06 Kasım 2010, Cumartesi

Demokratik üniversite için YÖK protestoları

Yüksek Öğrenim Kurumu'nun (YÖK) 30. kuruluş yıldönümünde demokratik, özerk üniversite ve YÖK'ün kaldırılması için üniversitelerde öğrenci protestoları başladı.

İSTANBUL

İstanbul'daki eylemlerin merkezi olan Beyazıt Meydanı'nda DYG, Genç Sen, Ekim Gençliği, Tüm İlerici Gençlik Derneği, Devrimci Duruş, Kaldıraç, Yeni Demokrat Gençlik, Genç Sol, Devrimci Anarşist Faaliyet, Türkiye Gerçeği, DÖB üyesi öğrenciler bir araya gelerek 6 Kasım günü Ankara'da yapılacak mitinge çağrı için eylem yaptı. İlk eylem için Veznecilerde bir araya gelen DÖB'lü öğrenciler Beyazıt Meydanı'na kadar yürüyüş yaptı. Aynı saatlerde Beyazıt tramvay durağında bir araya gelen öğrenciler ise İstanbul Üniversitesi ana giriş yapısına geldi. Bu sırada eyleme destek için bir grup öğrenci ise üniversitenin içinde sloganlarla dışarı çıktı.

ÖMER ÇETİN UNUTULMADI

Burada öğrenci örgütleri adına Kürtçe ve Türkçe basın açıklaması yapıldı. Açıklamada konuşan Aylin Mert, 29 yıl önce YÖK'e hayır dediklerini şimdi de yüzlerce öğrenciyle aynı talep için buluştuklarını söyledi. Mert, "Düzenin üniversitelerde baskı aygıtı olan YÖK'le hiç bir zaman barışmadık, YÖK'ü kaldırmak şimdi aklımıza gelmedi. AKP'nin eline geçince aklımıza gelmedi. Askerlerin eline geçince de aklımıza gelmedi. YÖK kurulduğu günden bu güne tüm uygulamalarıyla hesaplaştık. Hesaplaşacağız ve kaldıracağız'' dedi. YÖK'ün paralı eğitim anlamına geldiğini ve üniversitelerin kapılarını emekçi çocuklarına kapatan harçların YÖK sayesinde uygulamaya konulduğunu hatırlatan Mert, yaz aylarında harç parasını kazanmak için çalıştığı inşaattan düşerek yaşamını yitiren Muğla Üniversitesi öğrencisi Ömer Çetin'i hatırlattı. Mert, Aldırma Ömer Çetin düzenin sana sorduğu sorulara bizimde cevabımız aynı. Mavera ün Nehir solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine dökülür. Şimdi arkadaşlarında sana zarfsız kuşlar gönderiyor ve YÖK'ü kaldırmak için bir araya geliyor'' diye konuştu.

ANADİLDE EĞİTİM TALEBİ

YÖK'ün aynı zamandan anadilde eğitimi yasaklayan bir asimilasyon kurumu olduğunu belirten Mert, "Toplumu tek bir millet olarak kabul etmek isteyen şoven ideoloji hakların kardeşliğini topluma yasak etmek için YÖK'ü kullanmıştır. YÖK'ü üniversitelerde anadilde eğitim isteyenlerin karşısına dikmiştir. Başta Kürt ulusu olmak üzere tüm ulusların dilleri yasak edilerek asimilasyon dayatılmıştır" diye konuştu. Mert 29 yıllık mücadelelerinin sonuç vereceğini ve bu güne kadarki uygulamalardan sorumlu olan YÖK başkanları Erdoğan Teziç, Kemal Gürbüz, Mehmet Sağlam, Yusuf Ziya Özcan ve İhsan Doğramacı'nın yargı önünde hesap vereceğini söyledi.

'KÖLELİK DİPLOMASI'NI YAKTILAR

Basın açıklamasının ardından öğrenciler, Kürtçe ve Türkçe marşlarını hep bir ağızdan söyleyerek eyleme son verdi. Eylemin ardından Devrimci Anarşist Faaliyet, üzerinde ''Kölelik diploması'' yazan dev diplomayı üniversitenin kapısı önünde ateşe verdi. Bu eylemin ardında ise İstanbul'da bulunan YTÜ, MGSÜ, İÜ ve İTÜ öğrencisi bir grup "Eşit parasız bilimsel anadilde eğitim'' yazan pankartla İstanbul Üniversitesi'nde çıkarak, kampus önünde Türkçe ve Kürtçe basın açıklaması okudu.

