"

BDP'nin Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, DTK Eş Başkanı Mardin Milletvekili Ahmet Türk, Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Hakkari Milletvekili Adil Kurt, İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve BDP Eş Genel Başkan yardımcısı Hamit Geylani'nin katılımıyla BDP Merkez binasında basın toplantısı düzenlendi.

Kışanak, "İki gün önce güvenlik zirvesi yapıldı. Talimat Ankara'dan bizzat Başbakan'dan gelmiştir. Bu açık ve nettir. Açıktan hedef gösterdi. Türkiye'de demokrasi Tayip Erdoğan'ın ayakları altındadır. Bu yüzünü gizleme ihtiyacı bile duymuyor. Açıkca Başbakan partimiz hakkında kapatma hükmünü vermiştir " dedi.

 

Bianet/ETHA

 

Bağlantılı Haberler