01 Eylül 2010, Çarşamba

Barışa uzanan köprü

SİNAN BİÇİCİ sinanbicici@emekdunyasi.net

Tüm dünya gibi Türkiye'de de 68 hareketinin rüzgârı devam ederken radyolardan bir haber duyulur: İstanbul boğazına köprü yapılacaktır. İşte 1969'da insanoğlu uzağı yakın ederek aya ayak basarken, yıllarca ihmal edilmiş Anadolu'nun "uzak" şehri Hakkâri'de dik ve geçit vermeyen dağların arasından süzülen Zap Suyu da can almaya devam etmektedir.

"Bu ne biçim memleket. Kolumuz yok kanadımız yok, Ankara'ya gidecek sesimiz yok."

İşte bu sesi bir grup devrimci genç duyar ve bu çığlığa sesini verir: Boğaza değil Zap'a köprü!

Hakkâri'ye doğru yola çıkarlar. Tüm ülkede kampanyalar yapılır, herkesin gözü Hakkâri'ye çevrilir. "Koskoca devlet yapamadı, bu gençler mi yapacak?" diyen köylülerin inançsız bakışları arasında köprüyü yapmayı başarırlar. Adını da "Devrimci Gençlik Köprüsü" koyarlar.

1972'de Deniz Gezmiş ve arkadaşları asılır, Mahir Çayan Kızıldere'de, İbrahim Kaypakkaya işkencede öldürülür. Köylüler Hakkâri'ye hiç gelmemiş bu efsane devrimcilere ve arkadaşlarına mal ederler köprüyü.

O günlerden sonra Devrimci Gençlik Köprüsü'nün adı "Deniz Gezmiş Köprüsü" olarak dilden dile aktarılır.

Bundan 40 yıl önce doğuma yetişen kadınların, okula giden çocukların, düğüne yetişen gelinlerin, güveylerin canını alıp götüren Zap Suyu'na köprü yapmak, can kurtarmak değildi sadece... Anarşist, terörist, maceracı her ne denirse densin, sokak savaşı yıllarının devrimci üniversite gençliği Zap Suyu'na yapılacak köprünün önemini o günlerden anlamışlar, bu köprü kurulmazsa bunun acılarının bütün ülkede hissedileceğini öngörmüşlerdi.

Köprüyü yaptılar. Ama...

O köprü 1999 yılında bombalanarak "kimliği belirsiz" kişilerin binlerce eyleminden biri olarak tutanaklara geçti.

Barışın, kardeşliğin ve bir arada yaşamanın köprüsüydü. Doğuyla batı, Türk'le Kürt, modernle gelenek, şehirle kır, gençlerle halkın arasında bir köprüydü.

Darbelerin, idamların, hapislerin, sokak çatışmalarının, suikastların ve sonunda yıllarca sürecek bir savaşın önüne geçmek isteyen "devrimci gençliğin köprüsü"ydü.

Ne yazık ki korkulanlar oldu. Barışa dair düşler on yıllarca ertelendi.

Bugün boğaza 3. Köprü yapılması gündemde...40 yıl önce "Boğaz'a değil Zap'a Köprü" diyenlerin bazıları hala eski anıları ve hayalleriyle yaşıyor, bazıları ise efsaneleriyle hatırlanıyor. O yıllarda mitinglerin, protestoların, çatışmaların yaşandığı sokaklarda her şeyden habersiz çocuk olanların öncülüğünde, o yıllarda daha doğmamış bugünün gençleri, şimdi Hakkâri'de 40 yıl önceki heyecan ve coşkuyla yine köprü inşaatında çalışıyor ve aynı sloganla yola çıkıyor:

Boğaza değil Zap'a Köprü: Barışa köprü ol!

Barış ve kardeşlikten söz edenlere, dünyayı değiştirmeyi hayal edenlere...

 

Not: Barış ve Kardeşlik Köprüsü 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Taksim'de yapılacak yürüyüşle tüm ülkeye duyurulacak. 2 Ekim'de Hakkâri'de açılış yapılacak.