ALİ ŞİMŞEK YAZDI:
Gözüm...
"Kürtçe bir albüm yapacağım, bunu çıkaracak yürekli yapımcıların olduğunu biliyorum." demiştin. Artık ülkemizde Kürtçe müzik her yerde çalınıyor. Televizyonlarda türlü çeşit "sanatçı" Kürtçe şarkılar söylüyor. Devlet "ne olduğu anlaşılmayan bir dilde" yayın yapan bir televizyon kanalı kurdu. Senin şarkılarınsa hâlâ yasak o televizyonlarda.
Seni linç etmeye kalkanlar suratlarına yumruğu yiyince senin hayranın oluverdi. Utanmazca "ben yapmadım o yaptı", "ben o sırada salonda değildim" gibi alçakça ve korkakça açıklamalar yaptılar. Oysaki her şey apaçık ortada yaşanmıştı. Tahammülsüzlüğün, kendinden olmayanı ezme-yok etme politikalarının en belirgin örneklerinden biriydi yaşanan. Sonrası zaten çorap söküğü gibi geldi. Gazeteler birbiri ardına yalan-yanlış haberler ve fotoğraflarla linç girişimini meşrulaştırmaya çalışarak sürdürdüler. Üzerinde çeşitli halkların yaşadığı ülkeni sana dar ettiler.
Şimdilerde günah çıkarıyorlar.
Oysa bizler, analarımıza saçlarına düşen yıldızları koparmamalarını senin sesinde söylüyorduk. Acılara tutunuyorduk senin sesinde. Attila İlhan'ın, Nevzat Çelik'in şiirlerini senin şarkılarında ezberliyorduk. Türküleri senin sesinde dinliyorduk. Seni dinlemek "bizden" olanları tespit etmemizi sağlıyordu. Gerçi bir ara "tabancanı helada unuttuğun " için sana içerlemiştik ama.
Seni seviyorduk gözüm...
Şimdi Prometheus misali esirsin yaban ellerde, dilin esir, halkın esir.
Ölümünün 10. yılında Ahmet Kaya'mızı saygı ve sevgiyle anıyoruz.