Zil çaldı, boykot başladı (Yenilendi)
TZP-Kurdi'nin anadilde eğitim için okulları boykot kampanyası, anadilde eğitim isteyen öğrencilerden destek gördü. Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Hakkâri, Van, Ağrı, Muş, Iğdır, Bitlis, Kars ve Urfa'da bazı sınıflar boş kalırken, bazı okullarda öğretmenler öğrencilerin yolunu gözledi.
İSTANBUL
İstanbul'da, TZP-Kurdi'nin anadilde eğitim talebiyle başlattığı "Okul boykotu" kampanyasının ilk gününde okula gitmeyen Kürt çocukları, sembolik olarak sokakta Kürtçe ders işledi. Siirt'in Kurtalan İlçesi'nde de anadilde eğitim talebiyle yürüyüş düzenlendi.
İstanbul'daki Kürt çocuklar, okulların açıldığı ilk günde Galatasaray Meydanı'nda alternatif Kürtçe ders işledi. Sokak ortasında oluşturulan sembolik sınıfta çocuklar, Kürtçe "Ji bo perwerdehiya bi Kurdî piştgiriyê bidin boykotê" ve "Em perwerdehiya Kurdî dixwazin" pankartlarının yanı sıra Kürtçe ve Türkçe hazırlanmış "İpek süt iç", "Ali topu at" ve "Ali ata bak" gibi dövizlerle anadilde eğitim taleplerini dile getirdi. Kendilerine alternatif bir eğitim yaratan çocukların sokak ortasındaki dersine BDP İstanbul Milletvekilli Sebahat Tuncel de katılarak, çocuklara destek verdi. İşlenen sembolik dersin ardından TZP-Kurdi eğitmenlerinden Ruşen Bana Kürtçe açıklama yaptı.
Her dilin bir kimlik olduğunu belirten Bana, "Bin yıldır Kürtler üzerindeki zulüm ve baskı devam ediyor. Bu baskılar artık öyle bir noktaya geldi ki Kürt dili de çeşitli bahanelerle yasaklandı. Her canlı kendi dilinde konuşur. Ve diline göre tanınır. Başbakan Erdoğan, Almanya'da yaptığı konuşmasında 'Bir dilin inkârı o milletin katliamdır' demişti. Bu yüzde yüz doğrudur. 88 yıldır Türkiye'de Kürt dili yasaklanıyor. Ve bu dille konuşan, söylenen türkü söyleyenler hakkında davalar açılıyor. Kendi anadillerini isteyenler ağır cezalarla karşı karşıya kalıyorlar" diye konuştu. Ülkede günlük Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat üzerindeki baskılara da dikkat çeken Bana, gazete çalışanlarının çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldığını ve katledildiğini dile getirdi. Bana, TZP-Kurdi olarak 4 yıldır anadilde eğitim talebini dile getirdiklerini söyleyerek, "Maalesef şimdiye kadar yetkililerden olumlu bir cevap gelmedi. Bu münasebetle okulların açılmasıyla birlikte anadilde eğitim talebini tekrarlıyoruz. Kürt halkına ve demokratik çevrelere çağrımız, okul boykot eylememize destek versinler. Anadilde eğitim istiyoruz" dedi.
'ASİMİLASYON POLİTİKASI DEVLET POLİTİKASIDIR'
Bana'nın ardından konuşan Milletvekili Sebahat Tuncel ise, Türkiye'de 80 yıldır Kürt dilinin inkâr edildiğini belirterek, "Kürt halkına yönelik 80 yıldır sürdürülen asimilasyon politikası devlet politikası olarak sürdürülüyor. Devlet 5 milyondan fazla gencin dilini asimilasyon politikasıyla unutturdu. Eğitim sisteminin bu asimilasyon yönünün tartışılması gerektiğini" ifade etti. Hükümetin TZP-Kurdi'nin 'okulları boykot' çağrını çocuk istismarı olarak değerlendirdiğini vurgulayan Tuncel, "Siz 80 yıldır yürüttüğünüz asimilasyon politikalarıyla Kürt çocuklarını istismar etmiyor musunuz? Biz var olan adaletsizliğe karşı direniyoruz. Umarız iktidar çağrımızı iyi anlar ve bunu siyaset malzemesi yapmaz. Bu sayede de Anadilde eğitim olanaklarını yaratır, demokratik bir Türkiye'ye ulaşırız" diye konuştu
ANKARA
KÜRTLER, 'VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN' DEMEYECEKLER
Aralarında BDP, SDP, KESK ve birçok siyasi partinin olduğu emek ve demokrasi güçleri, TZP-Kurdi'nin almış oldukları okulları bir haftalık boykot kararına destek vermek amacıyla YKM önünde basın açıklaması yaptı. "Zımane mın nasnameya mına", "Em perwerdehiya zımane xwe dıxwazım" ve "Anadil hakkı engellenemez" yazılı üç pankartın açıldığı açıklamada, "Ez zımane xwe dıwazım", "Zımanemın jiyana mıne" yazılı dövizler taşınarak, "Be jiyan nabe" sloganları atıldı. Eylemede, Kürtçe, Türkçe olmak üzere iki açıklama yapıldı.
