SİVAS CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ
Mitinglere katıldılar, okuldan atıldılar
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) yönetimi, demokratik haklarını kullanarak, mitinglere katılan 5 öğrenciyi hem PKK'li hem MLKP'li oldukları iddiasıyla okuldan attı.
YÖK'ün 17 Mart'ta Kürt öğrencilerin fişlenmesini öngören "eylem planı"nın ortaya çıkmasının ardından üniversitelerde yükselen tansiyon ve linç girişimleri Şerzan Kurt'un öldürülmesine kadar varmıştı. Üniversitelerde devam eden linç girişmişlerinin yanında öğrenciler bir de polis ve yargı kıskacına alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde okuyan Cihan Kirsiz, Onur Akdeniz, Ünal Günal, Mustafa Sarıca, Orhan Yıldırım adlı öğrenciler Sivas Emniyeti tarafından 15 Ocak 2009'da 'yasadışı faaliyetlerde' bulundukları gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Kasım 2010 tarihinde Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi'nde haklarında 'silahlı örgüt üyesi’ olmaktan dava açılan 5 öğrenci hakkında yerel mahkeme ceza verdi. Kararı avukatları aracılığı ile temyiz eden öğrenciler üniversite yönetimi tarafından oldukta ilginç gerekçelerle okuldan atıldı.
OKUL YÖNETİMİ DE KARAR VEREMEDİ CEZAYI NEREDEN VERECEĞİNE
Haklarında soruşturma açılan öğrenciler Mart ayında öğrencileri sözlü ve yazılı olarak savunma yaptı. Öğrencileri 'Silahlı terör örgütü üyesi' ilan edip öğrencilerin okul hayatına son veren üniversite yönetimi öğrencilere yazılı olarak gönderdiği sorular "21.12.2006 tarihinde MLKP ve PKK/KONGRA-GEL örgütüne yönelik operasyonlarda yakalanan öğrencilere destek vermek amacıyla 'Soruşturmalara karşı birlik cephesi' adı altında Cumhuriyet Üniversitesi Merkez Kafeterya önünde basın açıklamasına katılımınız yönünde ifadeniz nedir?" ve "12.04.2008 tarihinde Samsun'da 'Sağlık ve sosyal güvenlik hakkı için' düzenlenen mitinge, 05.01.2008 tarihinde Mevlana miting alanında 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına, 17.06.2008 tarihinde Ankara'da KESK tarafından düzenlenen mitinge, 20.12.08 tarihinde Sivas Eğitim-Sen tarafından 19 Aralık 2000 tarihinde ülke genelinde ceza evlerine yapılan hayata dönüş operasyonu yıl dönümünde düzenlenen eyleme, 02.07.2008 tarihinde Madımak Otel'inde hayatına kaybedenlerin anma etkinliğine Yeni Demokratik Gençlik (YDG) ve yasadışı Partizan Hareketi adına katılımınız yönündeki ifadeniz nedir?” şeklinde sorular yöneltti.
"ÜNİVERSİTE YÖNETİMİ EMNİYETLE İŞBİRLİĞİ YAPTI"
Çoğunluğu yasal olan açıklama ve mitinglere katılan öğrencilere 10 Haziran günü ''silahlı örgüt üyesi'' oldukları iddiasıyla hem okuldan attı hem de hiçbir okulda okuma imkânı bırakmayan "örgün öğretimden uzaklaştırma" cezası verdi. Yargı süreci devam ettiği halde okul yönetiminin kararıyla okuldan atılan ve öğrenim hayatları bitirilen öğrencilerden Orhan Yıldırım, kararın hukuk dışı olduğunu söyledi. Yıldırım, "Sivas'taki olaylardan sonra sınava girip Marmara Üniversitesi Enerji Öğretmenliği Bölümü’nü kazandım. Yargıda kesin bir karar çıkmamasına rağmen beni telefonla arayıp yüksek eğitim kurumlarından uzaklaştırıldığımı söyleyip, kararı okuduğum Marmara Üniversitesi'ne tebliğ ettiklerini söylediler" şeklinde belirtti. Utanç verici bir durumla karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Yıldırım, "Bu kararla birlikte yıllardır emek harcadığımız okul yaşamamızı bitirdi. Karardan sonra üniversite diplomamız olmayacak. Yıllardır okumamıza rağmen elimize lise diploması verecekler. KPSS'ye ve açık öğretime giremeyeceğiz. Tüm haklarımız elimizden alındı" dedi.
Yıldırım, kararın sistemin bir parçası olduğunu ifade ederek, son yıllarda birçok öğrencinin sudan bahanelerle okuldan uzaklaştırıldıklarını belirtti. "Kürt siyasal hareketinin her yerde örgütlenmesi sistemi korkutuyor" diyen Yıldırım, öğrencilerin örgütlenmesinin önüne geçmek için üniversite yönetiminin emniyetle iş birliği yaptığını kaydetti.
“VERİLEN CEZALAR YETMEDİ, OKULDAN ATTILAR”
Öğrenim hayatı bitirilen bir diğer öğrenci olan Cihan Kirsiz ise, yaşanılanların demokratik hak ve talepler eksenli siyasal alanda yürütülen mücadeleye bir darbe olduğunu söyleyerek, en küçük bir hak talebinin bile "zorbaca" baskı altına alınmak istendiğini belirtti. "Farklı bir sese bir görüşe, farklılığa dair ve varsa tahammül edemeyen ülkemiz, hâkim sınıfları 'Bilimsel, demokratik, özgür eğitim yuvaları' olarak tabir ettikleri üniversitelerde öğrencilerin haklı taleplerini soruşturmalarla, uzaklaştırmalarla, sivil faşist saldırılarla susturmaya çalışmaktadır” diyen Kirsiz, yapılanların sistemin devrimci güçlere karşı geliştirilen tasfiye olduğunu dile getirdi. Yıldırım, "Bize yıllarca hapis cezası verildi. Yetmedi okuldan atıldık. Okul içinde siyaset yapılmasını engellemek için polis, idareyle işbirliği yaparak birçok öğrenciyi okuldan attı" dedi.
DİHA