Polis, Abdullah Öcalan'a sarıldı
Polis tarafından keyfi biçimde kimlik kontrolüne tabi tutulmasına itiraz ettiği için çırılçıplak soyularak aranma işkencesine maruz bırakılan Ü.S.'nin açtığı davanın ilk duruşmasında sanık polisler Abdullah Öcalan'a sarıldı.
Polis tarafından keyfi biçimde kimlik kontrolüne tabi tutulmasına itiraz ettiği için çırılçıplak soyularak aranma işkencesine maruz bırakılan Ü.S.'nin açtığı davanın ilk duruşması İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
KADIN DAYANIŞMASI MAHKEME SALONUNDA
Duruşmaya, müşteki Ü.S.'nin yanı sıra, sanık polisler Tuğba Çadırcı, Muhammet Atıf Eker, Turan Demir, Sefa Çınar'la sanık müdafiileri katıldı. İstanbul Feminist Kolektif üyeleri, Ü.S.'ye destek olmak amacıyla mahkeme salonunda hazır bulundu. Ü.S.'nin vekilliğini 9 kadın avukat üstlendi.
Sanık polisler, "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "cinsel taciz", "hakaret", "görevi kötüye kullanma", "haksız arama", "işkence" suçlamalarıyla yargılanıyor.
POLİSLER ÖCALAN'A SARILDI!
Duruşmada, sanık polisler, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişinin yıl dönümü olan 15 Şubat'a sarıldı. Sanık polisler, 15 Şubat'ta Tarlabaşı'nda eylem yapılacağı yönünde istihbarat aldıkları için fazla hassas olduklarını öne sürdü.
Sanık polis Sefa Çınar, Ü.S.'yi suçladı, "Müşteki kimlik gösterseydi, bunlar yaşanmayacaktı" dedi.
Sanık Tuğba Çadırcı ise kendisine "Narkotik arama yap" şeklinde emir verildiği için Ü.S.'yi tamamen soyarak arama yaptığını söyledi.
İŞKENCE RAPORA GİRDİ
Ü.S.'nin avukatları, müşteki Ü.S.'nin İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 16 Mayıs 2011 tarihli raporu mahkemeye sundu. Raporda, Ü.S.'nin yaşadığı olaydan psikolojik olarak etkilendiği belirtildi. Rapor, "çırılçıplak soyarak arama" eylemini, "işkenceye maruz bırakmak" şeklinde tanımladı.
Heyet, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yürüttüğü disiplin soruşturmasının kayıtlarının istenmesine, İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu'nun soruşturma yapıp yapmadığının öğrenilmesine, İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesi'nde süren dosyayla birleştirilmesine karar verildi. Bir sonraki duruşma, 17 Mayıs 2012 tarihinde görülecek.
NE OLMUŞTU?
Ü.S., bugünkü duruşmada, yaşadıklarını şöyle anlattı:
Tiyatrocu ve Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü Ü.S. 11 Şubat 2011 tarihinde, Tarlabaşı'nda, cep telefonuyla konuşarak yolda yürürken polis memurları Muhammet Atıf Eker ve Sefa Çınar tarafından durduruldu ve kimlik göstermesi istendi.
Ü.S.'nin, "Bir dakika telefonla konuşuyorum" demesi üzerine, polis memurları Ü.S.'ye bağırmaya ve hakaret etmeye başladı, elindeki telefonu almaya çalıştı. Ü.S., telefonu konuştuğu kişinin yüzüne kapatmak zorunda kaldı ve polislere, "Sizi şikayet edeceğim, beni polis karakoluna götürün" dedi.
Yol boyunca Sefa Çınar, arabayı 3 kere durdurup arabadan inerek, Ü.S.'ye tehditkar bir biçimde "Sen nasıl beni şikayet edersin" diye bağırdı.
Ü.S. Taksim Polis Merkezi'ne götürüldü, burada Ü.S. ve Avukat Emine Erel'in itirazlarına rağmen, sanık polis amiri Turan Demir'in izniyle kadın polis memuru Tuğba Çadırcı tarafından çırılçıplak soyularak arandı.
Sanık polis memurları hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişlerinin "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama" suçu gereği kınama cezası talep etmesine rağmen, EGM cezai yaptırıma gerek görmedi.
ETHA