08 Mart 2010, Pazartesi

Kadınlar işsiz, mutsuz, mağdur

Türkiye'de 2009 sonu itibarıyla 36 milyon kadın nüfusunun sadece 6.8 milyonu işgücüne dâhil ediliyor. Siyasette temsil oranına göre ise Türkiye 109. sırada.

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle, TÜİK Hane halkı İşgücü Anketi, Kazanç İstatistikleri, Yaşam Memnuniyeti Araştırması 2009 sonuçları, Parlamentolar Birliği (IPU - Inter-Parliamentary Union), İçişleri Bakanlığı, Yüksek Seçim Kurulu ve TBMM'nin verilerine göre hazırladığı, rapora göre; Türkiye'de kadınlar, işsiz ve mutsuz. İSMMMO'nun "Kadınım, İşsizim, Mutsuzum" raporundaki saptamalar şöyle:

10 yıl önce Türkiye'de 15 ve yukarı yaşta 22 milyon 849 bin kadın bulunuyordu. Aradan 10 yıl geçti. 2009 yılının kasım ayı itibarıyla 15 ve yukarı yaştaki kadın sayısı 3 milyon 468 bin kişi artarak, 26 milyon 317 bine ulaştı. Buna karşın 1999 yılında 6 milyon 853 bin olan kadın işgücü sayısı 2 bin kişi azalarak, 2009'da 6 milyon 851 bin kişiye geriledi. 1999 yılında kadınlarda yüzde 30 olan işgücüne katılma oranı 4 puan azalarak 2009 sonunda yüzde 26'ya indi. Kadınlarda işgücüne dahil olmama nedenlerinin başında "ev işleriyle meşgul olmak" geldi.

CİNSİYETLER ARASI ÜCRET ADALETSİZLİĞİ

Kadını çalışma hayatına katma konusunda bir türlü yeterli girişimi gösteremeyen Türkiye, cinsiyetler arası ücret eşitsizliğinde ise oldukça başarılı oldu. Bu konuda en yeni resmi veri 2006 yılı tarihini taşısa da sonuçlar eğitim durumu ne olursa olsun kadın ve erkeklerdeki ücret farklılıklarının bir türlü kapanmadığını ortaya koydu. İlkokul ve altı mezunu kadınlarda 2006 itibarıyla aylık ortalama brüt ücret 650 lira iken erkeklerde bu rakam 784 lira oldu. Meslek lisesi mezunu bir kadın aylık ortalama 944 lira brüt maaşa çalışırken erkekler 1.298 lira aldı.

KADIN VE EĞİTİM

Son yıllarda kamu ve özel sektör tarafından desteklenen okullaşma kampanyaları kuşkusuz bu alanda önemli ve olumlu gelişmeler sağladı. Ancak, bunlara rağmen 2009 yılı sonu itibarıyla okuma yazma bilmeyen kadın sayısı 3 milyon 730 bin 553 olarak TÜİK kayıtlarına geçti. Okuryazar olup da bir okul bitirmeyen kadın sayısı ise 6 milyon 917 bin 210 kişi oldu. Resmi verilere göre, Türkiyeli kadınların 9 milyon 425 bin 275'i ilkokul, 3 milyon 463 bin 295'i İlköğretim, 989 bin 470'i ortaokul veya dengi okul, 4 milyon 339 bin 681'i lise veya dengi okul bitirdi. Resmi verilerde eğitim konusunda hiçbir bilgi bulunmayan kadın sayısı ise 1 milyon 656 bin 60 kişi olarak yer alıyor.

KADININ SİYASETTE TEMSİL ORANINA GÖRE TÜRKİYE 109. SIRADA

Türkiye, kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren ülkeler arasında ilk sırada yer almasa da dünyadaki sayılı ülkeler arasında yer aldı. Kadınlar, Fransa ve Japonya da ilk kez 1945 yılında, İtalya, Arjantin, Meksika'da 1946'da, Çin ve Liberya'da 1947'de, Uganda'da 1958'de, Nijerya'da 1960'ta parlamento seçimleri için sandık başına gitti. İsviçre'de ise kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanabilmesi 1971 yılında mümkün oldu. 1935'de de ilk kez genel seçimlere katılan Türkiyeli kadınları Meclis'te 18 sandalye elde etti.

ŞİDDETLE TANIŞMAYAN KADIN YOK GİBİ

1935 yılında ilk olarak seçen ve seçilen kadınlar özellikle son yıllarda siyasetteki rolünü artırsa da bu durum Türkiye'deki kadınlara yönelik şiddetin boyutunu değiştirmiyor. Fiziksel ve cinsel şiddet yaşamın herhangi bir yerinde kadının karşısına çıkabiliyor. Türkiye'de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması'na katılan kadınların verdiği yanıtlar da bu durumu doğruluyor. 2008 yılında 15-24 yaş grubu arasındaki genç kızların yüzde 35.3'ü yaşamının herhangi bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını belirtirken, 45-49 yaş grubundaki kadınlarda bu oran yüzde 47.9'u buluyor. Kadınlara yönelik fiziksel veya cinsel şiddet konusunda Türkiye ortalaması ise yüzde 41.9. Diğer bir ifadeyle, çocukları çıkartırsak yaşamının herhangi bir döneminde şiddete maruz kalmamış kadın yok denecek kadar az.

(diha)