Leyla Alp yazıyor:
Erkek dekolte giyerse
Dekolte giydi diye tecavüze uğraması hak görülen de biziz, şiddet görende. Dekolte konuşan erkeklere bir şey olmuyor. Misal adının başında "Prof" olan bir adam " dekolte giyene tecavüz ederler" diyor.
Kadınların işi bu ülkede çok kolay. Ah biz kadınlar ... Kıymetini bilmiyoruz biz bu rahatlığın. Bir elimiz yağda hâlbuki bir elimiz balda.
Bizim namussumuz bile erkeklerden soruluyor mesela.
Kimse bizden sevgilimizin, eşimizin namusunu sormuyor. Biz de temizlemek zorunda kalmıyoruz. Elimizi kana bulamamız gerekmiyor, en fazla bedenimiz kana bulanıyor. Namus belasına dökülen kan, bizim kanımız oluyor. Erkeklerin sorumluluğunun yanında lafı bile olmaz. Kanımız feda olsun.
Dekolte giyindiği için erkek arkadaşımıza hakaret etmek zorunda kalmıyoruz. Sokakta kimseyi taciz etmiyoruz. En fazla arkamızdaki ayak seslerinden, ensemizde beliren o iğrenç nefesten tiksiniyoruz. Midemiz bulanıyor duyduğumuz sözlerden. En fazla sizin kardeşiniz, anneniz, eşiniz yok mu diyesimiz geliyor. Korkuyoruz, sokağa çıkamaz hale geliyoruz.
Erkek kardeşimizi bir kadına baktı diye, bir kadını sevdi diye adına "töre" deyip öldürmek zorunda kalmıyoruz. 12 yaşındaki kardeşimizin kendinden 50 yaş büyük biriyle evlendirildiğini görmüyoruz.
Biz on ikisinde evlendirilip korkulu düşler görüyoruz. Geleceğimiz, düşlerimiz paramparça ediliyor sadece. Çocuk olmadan kadın oluyoruz. Büyümeden çocuklarımız oluyor.
Kadın olmak çok rahat...
Erkekler gibi kimseye şiddet uygulamak zorunda kalmıyoruz. Öfkelenip "kendimi kontrol edemedim" gibi bahanelerle hiçbir erkeği kemerle dövmek, başını soba borusuna vurmak, pencereden sallandırmak, ağzını burnunu kırmak zorunda değiliz. Ruhumuzda açılan yaraları saymazsak vücudumuzun çeşitli yerlerinde morluklar oluyor, kemiklerimiz kırılıyor en fazla.
Hava karardıktan sonra evine giden erkeklerin tecavüze uğramak istediklerini düşünmüyoruz. Hiçbir erkeğe tecavüz edip "o da istedi" diye kendimizi savunmamız gerekmiyor. Biz sadece tecavüze uğradıktan sonra emniyet müdürlüklerinde, mahkemelerde aşağılanıyoruz. Travma yaşıyoruz. Hayatımızın geri kalanını bu izi taşıyarak geçiriyoruz.
Bizden boşanmak istedi diye eşimizi öldürmeyi düşünmüyoruz. Öldürmüyoruz... Çocuklarımızı babasız bırakmıyoruz. Bizim sevgimiz öldürmeye yetecek kadar güçlü değil nefretimiz de öyle. En fazla kapımıza dayanan eşlerimizden korkup karakola gidip yardım istiyoruz. Sonra bizi öldürecek kadar seven kocalarımızla evlerimize geri gönderiliyoruz.
Öldürülüyoruz. Bir tende can bizim ki ne önemi var.
İşimiz kolay velhasıl. Rahatımıza bakalım. Böyle bir ülkede kadın olmanın tadını çıkaralım. Nasıl olsa namus belasına dökülen kan da bizim alınan can da. Dekolte giydi diye tecavüze uğraması hak görülen de biziz, şiddet görende. Dekolte konuşan erkeklere bir şey olmuyor. Misal adının başında "Prof" olan bir adam " dekolte giyene tecavüz ederler" diyor.
Ama bir düşünün eğer erkek dekolte giyerse...