Evet'in maliyeti
Hayatımız biraz da pişmanlıklar toplamıdır. Bazen bir tutkunun, bazen sevginin, inancın, inanmak istemenin ya da küçük hesaplarımızın sonucunda verdiğimiz "evet" yanıtları gün gelir bize pahallıya patlar.
Geriye dönmek tekrar o günü, o anı yaşamak asıl doğru olan cevabı vermek istesek de artık çok geçtir. Elinizde sadece pişmanlığınız kalır, biraz da öfke o da en çok kendinize.
Maliyeti çok yüksektir.
Bir hafta sonra yanıtının maliyeti oldukça yüksek olan bir soruya cevap vereceğiz. Propaganda çalışmalarına baktığımızda özellikle "Evet " in maliyetinin ne kadar yüksek olduğu ortada. Evetlerin maliyetinin bu kadar yüksek olduğu ülkemizde insan hayatı ne yazık ki oldukça ucuz.
Halis Atış parçalanan " Evet" pankartını değiştirmek isterken öldü.
Halis Atış "evet" demişti. Çünkü evde sekiz kişi Halis'in kazanacağı parayı bekliyordu. Yeni doğmuş hala küvezde yaşayan bir çocuğu vardı. Oğlunun masraflarını karşılayabilmek için gece geç saatlere kadar çalışmaya "Evet " demişti
Gece yarısı fabrika duvarında asılı olan"Evet" pankartını değiştirmek için gitti. Vincin üstüne çıktı, yetişemedi. Yeni bir vinç istedi. Beklemeye başladı. Yorulmuştu, üşümüştü. Yirmi gündür göremediği küçük oğlu Emrah'ı özlemişti. Belki pankartı astıktan sonra oğlunun yanına gidecekti. Pankartı üzerine örtüp uzandı, yorgunluktan uyuyakaldı. Bir saat sonra gelen vinç pankartın içinde uyuyan Halisi fark etmedi ve üzerinden geçti...
"Evet" pankartı bir can aldı. İşte size maliyet...
Halis referandumda bir yanıt veremeyecek. Oğlunun küvezden çıktığını, yürüdüğünü, koştuğunu göremeyecek. Elinden tutup maça götüremeyecek.
Emrah daha kokusunu öğrenemeden kaybettiği babasını resimlerine bakıp tanıyacak. Akşam yorgun argın eve gelen bir babası olmayacak. Emrah "Baba" diyemeyecek.
Bir çocuktan "baba" diyebilme hakkını almanın maliyeti ölçülebilir mi?
Dört bir yana asılan koca koca pankartlardan bir tanesi varsın eksik olsun denebileydi Halis şimdi yaşıyor olacaktı.
Referanduma bir hafta kaldı.
Belki "evet" diyeceksiniz belki "yetmez ama evet" belki " Hayır". Hangisinin maliyeti daha yüksek hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Şimdilik, yani daha bir yanıt vermemişken, sadece Halis Atış'ı düşünerek söylüyorum. Sadece küvezdeki oğlu Emrah'ı düşünerek söylüyorum; elinizde bir ölünüz ve bir yetiminiz var.
Hesabını siz yapın. Çünkü; daha sonra yaşayacağınız pişmanlık, kaybettiklerinizi kurtarmaya yetmez.