Türkçe açıklamayı yapan Hüseyin Taka, TZP-Kurdi'nin almış olduğu okulları boykot kararına değinerek, Kürtlerin kendi gerçekliğini yok sayan eğitim sistemini istemediğini ve kendilerini yok sayan bugüne kadar zorlandıkları "Varlığım Türk varlığına armağan olsun' andını söylemeyeceklerini ifade etti. Türkiye barış ve demokrasi güçleri olarak anadilin en doğal bir hak olduğunu belirten Taka, Kürtlerin anadillerinde eğitim yapma hakkının bir an önce devlet tarafından güvenceye alınmasını istedi. Taka, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin anadilde eğitimin bir hak olduğunu ve uygulanması gereken bir zorunluluk olduğunu kabul ettiğine işaret ederek, "Türkiye Cumhuriyetinin varlığı ve koşulunu belirleyen Lozan Anlaşması bu nedenle 42. maddesi ile azınlıklara bu hakkı tanırken, aynı zamanda 39. maddesi ile de farklı Müslüman haklara da anadil hakkını tanımıştır. Ancak bu hak cumhuriyet tarihi süresince cumhuriyet kurucuları içinde yer alan Kürtlere tanınmamış ve korkunç bir asimilasyon uygulanmıştır" hatırlatmasında bulundu. Türkiye'nin ırkçı ve kültürel soykırımcı yaklaşımla farklı kültürlerden oluşan toplum arasında barışı ve kardeşliği her gün biraz daha yok ettiğine dikkat çeken Taka, ancak bu asimilasyoncu uygulamaların Kürtleri Türkleştirmediğini boykot kararıyla beraber bir kez daha kanıtlandığını söyledi.
'ARTIK KİMSE BİZİ KANDIRAMAZ'
BDP Mamak İlçe Başkanı Zahide Varlı ise yaptığı Kürtçe konuşmada, her halkın kimliği ile var olduğunu bu kimliğinde dilsiz yaşanamayacağını belirterek, uluslararası sözleşmelerde dil yasağının "insanlık suçu" şeklinde tanımlandığına dikkat çekti. Varlı, Başbakan Erdoğan'ın Almanya'da asimilasyona karşı yaptığı açıklamalara da dikkat çekerek, "Söylediklerine katılıyoruz ama ne yazık ki Başbakan ülkeye dönünce her şeyi unutuyor yada söylediklerine sahip çıkmıyor" dedi. Türkçe dışındaki bütün dillerin Türkiye'de yasaklandığını ve bunun 88 yıldır devam ettiğini dile getiren Varlı, devletin bu yasakçı mantıkla kendi vatandaşına düşmanlık yaptığını sözlerine ekledi. Kürtçe üzerindeki baskılara dikkat çekmek için Azadiya Welat gazetesinin kapatılmasını, Vedat Kurşun'a 166 yıl ceza verilmesini örnek gösteren Varlı, aynı zamanda TRT 6'da Kürtçe yayın yapılmasının çelişkisine de dikkat çekerek, "Bu ikiyüzlülüğe artık yeter diyoruz. Artık kimse bizi kandıramaz" diye konuştu. Kürtlerin dil ve kültür hakları konusunda artık devletten bir beklentisinin kalmadığını ve kendi sistemini kendisinin yaratması gerektiğine işaret eden Varlı, Kürt dili ve kimliği anayasa da tanınmadan da çözümün mümkün olmayacağını söyledi. "Milyonlarca Kürt çocuğunun hayatı okulların açılmasıyla alt üst oluyor. Anadillerinde eğitim alamadıkları için boynu bükük ve çaresizdirler. Çocuklar baskı ve zorla kimliklerinden uzaklaştırılıyor. Çocukların ruh dünyaları alt üst oluyor. Buna artık yeter diyoruz" diyen Varlı, Kürtlerin boykot çağrısına destek vermelerini istedi.