ANKARA

Meclis önünde YÖK'ün kaldırılması talep edildi

Gençlik Federasyonu üyesi öğrenciler, YÖK'ün kaldırılması için Yüksel Caddesi'nden Meclis önüne kadar yürüdü. Eylemde, "YÖK'e tecride paralı eğitime hayır" pankartı açılarak, "Halk için bilim halk için eğitim", "YÖK'e hayır" dövizleri taşındı. Yürüyüş sırasında devrim marşları okunurken, sık sık "Parasız eğitim istiyoruz alacağız", "Öğrenciyiz haklıyız kazanacağız" sloganları atıldı. Meclis önünde grup adına açıklamayı okuyan Gökçe Uluada, YÖK'ün düşünmeyen, sorgulamayan, üretmeyen ve sadece düzenin verdiğini tüketen bir gençlik yaratmaya çalıştığını dile getirdi. YÖK'ün aynı zamanda demokratik, bilimsel ve parasız eğitim önünde en büyük engeli oluşturduğuna dikkat çeken Uluada, 12 Eylül'le hesaplaştığını iddia eden AKP'nin YÖK'ü sahiplendiğini ifade etti. YÖK' karşı savaşmanın, tecrite karşı savaşmaktan ayrı düşünülemeyeceğini ifade eden Uluada, şunları söyledi: "Çünkü bizler bugün F tipi üniversitelerde okuduğumuzu her gün görüyoruz. 24 Ağustos kararları adı altında çıkarılan yeni düzenlemelerle üniversiteler tam bir karakol haline getiriliyor. Eğitim her gün biraz daha paralılaştırılmakta, niteliksiz, anti bilimsel eğitim dayatılmaktadır. YÖK gayrimeşrudur, meşru olan biziz, devrimcilerdir, işte bu yüzden YÖK kaldırılmalıdır."

Açıklamanın ardından öğrenciler adına 3 kişi BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'la görüşmek için Meclis'e girmek istedi. Polisin izin vermemesi üzerine kısa süreli bir bekleyiş yaşandı. Bekleyişin ardından öğrencilerin Meclis'e girmesine izin verildi. Görüşmeye gidenler, Kaplan'dan YÖK'ün kaldırılmasına ilişkin taleplerini Meclis gündemine getirmesi isteyeceklerini açıkladı.

İZMİR

İzmir'de yüzlerce öğrenci YÖK'ü protesto etti

Kıbrıs Şehitleri Caddesi girişinde biraraya gelen yüzlerce öğrenci, YÖK'ü meşaleli yürüyüşle protesto etti. Yürüyüşte, "Geleceğimiz ve özgürlüğümüz için YÖK'e hayır" pankartını taşıyan öğrenciler, sık sık "YÖK'e hayır", "Üniversiteler bizimdir, bizimle özgürleşecek", "YÖK, polis, medya bu abluka dağıtılacak" diye slogan attı. Yaşamını yitiren üniversite öğrencileri Aydın Erdem, Şerzan Kurt ve Ali Serkan Eroğlu'nun da anıldığı yürüyüşte, "Katil polis hesap verecek" diye slogan atıldı. Yürüyüşün ardından Alsancak ÖSYM Bürosu önünde toplanan grup adına GENÇ SEN aktivisti Yiğithan Kavukçu açıklama yaptı. Kavukçu, 29 yıldır YÖK'ün üniversiteleri kışla gibi yönettiğini belirterek, 12 Eylül zihniyetinin halen sürdüğüne dikkat çekti. Kavukçu, YÖK'ün baskıcı, bilim ve özgürlük düşmanı tavrından zerre kadar uzaklaşmadığını ifade ederek, "Üniversitelerde cirit atan sivil polislerin bugüne dek öğrencilere karşı giriştiği onlarca saldırıyı unutmadık. Devrimci, demokrat ve yurtsever öğrencilere saldıran faşistlerle, polis ve idarenin bugüne dek yaptığı ve halen yapmakta olduğu iş birliğini unutmadık. Daha özce söyleyecek olursak; Ne arkadaşlarımız Serkan Eroğlu'nu, Aydın Erdem'i, Şerzan Kurt'u ne de onları aramızdan alan katillerin kim olduğunu unutmadık" dedi.

