25 Nisan 2012, Çarşamba

Ayşen Gruda: Kimse benim emeğimi sömüremez

Yeşilçam sinemasının ünlü oyuncularından Ayşen Gruda 66 yıllık yaşamına verdiği emeği, Arzu Film dönemini, Adile Naşit'i, izlediği diziyi, dinlediği müziği ve aşkı Samet Özçelik'e Emek Dünyası için anlattı.

SAMET ÖZÇELİK

Ayşen Gruda'dan randevu almak tahminimden kolay oldu ama röportajı yapmak çok zordu. Zira merak ettiğim soruların ve hazırlığımın büyük bir bölümü Gruda'nın geçmişle ilgiliydi. O ise eskileri konuşmaktan hoşlanmadığını en başta belli etti. Çekine çekine sormaya devam ettim. Bir ara sıkılır gibi oldu. Sordum, "Sıkılırsam söylerim" dedi. Bir saatin sonunda muhtemelen sıkıldı ama zarifliğinden ötürü söylemedi. 66 yıllık yaşamına verdiği emeği, Arzu Film dönemini, Adile Naşit'i, izlediği diziyi, dinlediği müziği ve aşkı konuştuk. Öyle bir söyleşi oldu ki içinde Hürrem Sultan da var, Nagehan Alçı da...

Emek sizin için ne ifade ediyor?

Kendim.

Yani?

Hayatımın yarısından çoğunu bu işe veriyorsam bu bir emektir.

Telif hakları konusunda emeğinizin yendiğini düşünüyor musunuz?

Vallahi hiç kimse benim hakkımı yiyemez. Ben görsel bir sanat yapıyorum ve bundan para alıyorum. Kimse benim emeğimi sömüremez.

Şehir Tiyatroları yönetimini bürokratlar yapacak. Bu durumla ilgili ne diyorsunuz?

Detaylarını bilmiyorum, ama tiyatroyu en iyi tiyatrocular bilir, en iyi de onlar idare eder diyorum. Herkes kendi işini yaparsa iyi olur bence.

"MAZİYE TAKILIP KALMAM"

Sizin de içinde bulunduğunuz Arzu Film kadrosuyla ilgili konuşsak biraz?

O gün o insanlarla iş yaptım, bugün de başka insanlarla başka işler yapıyorum. Çok güzel bir atmosferde çok doğru işler yaptık.

Bu kadar mı?

Evet. Ben böyle hayallere dalayım falan... Asla. Hayal kurarım, hayal kurmadan yaşanmaz. Ama o zamanlar büyülü müydü, ah ah ne büyülüydü falan demiyorum. O zaman o zamandı, bu zaman bu zaman. O dönem o insanlar çok revaçtaydı, çok seviliyorlardı, hala da seviliyor. Ertem Eğilmez akıllı bir adam olduğu için bu insanları biraraya getirdi. Biz öyle birbirimizin elini tutup da hadi film çekelim demedik. Ben maziye takılıp kalmam.

Eski filmlerinizi seyretmediğinizi söylemişsiniz bir röportajda...

Hiç seyretmiyorum.

Denk geldiğinde şöyle bir bakmaz mı insan?

Hayır. Hiç. Ben o işi yaptım, seyrettim, parasını aldım, yedim, bitti.

Yalan yok, Arzu Film sorusunu sorarken duygusal bir şeyler söylemenizi bekliyordum.

Adile Abla (Naşit) yok, Kemal (Sunal) yok, tabi ki o anda çok duygusal şeyler yaşıyorsunuz. Çok çok. Ama onları tekrar tekrar yaşamak travma demektir. Hastalıklı bir ruhum olur. Bunun da benim için olmaması gerekiyor.

Yeşilçam döneminde size hep benzer roller verildi. Evde kalmış kız hep siz oldunuz. Neden?

O rolleri birinin oynaması gerekiyordu, rol dağıtımı da beni gösteriyordu. Adile Abla oynayamayacağına göre... Ya da Müjde Ar oynayamayacağına göre kim oynamalıydı?

Neden Müjde Ar olmasın?

Müjde Ar'ın lanse ediliş şekliyle alakalı. Seksi kadın. Bu bir formül.

Ertem Eğilmez kadrosuna Adile Naşit'in vesile olduğu doğru mu?