DİYARBAKIR
TZP-Kurdi'nin anadilde eğitim talebiyle başlattığı "Okulları boykot" kampanyasının etkili olduğu bir diğer merkez ise Diyarbakır. Anayasa referandumunda yüzde 70'inin "boykot" dediği Diyarbakır'da, anadilde eğitim için öğrencilerin büyük bir çoğunluğu "Boykot" diyerek anadilde eğitim istedi. Okul nüfuslarının yarısından fazlası öğrenciler okula hiç gitmezken, bazı öğrenciler ise okulları boykot ettiklerini göstermek için okul önlerinde bekleyerek, okula girmedi. Yenişehir İlköğretim Okulu, Melik Ahmet Lisesi, Mehmetçik İlköğretim Okulu, Ali Emir İlköğretim Okulu boykota yoğun destek veren okullardan sadece bir kaçı oldu. Milli Eğitim Bakanı, Başbakan'ın ve Diyarbakır Valiliği'nin "Okul boykotu anayasal bir suçtur" tehditlerine rağmen okul bahçeleri boş kaldı. Bazı öğrenciler, sivil kıyafetleri ile okul önlerinde oturdu. Bağlar İlçesi'nde de sınıf mevcudu 40-45 olan sınıflarda 15 ile 20 öğrenci arasında gelen oldu. Diyarbakır'ın Bismil ve Lice ilçelerinde de öğrencilerin büyük çoğunluğu okulları boykot ederek, anadilde eğitim istedi. Bismil'de birçok sınıf bom boş kalırken çocuklar ders görmedi. Lice'de de liseler tamamen boş kalırken, ilkokullara da tek tük öğrenci geldi. Bu gelen öğrencilerin tümü de kitaplarını almak için geldiklerini, kitaplarını aldıktan sonra eve gidip bir hafta okulu boykot edeceklerini söyledi. Lice Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polislerin ise okulları tek tek gezerek, boykotun kırılmasını istediği öğrenildi.
Diyarbakır'ın Çınar İlçesi'nde de boykot kampanyasına öğrenciler destek vererek okula gitmedi. Okullardan öğrencilerin sayısının çok az olması nedeniyle dersler işlenmezken, TZP-Kurdi, konuşa ilişkin ilçe binası önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına çok sayıda kadın ve çocuk katıldı. Açıklamada "Em perverdeya zimane xweyi zikmaki dıxwazın", "Cıvan hezen parastına zımanın", "Zımane me çanda u azadiya meye", "Bıji xweseriya demokratik", "Devlet terörüne son'' yazılı dövizler taşınırken, sık sık "anadilde eğitim istiyoruz", "yaşasın demokratik özerklik" sloganları atıldı.
Çınar TZP-Kurdi temsilcisi Hüseyin Ertekin, "Yüzyıllardır birlikte bu topraklarda yaşıyoruz. Ama halen en doğal hakkımız olan dil hakkımız ve insan haklarımız bile yok'' dedi.
ŞIRNAK
TZP-Kurdi'nin anadilde eğitim talebiyle başlattığı "okulları boykot" kampanyası kapsamında Şırnak'ta öğrenciler, 2010-11 Eğitim-Öğretim yılının ilk gününde okulları boykot ederek, anadilde eğitim talebinde bulundu. Şırnak, Cizre, Silopi, İdil, Beytüşşebap ve Uludere'de okullar boykot edildi. Okula giden öğrenci sayısının çok az olması dikkat çekerken, okul bahçeleri ve sınıflar boş kaldı. Çoğu okulların önünde polislerin bulunması dikkat çekerken, kent merkezinde polis ve askeri araçlar devriye geziyor. Okul önünde toplanan gruplarla öğretmenler arasında boykotla ilgili diyaloglar yaşanıyor. Bazı öğretmenler kapılarda toplanan ve dersleri boykot eden öğrencileri ikna etmeye çalışırken, öğrenciler ise kesinlikle derslere girmeyecekleri ve okula bile girmeyeceklerini söylemeleri dikkat çekti. Şırnak il ve ilçelerinde normal hayat devam ederken, bölgede tek normal olmayan durum ise okulların başlamasına rağmen okulların boş olması. Şırnak merkez ve ilçelerinde anadilde eğitim talebiyle "Okulları boykot" kampanyasına destek için okullara gitmeyen öğrenciler sokaklarda ve caddelerde oyunlar oynuyorlar. Şırnak ve ilçelerinde okulların bir hafta boyunca boykot edileceği belirtildi. Beytüşşebap'ta da okulların boş olduğu görülürken, bazı okullarda öğrenci sayısının yarısından azı okula gitti. 500'e yakın öğrencinin öğrenim gördüğü Cumhuriyet İlk Öğretim Okulu'nda sadece 30 öğrenci okula gitti.