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ

Kocaeli Üniversitesi'nde ise YÖK'ün kuruluşunu protesto etmek için DYG, SDP, TÖP, ESP ve EHP'li öğrenciler Umuttepe Kampusu'nda eylem yaptı. Yemekhane önünde "Dilsiz yaşam olmaz", "Demokratik özerkliği selamlıyoruz" ve "Ciwan hêzên parastina ziman in" dövizleri taşınarak "Bê ziman jiyan nabe", "Aydın yoldaş ölümsüzdür", "YÖK'ê rake zanîngehan azad bike" ve "Bimre koletî bijî azadî" sloganlarıyla yürüyüşe geçen öğrenciler Rektörlük binasına kadar yürüdü. Yürüyüşte, geçtiğimiz yıl Diyarbakır'da çıkan olaylarda polis kurşunuyla öldürülen Dicle Üniversitesi öğrencisi Aydın Erdem'in posterinin taşındığı yürüyüşte "Bê zimanê dayîkê, perwerdehî nabe" pankartı taşındı. Yürüyüşün ardından Rektörlük binası önünde açıklama yapmak isteyen gençler ile güvenlik görevlileri arasında yaşanan kısa süreli gerginliğin ardından güvenlik görevlilerin oluşturduğu set önünde Türkçe ve Kürtçe basın açıklaması yapıldı. İlke Başak Baydar, YÖK'ün kuruluş ile anti demokratik, anti bilimsel ve şoven üniversite modeli yaratıldığına dikkat çekti.

'CEBİNDEKİ PARA KADAR EĞİTİM'

Üniversitelerde yapılan Dekan ve Rektörlük seçimlerinde öğrencilerine söz hakkın tanınmadığını belirten Baydar, YÖK'ün çıkardığı talimatnameler ile anti demokratik yöntemlerle seçilen Rektör ve kendilerine yakınlığı ile tanınan öğretim üyelerini seçmesi öğrencileri rahat bir şekilde üniversitelerden çıkarabildiğini kaydetti. Eğitim'in gittikçe paralı hale getirildiğine vurgu yapan Baydar, emekçi çocuklarının eğitim hakkının "Cebindeki para" ile ölçüldüğünü söyledi. Anadilde eğitim hakkına da değinen Baydar "Yüzyıllardır bu topraklarda imha, inkar ve asimilasyon politikaları ile görmezden gelinen Kürt ulusunun bir yandan anadilde eğitim hakkı gasp edilmeye devam edilirken diğer taraftan YÖK'ün talimatlarıyla yüz binlerce Kürt genci milliyetçi şoven baskıların hedefi haline getirildi. Kimisi kurşunlarla sokak ortasında katledildi kimisi anadilinde eğitim istediği için okuldan atıldı" diye konuştu.

HARRAN ÜNİVERSİTESİ

Urfa'da, Harran Üniversitesi Öğrenci Derneği (HÖDER) öncülüğünde Osmanbey Kampusunda bir araya gelen yüzlerce öğrenci, yürüyüş düzenledi. KESK bileşenlerinin destek verdiği öğrenciler, "Bila YÖK rabe, zanîngeh azad bibin" pankartını açarak sloganlar eşliğinde kampus nizamiyesinden rektörlük binasına kadar yürüdü. "Zanîngeh bi Kurdî xweş e", "Ji YOK'ê re êdî bes e" dövizlerinin taşındığı yürüyüşün ardından öğrenciler adına açıklama yapan Deniz Özcan AKP iktidarının üniversiteleri kuşattığını belirterek, "YÖK, AKP'nin elinde bir operasyon gücü olmuştur. YÖK'ün sene başında üniversiteleri F tipi hapishanelere çeviren 13 sayfalık genelgesi ile karşılandık. Bu genelgede sivil polislerin üniversitelerde konumlanmaları yasallaşıyor. Amaç üniversiteleri karakol ya da kışlaya çevirmektir." YÖK'ün kaldırılmasını isteyen Özcan, "Paralı eğitim son bulsun, harçlar kaldırılsın. Soruşturmalara son verilsin. Herkese eşit, parasız, anadilde eğitim hakkı tanınsın" taleplerinde bulundu.

Eğitim-Sen Şube Başkanı Sıtkı Dehşet de, kısa bir konuşma yaparak öğrencilere destek verdiklerini söyledi. Açıklamadan sonra öğrenciler, yaptıkları oturma eyleminden sonra dağıldı.

MERSİN ÜNİVERSİTESİ

Mersin Üniversitesi öğrencileri, YÖK'ü protesto etmek amacıyla yürüyüş düzenledi. Fen ve Edebiyat Fakültesi önünde bir araya gelen öğrenciler "Eşit parasız, bilimsel anadilde eğitim" pankartı açarak, Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü. Öğrenciler sık sık "YÖK kalkacak polis gidecek", "Be zıman jiyan nabe", "Yaşasın anadilde eğitim" ve "Şerzan yoldaş ölümsüzdür" sloganları attı. Açıklama yapan Ebru Kaya, YÖK'ün geçmişte bugüne uyguladıkları her geçen gün farklı taktiklere büründüğünü ve bu şekilde devam etiğini belirterek, "Hayatımız ve geleceğimiz hakkında söz sahibi olmak istiyorsak YÖK gibi kurumları bize dayatan sisteme karşı mücadele etmekte başka bir çıkar yol bulunmamaktadır" dedi.