Ertem Ağabey beni çağırmış, Adile Abla'yla birlikte aynı evde oturuyorduk, birlikte gittik, tabii ki vesile oldu.

Adile Naşit'ten bahseder misiniz biraz?

Çok şeker, çok tatlı bir kadındı. Çok iyi bir aktristti. Çok disiplinli bir insandı. Arkadaş olarak çok iyiydi. Çok neşeliydi. Çok hüzünlüydü.

Aynı apartmanda altlı üstlü oturuyormuşsunuz.

Altlı üstlü oturuyorduk. Tesadüf oldu, onun alt katı boştu, ben gittim, tuttum.

Komşuluk yapar mıydınız? Gelip gider miydiniz birbirinize?

Tabi tabi...

Semt neresiydi?

Balmumcu. Kaç soru var?

Var daha, neden? Sıkıldıysanız bırakabiliriz.

Yok sıkılmadım da saat 6'da birileri gelecek, niye gelecekler bilmiyorum, aslında kabul etmek istemiyorum ama ayıp oluyor.

Sıkıldığınızda lütfen söyleyin başka bir gün devam ederiz.

Ben söylerim.

Sizinle röportaj yapacağımı söylediğimde Adile Naşit'le ilgili bir sürü soru geldi.

Bir tanesi de çıkıp sormadı mı biber dolması yapabiliyor mu diye?

Yok sormadılar ama ben saçınızı soracağım birazdan.

Hepsiyle ilgili toptan söyleyeyim. Hepsi iyi insanlar. Aktörler kötü adam değildir. Yanlış adam olabilirler, ama kötü değildirler.

Sizin oynadığınız kimi rollerin ağızlara pelesenk olmuş lafları var, Manyamış, gerzek, seksomanyak gibi... Sosyal yaşamınızda bunlardan birini kullandığınız oldu mu?

Hayır. Bitti artık. Bunlar benim için bitti. Kapattım o sayfaları hiç biri umurumda değil.

Peki kapattım eskileri. Bu saç modeli nereden çıktı?

Betul Mardin gibi kadınları oynuyorum oyunda. Yönetmenim Bora Severcan'la konuştuk, topuz yaparsam ona benzeyecektim, kimsenin haddi değil, çok değişik bir insan, bir ay birlikte yaşamam lazım. Ben hepsinin genellemesini oynuyorum.

Samimiyet ile laubalilik arasındaki sınır konusunda çok hassas olduğunuzu söylemişsiniz. O yüzden soru sorarken sınırı aşmaktan endişeleniyorum.

Bu çok önemli bir sınır. İnsanın anneannesine, babaannesine zor sorduğu soruları sokakta, markette gelip soruyorlar. Yolda Frank Sinatra'yı gören Amerikalılar "emekli oldun mu?" diye sorabilir mi? Sorar mı?

Zannetmiyorum.

Ben de zannetmiyorum. Fransızlar mesela, Gerard Depardua'ya "son filmden ne kadar para aldın?" diye sorar mı? Terbiye sınırı vardır ve kimi bu sınırı aşıyor. Hayret ediyorum. Tabi bazıları da var, o kadar zarif bir şekilde yanaşıyor ve soru soruyor ki sen de gayet samimi bir şekilde ne sorarsa cevap veriyorsun. Asansörde... (Duraklıyor, gülüyor) Neyse kabalık etmeyeyim, bir kadıncağıza rastladım. Karı her bir şekliyle, duruşuyla, her şeyiyle faul bir şekilde "Ayşaan Guuurrudağğ mısın sen?" diyor. Önce bir merhaba de, "siz Ayşen Gruda'sınız yanılmıyorum değil mi?" diye bir sor. Öküz kadın. Öküz bile boyunluğunu takıyorsun yemliğine doğru gidiyor.

"BEN NİYE SULTAN SÜLEYMAN'IN MEMELERİNİ İZLEYEYİM YAHU?"

İnternetle aranız yok biliyorum, Ekşi Sözlük'te biri sizin için "'nasıl rol kesilir'in cevabıdır" yazmış.

Bunu kim, hangi gerizekalı yazmış?

Adını hatırlamıyorum.

İşte bu yüzden eve internet almıyorum. Ben rol kesmiyorum. Ben insanı oynuyorum. Rol kesmek başka bir şey.

Peki ne tür müzik dinliyorsunuz?