MARDİN
Boykot kampanyası Mardin ve ilçelerinde de start aldı. Kampanya çerçevesinde Mardin ve ilçelerinde de kampanyaya destek sunmak amacıyla öğrenciler okulları boykot ediyor. Özellikle Mardin'in Kızıltepe, Nusaybin, Dargeçit, Derik ve Mazıdağı ilçelerinde öğrenciler okullara gitmezsen, okulların birçoğunda ders işlenmiyor. 2010-2011 Eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte okulların açıldığı ilk günde okulların boş olduğu görülürken, okul bahçelerinde de öğrenciler bulunmadı. Ders başı yapmak için gelen kimi öğrenciler ise okullarda boykot kararının alınması nedeniyle boykot kararına destek vermek amacıyla ders başı yapmadı. Kızıltepe'de ise okullarda boykot kararının alması nedeniyle ilçe merkezinde yoğun güvenlik önlemlerinin alması ise dikkat çekti.
URFA
Urfa'nın Halfeti, Siverek ve Ceylanpınar ilçelerinde TZP'nin anadilde eğitim hakkı için düzenlediği okulları 1 hafta boykot etme eylemine destek geldi. Her iki ilçede de yüzlerce kişi yaptıkları basın açıklamaları ile "Anadilde eğitim temel insani haktır" dedi. Halfeti İlçesi'nde parti binasında bir araya gelen yüzlerce kişi, "Bê zıman jiyan nabe" sloganları eşliğinde Halfeti Meydanı'na kadar yürüdü. Yüzlerce kişi "Tek dil, tek millet dediler, katlettiler" ve "Sinora zımanêmın, sinora cihanamın" dövizlerini taşıdı. Eski Halfeti yolunun üzerindeki meydana gelen kitle adına açıklama yapan ilçe başkanı Mustafa Bayram, Hakkâri'de sivillere yönelik gerçekleştirilen mayınlı saldırıya dikkat çekerek, KCK'nin ilan ettiği eylemsizlik sürecinin bitmesine ramak kala böylesi bir saldırının düşündürücü olduğunu belirtti. Konuşması "Şehit namırın" sloganları ile kesilen Bayram, anadilde eğitimin en temel insani hak olduğunu belirterek, "Kürt halkı dilinin asimilasyona uğratılması çalışmalarına sesiz kalmayacak ve dilini her alanda kullanarak cevap olacaktır" dedi. Kitle daha sonra yürüyüşle parti binasına geri döndü" dedi. Siverek İlçesi'nde de BDP İlçe Örgütü, Kanlikuyu Meydanı'nda basın açıklaması yaptı. Sivil toplum örgütü temsilcilerinin destek verdiği açıklamada basın metnini BDP İlçe Başkanı Mehmet Dündar okudu. "Bıla zımanê me bıbe zımanê fermi", "Zimanê me qedexe nekın" ve "Zimanê me azadiya meye" dövizlerinin taşındığı açıklamada, polis yoğun güvenlik önlemleri aldı. Açıklamanın ardından kitle ilçe binasına yürüdü. Ceylanpınar İlçesi'nde de TZPKurdi'nin ana dilde eğitim talebiyle başlattığı "okulları boykot" kampanyasına katılan çocuklar okul yerine parklara gitti. Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı'nın tüm tehditlerine rağmen ilçede büyük oranda katılım olduğu gözlemlendi.
Viranşehir İlçesi'nde okul boykotuna yoğun katılım sağlanan ilçelerden biri oldu. Bazı okullarda yüzde 80-90'a varan oranda öğrenci boykot ederken, okul sıralarının boş olduğu ve okul bahçelerinde az sayıda öğrencinin oyun oynadığı görüldü. İlçenin Dumlupınar, Uluğbey ve Belediye İlk Öğretim Okulları boykotun en yoğun olduğu okullar arasında yer aldı. Emniyet güçlerinin de özel olarak okulları tek tek dolaşıp okul müdürlerinden boykota katılım konusunda bilgiler aldığı tespit edildi.
