12 Ocak 2011, Çarşamba

Öğrenciler 'OHAL'i protesto etti

Üstlerini arattırmadıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma açılan İstanbul Üniversitesi öğrencileri soruşturmaları okul girişinde protesto etti. "AKP'ye, YÖK'e, soruşturmalara başkaldırıyoruz" diyen öğrenciler, açıklamanın ardından kendilerini aratmadan okula giriş yaptı.

İstanbul Üniversitesi öğrencileri, okula girişlerde yaşanan üst araması ve üstünü aratmayan öğrencilere soruşturma açılmasını, ana kapı önünde yaptığı eylemle protesto etti. BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, İHD İstanbul Şubesi, Eğitim Sen ve ÇHD üyelerinin de destek verdiği eylemde, "AKP'ye, YÖK'e, soruşturmalara başkaldırıyoruz" yazılı pankart açıldı.

200 aşkın öğrencinin katıldığı eylemde, Dilek Yağan bir açıklama yaptı. Yıllardır İstanbul Üniversitesi'nde özel güvenlik terörünün yaşandığını belirten Dilek Yağan, "Okulun kapısında dikilen, okuluna girmek isteyen öğrencileri didik didik aramaya kalkan bu özel güvenlikçiler, çantasını aratmak istemeyen öğrencileri kendi okullarına almamakta, daha da ötesi fiziki şiddet uygulamaktadır" dedi. Yağan, geçen hafta bunun bir örneğinin yaşandığını ve kendilerini aratmak istemeyen arkadaşlarının darp edildiğini söyledi.

'TERÖRÜN BAŞ KAYNAĞI YÖK VE ONUN POLİTİKALARIDIR'

Polisin, İstanbul Üniversitesi ve çevresinde istediği zaman öğrencilerin üstünü ve çantasını arama hakkına sahip olma hakkını tanıyan karara da değinen Yağan, kamuoyu ve öğrencilerden yükselen tepkiler üzerine bu arama yetkisinin gelecek dönem yenilenmeyeceğinin duyurulduğunu hatırlattı.

Yağan, şöyle konuştu: "12 Eylül darbecilerinin en önemli icraatlarından biri olan YÖK bilimsel eğitimin ve demokratik üniversitenin yok edilmesinin aracı olarak kurgulanmıştı. Üniversiteleri sermayenin çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendiren, eğitimi ticarileştiren ve okulları adeta birer şirket gibi yöneten bu kurum kurulduğu günden bu yana üniversiteyi bilimsel eğitimden arındırmaya yönelik yoğun bir çaba içerisindedir. YÖK dün de bugün de üniversitelerde baskının, anti-demokratik, anti-bilimsel eğitimin adıdır. Bugün İstanbul Üniversitesi'nde yaşanan soruşturma ve uzaklaştırma terörünün baş kaynağı YÖK ve onun okullar üzerindeki politikalarıdır."

Yağan, üniversitelerde özgürlük isteyenlere yönelik soruşturmalar ve cezaların geri çekilmesini, polise verilen 1 yıllık arama kararının iptal edilmesini talep etti.

ÖĞRENCİLER SESLERİNİ ANCAK EYLEMLE DUYURABİLİYOR

Ardından söz alan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Türkiye'de son zamanlarda üniversitelerde yaşanan olaylara dikkat çekti. Bilimsel, demokratik, anadilde eğimin merkezleri olması gereken üniversitelerin, farklı düşüncelerin, farklı kimliklerin kendilerini özgürce ifade etmesi gerektiğini dile getiren Tuncel, "Üniversitelerde insanlar kimliğinden, cinsinden, dilinden kültüründen kaynaklı ayrımcılığa uğramamalıdır ve baskı altında olmamalıdır. Arkadaşlarımızın basın açıklamasında ifade ettiği şey aslında Türkiye demokrasisi için büyük bir ayıptır. Arkadaşlarımız kendi okullarına giremezken polis ve özel güvenlik görevlileri çok rahat okula girebiliyor, keyfi olarak öğrencileri gözaltına alabiliyor, üstelerini arıyor, özel hayatlarına müdahale edebiliyor, okula sokmuyor. Öğrenciler seslerini ancak eylemlerle duyurabiliyorlar. O zaman da polisin gücüyle karşı karşıya kalıyorlar" dedi.

Tuncel, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e de şöyle seslendi: "Buradaki öğrenciler yemek istemiyor. O kadar masrafa gerek yok. Ama sizin buradaki öğrencilerin eşit parasız, demokratik, bilimsel eğitim talebini karşılamanızı bekliyor, istiyor. YÖK'ün kaldırılmasını, üniversitelerin demokratik bir işleyişe kavuşturulması gerekiyor."

ÇATIŞMALARI KALDIRAMAYACAKSA İSTİFA ETSİN

Demokrasi kelimesini iktidara geldiği günden beri ağzından düşürmeyen AKP hükümetinin başından beri anti-demokratik uygulamalara imza attığını söyleyen Tuncel, gençliğin taleplerini yok sayan yaklaşımdan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Sebahat Tuncel, en son Çanakkale Üniversitesi'nde yaşanan sağ-sol çatışmalarına da değindi, "Eğer Milli Eğitim Bakanı görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyecekse, üniversitelerde öğrencilerin taleplerini yerine getiremeyecekse, çatışmaları ortadan kaldırmayacaksa, orada o koltuğu işgal etmeye hakkı yok. O'nu istifaya çağırıyorum" diye konuştu.

ARAMA YETKİLERİ YOK

ÇHD avukatlarından Güray Dağ, güvenlik görevlilerinin üst ve çanta aramayla ilgili hiçbir mevzuatta yetkilerinin olmadığını vurguladı. Öğrencilerin yanında olacaklarını söyleyen Dağ, bununla ilgili İstanbul Valiliği'ne suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

OKULLARINA ARANMADAN GİRDİLER

Açıklamaların ardından Grup Yorum ve Bandista müzik dinletisi verdi. Eylemin ardından okula girmek isteyen öğrencilerin üstleri, özel güvenlik elamanları ve polis tarafından aranmak istedi. Öğrenciler uygulamaya tepki gösterdi, kendilerini aratmadı. Okul kapılarının kapatılmasına tepki gösteren öğrenciler okulun kapısı zorlayarak, "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganı eşliğinde kendilerini aratmadan okula girdi.

EmekDunyasi.Net

 

Bağlantılı Haberler