17 Temmuz 2010, Cumartesi

Savcı: Şerzan Kurt'u polis öldürdü

Savcılık, Şerzan Kurt'u vuran kişinin incelenen kamera kayıtlarından polis G.Ş. olduğunun açıkça görüldüğünü belirtti.

İbrahim Açıkyer/Remzi Coşkun

Muğla'da 11 Mayıs'ı 12 Mayıs'a bağlayan gecede ülkücüler taş ve sopalarla Kürt öğrencilere saldırdı. Saldırıda polis de çevik kuvvet desteğiyle biber gazlı ve silahlı bir şekilde Kürt öğrencilere müdahale etti. Yaşanan olayın ardından ise Muğla Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt, kurşunla yaralandı ve 22 Mayıs günü tedavi gördüğü Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Yaşananların ardından Kürt öğrencilerin ve kamuoyunun tepkisi üzerine savcılık soruşturma açtı. Açılan soruşturma kapsamında 2'si Kürt, 4'ü ülkücü ve Kurt'u silahla yaralayan G.Ş. adlı polis olmak üzere 7 kişi tutuklanmıştı. Muğla Valisi Ahmet Altıparmak olayın ardından yaptığı açıklamada, Kurt'u vuran mermilerin polisin silahına ait olmadığını savunmuştu. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma kapsamında dinlediği tanıklar ile incelenen görüntü kayıtlarının ardından iddianamesini hazırladı. İddianamede olay günü orada bulunan ve dinlenen tanıkların yanı sıra ismini vermek istemeyen ve olayları baştan sona gördüğünü beyan eden gizli bir tanık, ifade verdi.

Savcılık iddianamesinde, olayın gelişiminin anlatıldığı bölümde şüpheli G.Ş. ile Oktay Kebapçı'nın beylik silahlarını çıkararak, havaya ateş edip, koşmaya başladığı ve çevik kuvvet polisinin de Kürt öğrencilere gaz bombası attığı ifade edilerek, "Bu sırada göstericilerin geri dönerek kaçmaya başladıkları sırada Kıbrıs Pastanesi önüne gelen polis memuru G.Ş., daha önce havaya ateş etmesinin aksine bu kez silahını göstericilerin üzerine doğrultarak, bir kaç el ateş ettiği ve bu atışlar sırasında Şerzan Kurt'un sol omuz arkasından giren ve her iki ciğerini, omuriliğini parçaladıktan sonra sağ omuz başından çıkan kurşunun etkisiyle yere düştü" denildi.

Kurt'un vurulmasının ardından olay yerinde emniyet birimlerinin yaptığı incelemenin ardından 12 Mayıs'ta hazırladığı rapora yer verilen iddianamede, şunlar yer aldı: "Rapor, basit kroki ve CD içeriğindeki görüntülerden anlaşılacağı üzere toplam 10 adet 9 mm çaplı tamamı MKE yapımı boş kovan, 3 adet ses tabancası fişeği ve maktulun yaralandığı yere yaklaşık 60 metre mesafedeki bir işyerinin köşesinde ulunan bisiklet park yerinde bir adet 7.65 mm çaplı 00 ibareli boş kovanın elde edildiği, bunun dışında mermi çekirdeği elde edilmemiştir."

GİZLİ TANIK: RESMİ POLİSLERİN ARASINDA BULUNAN BİR KİŞİ VURDU

İddianamede, yer verilen gizli tanığın ifadelerinde ise şunlara yer veriliyor: "Polislerle heykel tarafından gelen grubun karşı karşıya kaldığı sırada üniformalı polislerin arasından çıkan kel kafalı, çizgili, uzun kollu tişört giyen polis olduğunu düşündüğü bir kişinin elinde silah olduğu halde üniformalı polislerin ortasından elindeki silahı öğrencilere doğrultarak birden fazla ateş ettiğini, bu ateşle birlikte öğrencilerden birisinin vurularak yere düştüğünü, aynı anda gaz bombalarının atılmaya başladığını, kel kafalı, üzerinde çizgili tişört bulunan polisin silahını öğrencilere doğrultarak ateş etmeye başlamasının ardından birinin vurulup vurulmadığını merak edip ileri baktığında grubun içinde bir şahsın vurulduğunu gördüğünü ve olay anında bahsettiği kel kafalı çizgili tişörtlü şahıs dışında ateş eden bir başka kişiyi görmediğini, polislerin ve bir kısım göstericinin vurulan kişinin başına toplandığını ve silahla öğrencilerin üzerine ateş eden çizgili tişörtlü kel şahsın atışların ardından bir öğrencinin vurulduğunu görünce geriye dönerek olay yerinden uzaklaştığını beyan etti. Israrla tanığa sorulan soruların ardından verdiği cevaplarla da öğrencinin vurulduğu anda çizgili tişörtlü kel kafalı şahsın dışında ateş eden başka kimseyi görmediğini söylemiştir."