HAKKÂRİ
Öğrencilerin ders başı yapmadığı Hakkari merkezde, okullar da sesizlik hakim. Şu ana kadar hiçbir okulda eğitim başlamazken, kentte öğrenciler evlerinden dahi çıkmadı. Okulların tamamen boş olduğu ilde öğretmenler ise, okullarda hazır bekletiliyor. Bir öğrencinin gelmesi durumunda dahi eğitimi sürdüreceklerini belirten İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Bulut ise, konuyla ilgili önümüzdeki saatlerde açıklama yapacaklarını dile getirdi.
Yüksekova ve Çukurca'da okullar öğretmenlere kaldı
Hakkâri'nin Çukurca İlçesi'nde boykotun en fazla hissedilen ilçelerden biri oldu. İlçede bulunan Şehit Bilal Soybilgiç Yatlı İlköğretim Bölge Okulu, Cumhuriyet İlköğretim Okulu, Çukurca Adnan Bahat Lisesi ile Atatürk İlköğretim Okulu'nda bulunan öğrencilerin tamamı ders başı yapmazken, ilçede buluna 4 okulda 20'e yakın öğrenci okula gitti. Okul ve derslerin tamamen boş olduğu ilçede bazı öğrenciler ise sivil elbiselerle okul önünde dolaşması dikkat çekti. Okulların tamamen boykot edildiği ilçede, poliste değişik noktalarda yoğun güvenlik önlemleri almaya başladı.
Yüksekova İlçesi'nde ise, okul boykotu nedeniyle ilçede ders başı yapan öğrenci olmadı. Hiçbir öğrencinin gitmemesinden dolayı sabah saatlerinde okula giden öğretmenler geri dönmek zorunda kalırken, öğrencilerin okullara gitmemesinden dolayı okullar tamamen sesizliğe büründü. Ders zilinin çalınmadığı ilçede İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün talimatıyla ilçede okul yönetimleri okullarda gazetecilerin okullarda görüntü almasına izin vermedi. Polisin belirli noktalarda güvenlik önlemi aldığı ilçede sessizlik hakim.
VAN
TZP-Kurdi'nin boykot kararı Van merkezde destek gördü. Başta Domlupınar, Atatürk Lisesi, Cumhuriyet lisesi, Mustafa Cengiz İlköğretim Okulu olmak üzere okulların büyük bölümünde öğrenciler ders başı yapmadı. Bazı okullarda 15 ile 20'e yakın öğrenci bulunurken, öğrencilerin boykota büyük destek vermesi üzerine poliste okul önlerinde güvenlik önlemi almaya başladı. Zırhlı araçların mahalle aralarında dolaştığı kentte bazı öğrencilerin üzerlerinde okul kıyafetleri olmadan okul etrafından dolaşması dikkat çekti. Boykota ilişkin Hacibekir Mahallesi'nde bulunan Domlupınar İlköğretim Okulu önünde basın açıklaması yapıldı. TZP-Kurdi öncüğünde yapılan basın açıklamasına Eğitim Sen, KURDİ-DER yöneticileri ile öğrenci ve velilerin katıldığı açıklamayı, KURDİ-DER Şube Başkanı Galip Garip Yaviç yaptı. Uluslararası anlaşmalara göre anadilde eğitimin bir hak olduğunu ama Kürtlerin yaşadığı ülkede bu hakkın gasp edildiğini belirten Yaviç, Türkiye'de de yaşayan Kürtlerin kendi anadillerinde eğitim görmeleri anayasal bir hak olduğu halde bu haklarının ellerinden alındığını kaydetti. Artık Kürt dilinin anayasal güvenceye alınması gerektiğini de belirten Yaviç, Kürt dili üzerindeki baskıların son bulmasını istedi.
Boykot kararı Bostaniçi Beldesi başta olmak üzere 11 ilçede de etkili oldu.
