24 Şubat 2011, Perşembe

İki yumurtaya iki yıl hapis istendi

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ı protesto için yumurta atan Anadolu Üniversitesi öğrencileri hakkında 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Yargıtay Erdoğan'a yumurta atan gençlere verilen 1 yıl hapis cezasını az buldu.

Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü'ndeki Atatürk Kültür Merkezi'nde 26 Kasım 2010 tarihinde, bir sempozyumda konuşma yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, yumurtalı protestoya uğradı. Kılıç'a yumurta atan öğrenciler, Tevfik Caner Ertay, Yakup Çetinkaya ile Derya Altundağ polis tarafından tartaklanarak gözaltına alındı. Üç öğrenci sevk edildikleri adliyede tutuksuz yargılanmak üzere savcılık tarafından serbest bırakıldı.

Öğrencilerden Yakup Çetinkaya ile Tevfik Caner Ertay hakkında Eskişehir 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi'nde 'Kamu görevlisine hakaret' suçundan 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İlk duruşma 3 Mart 2011 tarihinde yapılacak.

1 Mart 2011 günü, Atatürk Kültür Merkezi önünde Anadolu Üniversitesi öğrencileriyle birlikte öğrencileri desteklemek üzere bir basın açıklaması yapılacak.

YARGITAY: 1 YIL YETMEZ

Öte yandan Yargıtay, Recep Tayyip Erdoğan'ı 2006 yılında yumurtayla protesto eden kişilere verilen bir yıl hapis cezasını az buldu. Kararda, bu tür protestoların "düşünce ve kanaat özgürlüğünün kullanılmasını engelleme"ye yönelik olduğu savunuldu.

Bianet'in haberine göre, Erdoğan'a 2006 yılında yumurta attığı gerekçesiyle yargılanan 9 sanığa verilen 12 ay hapis cezası Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Yargıtay, sanıkların cisim attığını ve cisim atmanın cebir suçu kapsamına girdiğine hükmetti. Son zamanlarda sıklıkla karşılaşılan yumurtalı protestolarla ilgili olarak emsal teşkil edecek olan karar tartışma yarattı.

YARGITAY: HAKARET SUÇUNU OLUŞTURUR

2006'da dokuz Halkevleri üyesinin Mersin'de Başbakanı yumurtayla protesto etmesi üzerine yerel mahkeme sanıkları "Başbakan'a görevinden dolayı hakaret" suçundan yargılamıştı. Sanıklardan ikisine 1 yıl, 2 ay, 15'er gün; 7 sanığa ise 11 ay 20'şer gün hapis cezası verilen yerel mahkeme kararını Yargıtay 4. Ceza Dairesi bozdu. Bu cezaları az bulan Yargıtay, gerekçeli kararında şu ifadelere yer verdi: "Cebir kullanma eylemi kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla işlenmiş ise, cebir kullanma suçunu değil, görevi yaptırmamak için direnme suçunu bir kimseyi siyasi düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlamak ya da açıklamaktan men etmek için işlendiği takdirdeyse yine yasanın 115. maddesi'nde belirtilen 'Düşünce ve kanaat özgürlüğünün kullanılmasını engelleme suçunu' oluşturmaktadır.

"Oluşması mümkün görülen son suç, 'Görevliye hakaret' suçudur. 'Bir kimseye onur şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur şeref ve saygınlığına saldırma' eylemi yasanın 125. maddesinde öngörülen hakaret suçunu oluşturmaktadır."

"Zor kullanmak mağdurun kolunu bükmek vs... gibi temasla mümkün olduğu kadar, belirli bir mesafeden bir cismin atılması suretiyle de gerçekleştirilebilir" denilen Yargıtay kararında, yalnızca hakaret suçu işlenmediğine hükmetti.

"Tek eylemin birden fazla suça uyması halinde özel suçun genel suça göre öncelikli uygulanması, hepsi genel nitelikte ise Ceza Kanunu'nun 44'. Maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurmak icabet edecektir" denilen karar bundan sonraki yumurtalı protesto eylemleri için açılan davalara da emsal niteliği taşıyor.

 

 

Bağlantılı Haberler