'AKADEMİK KADROLAR DAĞITILIYOR'

Eğitim Sen Mersin Şubesi de, Mersin Üniversitesi Cumhuriyet alanında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Eğitim-Sen üyeleri ve öğrenciler katıldı. Açıklamada, "YÖK dağıtılsın bilimsel, demokratik, özerk üniversite istiyoruz" pankartı açılarak, sık sık "Susma haykır YÖK'e hayır", "Eşit parasız anadilde eğitim istiyoruz" sloganları atıldı. Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Ahmet Antmen, YÖK'ün üniversiteler üzerinde bir baskı aracı olarak kurulduğunu balirterek, "Hükümetin YÖK'ün kaldırılmasını değil de yeniden yapılandıracaklarını söylüyor. Üniversitelerin içinde üretilen hizmetlerin özelleştirildi, üniversitelere ayrılan fonların azaldı üniversitelerde akademik kadroların dağıtımında, keyfi ve ayrımcılık içeren uygulamaların giderek artmaktadır" dedi.

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ

Mustafa Kemal Üniversitesi Öğrenci Derneği (MKÜ-ÖĞDER) VE GENÇ-SEN üyeleri de, YÖK'ü protesto etmek amacıyla kampus alanında yürüyüş düzenledi. Ziraat Fakültesi önünde basın açıklaması yapan öğrenciler, YÖK'ün kaldırılmasını istedi. Açıklamanın ardından öğrenciler 5 dakikalık oturma eylemi yaptı.

TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ

Tunceli Üniversitesi öğrencileri, 29. kuruluş yıl dönümü olan YÖK'e karşı bugün derslere girmedi. Okulu boykot eden öğrenciler, basın açıklamaları gerçekleştirdi.

Sosyalist Gençlik Derneği, Emek Gençliği ve Demokratik Yurtsever Gençlik'in yaptığı basın açıklamasının yanı sıra, Mühendislik Fakültesinde eylem yapıldı.

Eylemde, Şerzan Kurt ve Aydın Erdem şahsında saygı duruşu yapıldı. Öğrenciler, yaptıkları basın açıklamasında, AKP'nin darbecilerle ve YÖK ile hesaplaşmadığını belirtti.

Anadilde eğitim isteyen öğrenciler, demokratik özerk üniversiteler kurulana kadar mücadele edeceklerini söyledi.

GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ

Anadilde eğitim için YÖK'ün kaldırılmasını istediler

Gaziantep Üniversitesi öğrencileri, YÖK'ü protesto etmek amacıyla Antep Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü önünde bir araya geldi. "Be zımane dayike perwedahi na be" yazılı pankart açan öğrenciler, "Anadilde eğitim istiyoruz", "Zıman bi kurdi xeşe", "Zımane me rümeteameye" dövizlerini taşındı. Üniversite önünden Halk Bankası'na kadar yürüyen öğrenciler, sık sık "Be zıman jiyan nabe", "Polis üniversiteden defol", "Zımanıme rumeta meye", "Paralı eğitim istemiyoruz" diye slogan attı. Halk Bankası önünde öğrenciler adına açıklama yapan İlhami Şırnak, anadilin temel bir hak olduğunu dile getirdi. Bu haktan mahrum kaldıklarını belirten Şırnak, şunları söyledi: "Temelini faşist 12 Eylül darbesinden alan YÖK bugün hepimizin de bildiği gibi işlevini daha da artırarak sürdürmektedir. Özellikle anadilde eğitimin önünde en büyük engel olduğu göz önündedir. Anadilde eğitimin bir insan için yaşamında temel varlığını sürdürebilmesi için temel bir hak olduğu bilinmesine rağmen, bizler YÖK kurumu sayesinde en temel hakkımızdan mahrum bırakılıyoruz. Üniversiteler de bağımsız demokratik bilimsel bir eğitimin başlatılabilmesi için temelde anadil sorununa bir çözüm gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunun tek çözümünün de en temel insani hak olan anadilde eğitimin yapılmasıdır. Bu temel insanin hakkın önünde YÖK en büyük engel konumundadır."