ERCİŞ'TE AÇIKLAMA
Van'ın Erciş İlçesi'nde ise, BDP ilçe binası önünde bir araya gelen ve aralarında öğrenci ve velilerinde bulunduğu kalabalık bir grup, "Peyanis'in sorumlusu AKP hükümetidir", "Anadilsiz yaşam olmaz", "AKP boykotla hesaplaşmalı", pankartları eşliğinde Emniyet Müdürlüğü arkasındaki Zilan Parkı'na doğru yürüyüşe geçti. Polis ekipleri, İş Bankası önünde barikat kurarak yürüyüşü engelledi. Polisin barikatına tepki gösteren grup barikatın önünde açıklama yaptı. Grup adına açıklama yapan Zerya Koç isimli öğrenci, artık anadilde eğitim görmek istediklerini belirterek, okullarda kendi dilleriyle eğitim görmek istediklerini kaydetti.
SİİRT
Siirt'in Kurtalan İlçesi'nde de, BDP tarafından yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe BDP PM Üyesi Nezir Gülcan, BDP Kurtalan İlçe Başkanı Abdulgafur Kubilay, Kurtalan Belediye Başkanı Necat Yılmaz, İl Genel ve Belediye Meclis üyeleri ile birlikte yüzlerce kişi katıldı. Kurtalan Devlet Hastanesi yanında başlayan yürüyüş Saat Kulesinde yapılan basın açıklamasıyla son buldu. Yoğun önlemlerin alındığı yürüyüşün ardından konuşan BDP Kurtalan İlçe Başkanı Abdulgafur Kubilay, "Her toplumun ve bireyin bir kimliği vardır. Yüzyıllardır Kürt halkı zülüm görmüş, acılar çekmiştir. Bu zulüm o kadar ileriye gitmiş ki Kürtlerin dili, dahi yasaklanmıştır. Bir toplum diliyle ve Kültürüyle diğer toplumlardan ayrılır. Milyonlarca Kürt çocuğu kendi anadilinde eğitim görmüyor. Kimliğinden uzak bir şekilde yetiştiriliyor. Artık asimilasyon politikası 2 yaşına inmiştir. Kürt çocukları anaokulu süreciyle anasının kucağından alınıp asimilasyona tabi tutuluyor. TZP-Kurdi'nin aldığı boykot kararını destekliyoruz ve çocuklarımızı bir hafta boyunca okula göndermiyoruz" diye konuştu.
BİTLİS
TZP-Kurdi'nin anadilde eğitim için okulları boykot kampanyasına Bitlis'in Tatvan İlçesi'nden Kurdi-Der, KESK ve BDP'nin ortak basın açıklamasıyla destek geldi. Okulları boykot eden öğrenciler ve velilerden oluşan yüzlerce kişi, "Bê ziman jiyan na be" "Zimanê me hebûna me ye" sloganları atarak, Tatvan Belediyesi önünden Tatvan Yaşam Alışveriş Merkezi'ne kadar yürüyerek, burada basın açıklaması yaptı. İlköğretim 6. sınıf öğrencisi Eda Ölgen Kürtçe olarak yaptığı açıklamada, "Bilindiği gibi her dil bir kimliktir. Yüzlerce yıldır dilimiz ve kimliğimiz üzerinde baskılar var. Baskılar artık yasak seviyesine geldi" dedi. Alınan boykota tam destek verdiklerini belirten KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Nimet ilk, Kürt dilinin anayasal güvenceye alınmasını istedi. Okulların büyük bölümünde öğrencilerin çoğunluğun okula gitmediği gözlenirken, KURDİ-DER, kent genelinde öğrencilerin yüzde 50'sinin ders başı yapmadığını söyledi.
MUŞ
Ders boykotunun yaşandığı Muş merkez ile Varto, Bulanık, Malazgirt ve beldelerde ise, öğrencilerin büyük bölümü ders başı yapmadı. Öğrencilerin çoğunluğun ders başı yapmadığı il merkez ve ilçelerde, sınıfların büyük bölümünün boş olması dikkat çekti.
AĞRI
Ağrı merkez ile Doğubayazıt, Diyadin, Patnos, Tutak olmak üzere ilçe ve beldelerde, öğrenciler okulları boykot etti. Boykota en fazla desteğin olduğu Doğubayazıt İlçesi'nde okulların büyük bölümünde ders başı yapılmazken, bazı okullarda ise ancak öğrencilerin yüzde 5'i gibi küçük bir grubun katılım sağladığı gözlendi.
Boykot kararına Iğdır merkez ve ilçeleri, Erzurum'un Tekman, Kağızman, Karaçoban ilçeleri, Kars merkez ve ilçelerinde de destek gördü.
DİHA