Roboski'den mektup: Nasıl vicdanınız bu kadar rahat?
Uludere katliamında ağabeyi ve kuzanini kaybeden 14 yaşındaki Şükran Encü yetkililere sesleniyor:"Nasıl rahat girebiliyorsunuz yatağınıza? Nasıl vicdanınız bu kadar rahat? Ben geceleri sabaha kadar abimin yolunu gözlüyorum. Gelecek çay içecek, yemek yiyecek diye bekliyorum. Ama gelmiyor. Aldınız benden ağabeyimi."
Uludere'de 34 köylünün katliamı ile açılan derin yara hala sarılmadı. Yakınların kaybedenler tutuklanırken, gerçek sorumlular hakkında hala işlem yapılmış değil. Hükümet tazminat ödeyeceğini söylemekle yetinmenin dışında bir şey yapmadı ki bu katliamda yakınlarını kaybedenleri daha da çok yaraladı.
Şükran Encü 14 yaşında. Katliamda ağabeyi Celal ile kuzeni Ferhat'ı kaybetti. "Sabaha kadar ağabeyimin yolunu gözlüyorum" diyen küçük Şükran, eline aldığı kalem ile küçük yüreğinden geçen büyük öfkeyi ve acıyı satırlara döktü.
Her satırında büyük bir duygu yoğunluğu olan mektubunda Şükran Encu şunları kaydediyor: "Ben Şükran Encu (14) AK Parti'nin yaptığı katliamda abim Celal Encu ve halamın oğlu Serhat Encu'yu kaybettim. Diğer 9 kişi de benim yakın akrabalarımdı. Buradan insanlıktan nasibini almamış eli kanlı katillere sesleniyorum; Ey katiller! Siz hiç insanlıktan nasibinizi almadınız mı? Sizi hiç sevgi bağlarında dolaşmadınız mı? Akrabalarınızla arkadaşlarınızla gerçekleştirdiğiniz katliamdan da belli oluyor ki, siz hiç sevgi nedir tatmamışsınız. Abimleri öldürdünüz. Paramparça ettiniz, bombaladınız ve yaktınız. O da yetmedi kimyasal silahlara başvurdunuz. Son kez gözlerini görüp vedalaşmamıza bile izin vermediniz. 35 kişiyi katletmek az mı geldi size caniler? Kalkıp kalanları da hapishaneye attınız. Şunu asla ve asla unutmayın. Siz abimleri katlettiğinizi örtmeye çalıştıkça biz bir tokat gibi yüzünüze vurmaya hazır bulunacağız.
Geceleri gözünüze nasıl uyku giriyor çok merak ediyorum. Siz öldürdüğünüz, katlettiğiniz 35 kişinin ailelerinin gözüne sabaha kadar uyku girmediğini bile bile nasıl rahat girebiliyorsunuz yatağınıza? Nasıl vicdanınız bu kadar rahat? Ben geceleri sabaha kadar abimin yolunu gözlüyorum. Gelecek çay içecek, yemek yiyecek diye bekliyorum. Ama gelmiyor. Aldınız benden abimi.
Sizler bize tazminat vererek, bizi iş sahibi yaparak bizim yaralarımızı saramazsınız. Bizim gözyaşımızı dindiremezsiniz. Ancak bu istihbaratı kimin gerçekleştirdiğini ortaya çıkartarak dünyaya kalıcı bir çözüm getirerek, Kürt sorununa kalıcı bir barış getirerek bizim gözyaşımızı dindirebilirsiniz. Bizim canımızı yaktınız yakacağınız kadar. Gözümüzden yaş döktürdünüz. Bari başka anneler kardeşler ağlamasın. Başkalarının canı yanmasın. Ben buradan bizi unutmayan ve her alanda ismimizi dile getiren bizim acımızı paylaşan insanlıktan nasibini almış Kürt ve Kürt annelerine saygılarımı iletiyorum."
DİHA