26 Ağustos 2010, Perşembe

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ:

Vicdani retçi Süver için acil eylem çağrısı

Uluslararası Af Örgütü(UAÖ), tutuklanarak Şirinyer Askeri Cezaevi'nde götürülen vicdani retçi İnan Süver için acil eylem çağrısı yaptı. UAÖ, yetkililere İnan Süver'in derhal ve koşulsuz serbest bırakmaları çağrısında bulundu.

ARDIL BAYRAM ŞAHİN sahinb01@gmail.com

UAÖ, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 18. maddesinde ve Uluslararası Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi'nin 18. maddesine göre "Düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün meşru bir kullanımı olarak herkesin askerlik hizmetine karşı vicdani ret hakkı vardır" hatırlatmasında bulundu, BM devletlere "vicdani retçilere, vicdani retlerinin nedenleriyle uyumlu, savaşçılığı gerektirmeyen, sivil nitelikli, kamuya yararlı ve cezalandırıcı bir yapıda olmayan alternatif hizmetler sunmaları" çağrısını tekrarladı.

Af Örgütü, devletlerin "vicdani retçileri askerlik hizmetlerini yapmadıkları için hapse mahkûm etmek ve sürekli cezalandırmaktan geri durmaları" gerektiğini vurguladı.

Örgüt, yaptığı çağrıda "Yetkililere İnan Süver'in derhal ve koşulsuz serbest bırakmaları çağrısında bulunun;
Yetkililerden İnan Süver'in işkence veya diğer kötü muameleye uğramamasını garanti altına almalarını isteyin;
Türkiye'nin Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'ne taraf olan bir ülke olduğunu hatırlatarak, bu nedenle vicdani ret hakkını tanımakla yükümlü olduğunu belirtin" dedi.

SÜVER, GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE AÇLIK GREVİNE BAŞLAMIŞTI

Kasımpaşa Askeri Cezaevi'nde tutulan Vicdani Ret Hareketi aktivistlerinden İnan Suver, psikolojik ve fiziki işkenceye maruz bırakıldığını belirterek, açlık grevine başlamıştı.

Çürük raporu alması yönünde askeri doktorların baskısına maruz bırakılan Suver, Gülhane Askeri Tıp Akademi'ne (GATA) sevk edilmişti.

ÇÜRÜK DEĞİL; VİCDANİ RETÇİ

2001 yılında asker olduğu sırada vicdani reddini açıklayan ve aynı dönemde kaldığı Şirinyer Askeri Cezaevi'nde işkenceye maruz bırakılan İnan Suver, hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle 5 Ağustos'ta Bayrampaşa'da bulunan evine yapılan baskınla polis tarafından gözaltına alınmıştı. Ardından jandarmaya teslim edilen 33 yaşında, 3 çocuk babası Suver hakkında, Ege Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından ''izne tecavüz'' ve "asker kaçağı" olduğu gerekçesiyle yakalama kararı bulunduğu gerekçesiyle 6 Ağustos'ta "yol tutuklaması" yapılarak İzmir'e gönderilmek üzere tutuklanıp Kasım Askeri Cezaevi'ne gönderilmişti. İzmir'e gönderilmeyen Suver'in psikolojik ve fiziki işkenceye maruz bırakıldığı belirtildi. Suver, cezaevinde avukatı aracılığı ile yaptığı açıklamada, her gününün işkence altında geçtiğini söyleyerek, 9 Ağustos'ta açlık grevine başladığını duyurmuştu. Suver, "Hiçbir zaman askerlik yapmayacağım. İşkence altında tutuluyorum ve bu koşullar altında açlık grevine başlıyorum" diyerek açlık grevini duyurmuştu. Çürük rapor alması yönünde askeri doktorların baskısına maruz bırakılan Suver, iki hafta önce GATA'ya sevk edilmişti.

Suver, yazdığı bir mektubunda askere neden gitmek istemediğini şöyle anlatmıştı:

"...Çünkü ben biliyordum 12 Eylül'de işkencelerde öldürülen insanları, ben biliyordum insanlık için mücadele eden devrimcileri idam sehpalarında sallandırdığınızı, ben biliyordum işsizlikten dolayı, kaçakçılıktan başka mesleği olmayan amcamı sizin öldürdüğünüzü, ben biliyordum köylerini yakıp evsiz yurtsuz bıraktığınız insanları, ben biliyordum ana dillerini yasakladığın eğitimini yabancı dilde verdiğinden ve de parasızlıktan dolayı eğitimsiz mesleksiz bir halkı, ben biliyordum öldürülen gazetecileri, ben biliyordum seçimlerdeki barajları, ben biliyordum gelir dağılımda ki eşitsizliğinde bu ülkenin dünyanın en üst sıralarında bulunduğunu, ben biliyordum bu ülkede hiçbir başbakanın, bakanın, paşanın çocuğunun doğru düzgün askerlik yapmadığını, ben biliyordum ki bu ülkede hiç bir halkın diğer bir halkla bir sorununun olmamasına rağmen, iki kardeşi bir birine öldürttüğünü. ben biliyordum parası olanın rüşvet ile bir şekilde kacak dolaştığını, ben biliyordum bedelli askerlik altında zenginlerin çocuklarının ayırt edildiğini... "

İnan Suver'in vicdani ret gerekçelerini içeren mektubunun tamamını okumak için tıklayınız.

TÜRKİYE'NİN VİCDANİ RET KARNESİ

Türkiye, 28 NATO ülkesi içinde vicdani ret hakkını tanımayan tek, 47 üyeli Avrupa Konseyi'nin vicdani ret hakkını tanımayan üç ülkesinden biri. 2006 yılında vicdani retçi Osman Murat Ülke'nin davasından dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde mahkum oldu. Türkiye, tutuklanan ve işkence gören vicdani retçilerden dolayı Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından sürekli uyarılıyor.

(EmekDunyasi.Net)

Bağlantılı Haberler