Freddie Mercury, Sting, Linkin Park, Zaz dinliyorum. Hala Beatles dinleyebiliyorum. Çok var.

Dizi izliyor musunuz?

Çok az. İzlerken çok sıkılıyorum. Fakat Comedy Max'te "Hepimiz Raymond'ı Seviyoruz"u (Everybody Loves Raymond) bayılarak izliyorum. Taylan Kardeşler çok iyi yönetmenler ama ben niye Sultan Süleyman'ın memelerini izleyeyim yahu? Neydi o karının adı?

Hürrem?

Onun kitaplarını okudum, o kadın o değil, oradan araba geçiyor gözümle gördüm. O dizi sana gelene kadar hiç olmazsa 100 gözden geçiyor. İki göz, 200 göz eder. 200 usta göz bakıyor. Çekilirken, oynanırken, montajlanırken, müzik döşenirken... Ya orada biri "bak araba geçiyor, titre huuuu" dedi, çok güzel uyandırma efekti olmuş. Bu zekada ise şapka çıkarıyorum.

Sanmam, gözden kaçmıştır ama...

Eğer öyle bir dizide böyle bir hata yapıldıysa ebleh üstü yani. Salak falan değil, embesil. Tedavisi mümkünsüz. Veyahut hepsi, bütün ekip çok yorgun, cırt dedi kaçtı.

E 90 dakika çekiyorlar...

Çekmesinler. Bizi döverek yaptırtmıyorlar bu işi. Alan razı veren razı. Bir arkadaşım var çok üzülüyor, neydi o, Rasim Ozan Kütahyalı'nın karısı?

Nagehan Alçı.

Arkadaşım, Enver Aysever onu mahvediyor diye çok üzülüyor. Dedim ki onlar oradan eşek yüküyle para alıyor, programdan önce ne konuşacaklarını biliyorlar, nerede kavga çıkacağını da, ne zaman reklam gireceğini de biliyorlar. Programın adı da Dört Bir Taraf. Gerçi bence iki taraf da neyse...

"DELİ MİYİM BEN OĞLUM?"

Şu an hayatınızdan memnun musunuz?

Çok. Hayattan memnun olman için birkaç sebep var. Sevdiklerin, sevdiğin bir iş, o işten para kazanıyorsun, sağlığın yerinde, Türkiye'de henüz savaş çıkmadı, Başbakanımız ölmedi, ölmesin, yaşasın uzun zaman, daha başımızda olsun inşallah, sağlığı iyi olsun. Daha ne isteyebilirim?

Aşk?

Bu saatten sonra?

Olmaz mı?

Zaten aşığım ben. İlla karşı cinse aşık olunmaz. Torunum Emre'ye, doğaya, mesleğe...

Bir erkeğe?

Erkekler şunu keşfedemiyorlar, kadınlar biyolojik olarak değişiyor. Yumurta sayısı eksiliyor, menapoza giriyorsun. Andropoz ise ruhsal. Erkek işte orayı aşamıyor. Beraberliğe ne lüzum var, deli miyim ben oğlum? Bu rahata yeni ermişim oh, sen deli misin? (Gülüyor)

Son olarak, "Aa siz yaşıyor musunuz?" diyenler olmuş. Onlara ne diyorsunuz?

Salak diyorum. (Gülüyor)

Peki... Nasıl bir röportaj oldu?

Bitiriyor muyuz? Haydi bitir. Gelirler birazdan, sonra da prova var, 10 gündür oynamıyoruz.

Umarım sıkmamışımdır sizi.

Hayır hayır, kesinlikle.

Samimiyet ile laubalilik arasındaki sınırı aştım mı?

Hayır, asla.

1 İSİM 1 CÜMLE

Adile Naşit?

Benim her şeyim.

Münir Özkul?

Fevkalade iyi bir oyuncu. Hepimizin öğretmeni.

Şener Şen?

İyi bir aktör.

Müjde Ar?

İyi bir yüz, iyi bir fizik. Sinema fiziği çok iyi.

Halit Akçatepe?

Ustalarımdan biri.

Kemal Sunal?

Çok sevilen bir aktör.

İlyas Salman?

Çok severim. Çok okuyan, çok donanımlı, çok farklı bir insan.

Tarık Akan?

İlk filmimde rol arkadaşım. Giderek daha iyi bir oyuncu oldu.