Ezberci sistemle sorgulamayan, araştırmayan bir gençlik yetiştirme hayalinin YÖK ile işlerlik kazanmaya başladığını ifade eden Şırnak, "İşler öylesine tezgahlanıyor ki; daha eğitimin ilk yıllarında başlayarak öğrencilerin gözünün önüne bir sis perdesi çekiliyor ve öğrenciler yaşadıkları çağa ve topluma yabancılaştırılıyor" dedi. Şırnak Dicle Üniversitesi'nde polis tarafından dün öğrencilere yapılan müdahaleyi ise kınadı.

ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ

'12 Eylül ürünü YÖK kaldırılsın' 15:16 05.11.2010

Şırnak Üniversitesi Öğrenci Derneği (ŞÖDER), Şırnak Belediye Meclis üyeleri ve BDP Şırnak il yöneticilerin de aralarında bulunduğu kalabalık grup, YÖK'ün kuruluş yıldönümü nedeniyle Şırnak Üniversitesi önünde basın açıklaması yaptı. "Em perwerdehiya bı zımanê xwe dixwazin", "Kahrolsun faşist üniversite", "Üniversiteler bizimle beraber özgürleşecek", "Bê ziman Jîyan Nabe" yazıla pankartların açıldığı açıklamada, sık sık,"Savaşa değil eğitime bütçe", "Kahrolsun 12 Eylül faşizmi", "Parasız, eşit anadilde eğitim" sloganları atıldı. Burada açıklama yapan ŞÖDER Başkanı İsmail Erk, YÖK'ün 12 Eylül darbesi artığı olduğunu ifade ederek, YÖK'ün derhal kaldırılmasını istedi.

YÖK üniversitelerin satılmasının simgesi olduğunu dile getiren Erk, YÖK' ün MGK'nın güdümünde olduğunu ifade etti. Erk, "YÖK üyeleri Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın onaylaması ile göreve getiriyorlar. Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın, Genelkurmay'ın kararlarının dışına çıkmadığı düşünüldüğünde, YÖK üyelerinin de MGK'nın dışına çıkmayacağı net olarak görülür" dedi.

Bu arada üniversite önünde YÖK'ün protesto edildiği sırada Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, eğitim ve öğretim ders yılının açılışına katılması için Şırnak'a geldi. Bakan Eker'in yanı sıra AKP Şırnak Milletvekili A. Veli Seyda ve Şırnak Valisi Vahdettin Özkan ve beraberindeki heyet yoğun güvenlik önlemi altında, Şırnak Üniversitesi'ne gitti.

ANTALYA ÜNİVERSİTESİ

Akdeniz öğrencileri YÖK barikatını aştı

YÖK'ün kuruluşu dolayısıyla yapılan protesto eylemlerinden biri de Akdeniz Üniversitesi'nde gerçekleştirdi. Sosyalist Gençlik Derneği, Dev-Genç Birliği, Demokratik Yurtsever Gençlik, DİP'li Öğrenciler ve DGH üyesi öğrenciler, kampüs içerisinde yürüyüş düzenledi.

YÖK Karşıtı Öğrenciler, Fen Edebiyat Fakültesi yanında bulunan Öğrenci Evi önünde toplandı, "Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim için YÖK'e hayır" yazılı pankart açtı.

YÖK BARİKATI KALDIRILDI

Basın açıklaması yapmak için yemekhane önüne yürümek isteyen öğrencilerin önü Özel Güvenlik Birimi tarafından kesildi. Ancak, Rektör Yardımcısı ile yapılan görüşme sonrası barikat kaldırılarak, öğrenciler sloganlarla yemekhane önüne yürüdü.

Öğrenciler adına yapılan açıklamada, 12 Eylül darbecileri tarafından kurulan YÖK'ün baskıcı uygulamaları anlatıldı. Açıklamada, "YÖK ile birlikte araştırmayan, sorgulamayan, insanı merkezine almayan öğrenci profili yaratılırken, bilim sermaye için üretilmeye başlandı. İnsanlık için bilim üretmesi gereken üniversite ticarethaneye dönüştürüldü" denildi.

Açıklamada ayrıca, üniversitelerin karakollar haline getirildiği belirtildi.

Öğrencilerin üniversite içerisinde kendi ana dillerinde konuşmalarının yasaklandığı kaydedilen açıklamada, "Temel insan hakkı olan dil üniversitelerde yasaklanarak insan hakkı engellenmektedir" denildi.

Öğrenciler, paralı eğitim politikalarına son verilmesini, her öğrenciye ücretsiz eğitim, ulaşım, beslenme ve barınma hakkının tanınmasını ve eşit, parasız, bilimsel, anadilde, anticinsiyetçi eğitim istediklerini dile getirdi, YÖK'ün yok edilmesini istedi.

EmekDunyasi.Net