'KURT’U YARALAYANIN AÇIK ŞEKİLDE ŞAHİN OLDUĞU GÖRÜLMÜŞTÜR'

Savcılıkta ifadesi alınan gizli tanığın, Muğla Emniyet Müdürlüğü'nce savcılığa gönderilen 16 resim arasından ateş eden polisi teşhis ettiği belirtilen iddianamede, "Açık kimliği yazılı bulunan ve üzerinde çizgili uzun kollu tişört bulunan şüpheli G.Ş.'yi teşhis etmiş, ancak şüphelinin olay günü resimdekilerin aksine ayağında iskarpin değil beyaz spor ayakkabı bulunduğunu beyan etmiştir. Bu beyan doğrultusunda Komiser Hamdi Bey Polis Merkezi'nin güvenlik kamerasından temin edilen görüntülerden 5 numaralı danışma kamerasına ilişkin görüntülerden 12.05.2010 tarihli saat 01.23'de görüntüye giren üzerinde yeşil lacivert uzun kollu tişört, ayağında beyaz spor ayakkabısı ve kot pantolon bulunan şüpheliyi göstererek olay günü öğrencilere ateş eden ve bir kişiyi yaralayan kişinin şüpheli G.Ş. olduğunu açık ve net bir şekilde tespit ettiği görülmüştür" denildi.

POLİSLERE GÖRE KÜRT ÖĞRENCİLER ATEŞ ETMİŞ!

Olay günü orada bulunan sivil ve çevik kuvvet polislerinin savcılığa verdiği ifadede ise, polisler G.Ş. ve O.K.'nin Kürt öğrencilere direkt ateş etmediğini, havaya ateş ettiğini savunarak, Kürt öğrencilerin bulunduğu yerde birkaç el cılız silah sesi duyduklarını ileri sürdü. S.O. adlı polis, 24 Mayıs'taki ifadesinde "Oktay Kebapçı'nın elinin havaya dik şekilde ateş ettiğini, Şahin'in ise elinin tam dik olmasa bile göstericilere denk gelmeyecek şekilde hafif eğimli atış yaptığını" beyan etti.

İddianamede, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Ankara Jandarma Kriminal Laboratuar Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Laboratuarı'na gönderilen CD'ler incelendiğinde G.Ş.'nin yolun sol tarafında Kebapçı'nın ise yolun sağında göstericilere koşarak havaya ateş ettiklerinin görüldüğüne yer verildi. "Gizli tanığın beyanlarını doğrulamak amacıyla sorulan soru üzerine teşhis amacıyla emniyet müdürlüğünde çektirdiği resimdeki kıyafetlerinin olay günü üzerinde bulunan kıyafetler olduğunu sadece olay günü ayağında beyaz spor ayakkabısı olduğunu, kendilerine sadece olay günü üzerlerinde bulunan kıyafetle gelmelerinin istenmesi sebebiyle ayakkabılara önem vermediğini beyan etmiştir" denilen iddianamede, şunlar belirtildi: "Tanık anlatımları, delil tespit tutanakları, CD’ye kayıtlı görüntüler, otopsi tutanağı ve diğer tüm deliller birlikte incelendiğinde, açık kimliği yazılı şüpheli G.Ş.'nin göstericileri dağıtmak için ilk başta havaya ateş etmiş olmasına rağmen Kıbrıs Pastanesi'ne ait 3 No’lu güvenlik kamerasının saat 02.44'deki görüntülerine göre, göstericilerin üzerine doğru ve göstericilere isabet edecek şekilde ateş ettiği, bu ateş sonucunda Şerzan Kurt'un sol omuz arkasından giren kurşunun sol kürek kemiğini, sol akciğeri, omuriliği ve sağ akciğeri parçaladıktan sonra sağ omuz başından vücudunu terek ettiği, maktulün aldığı kurşun yarasının etkisi ile tanık anlatımlarıyla da sabit olduğu üzere sağ yanı üzerine yere düşerken başının muhtemelen göstericiler tarafından atılan ve olay anında asfalt üzerinde bulunan taş veya benzeri bir cisme çarptığı, bu haliyle şüphelinin öldürme kastıyla olmasa dahi göstericilerin üzerlerine onlara isabet edecek şekilde ve ölüm meydana getirecek şekilde ateş ettiği, eyleminin TCK'nin 21/2 maddesi yollamasıyla TCK'nin 82/1-g maddelerinde düzenlenen 'Olası kastla nitelikli adam öldürme' suçunu oluşturduğu iddia, şüphelinin kaçamaklı beyanı, tanık anlatımları, olay yeri tespit tutanakları, emanet makbuzları, CD'ye kayıtlı görüntüler, güvenlik kamerası görüntüleri, ölü muayene ve otopsi tutanağı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi'nin 21.05.2010 tarihli adli raporu, fotoğraflar, görev yazısı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Şüphelinin atılı suçtan usulüne uygun yargılamasının yapılarak eylemine uyan TCK'nın 82/1-g, 21/2, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, şüphelinin suçta kullandığı ve zati demirbaş silahı olan emanetin 2010/341 sırasına kayıtlı CZ 75 B cal 9 Luger marka P 1868 seri numaralı tabancanın TCK'nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine, ayrıca tutuklulukta geçirdiği sürenin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur."

G.Ş.'nin yargılanmasına 10 Ağustos'ta Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayacak.

İzmir - DİHA

Bağlantılı Haberler