07 Haziran 2010, Pazartesi

Kadınlar 'görünmeyen emeğin' hesabını sordu

Görünmeyen emeğin sesini yükseltmek için "erkeklerden alacaklıyız" diyerek sokağa çıkan Sosyalist Feminist Kolektifi üyesi kadınlar, “günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı, emeğimizin karşılığını, hayatımızı istiyoruz" dedi.

Sosyalist Feminist Kolektifi (SFK) üyesi kadınlar, istihdam alanlarından dışlanan kadınların, emeğinin yok sayılmasına karşı seslerini duyurmak için Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Üzerinde "Ben kadınım, karşılıksız çalışırım" yazılı maketi taşıyan kadınlar, "Erkeklerden alacaklıyız" pankartı açtı. SFK'lı kadınlar "Görünmeyen emek sesini yükselt", Erkekler evlere çocuk bakmaya", "Kimsenin namusu değiliz", "Ev iş yapmıyoruz, bulaşık yıkamıyoruz, sevişmiyoruz, bu iş yerinde grev var", "Tepemizi attırma sen yat kuluçkaya, Tayyip" sloganlarıyla yürüdü. Renkli görüntülere sahne olan yürüyüşte, kadınlar mor flamalar taşıyarak, düdük ve trampetlerle seslerini yükseltti.

'YAPTIĞIMIZ HİÇBİR İŞ GÖRÜLMEDİ'


Basın açıklamasını okuyan Ece Kocabıçak, resmi rakamlara göre kadınların dünya gelirlerin ancak yüzde 10'una, üretim araçlarının ise yüzde 1'ine sahip olduklarını belirtti. Kocabıçak, farklı uluslara mensup olsa da farklı koşullarda yaşamış olsa da, farklı dinlere, dillere sahip olsa da kadınların hala en yoksul olmaya devam ettiklerini söyledi. Kocabıçak, "Bugüne kadar binlerce çocuğu büyüttük besledik kimse 'yeter' demedi. 'Üç çocuk daha' dediler. Binlerce kişilik çorba pişirdik. Kimse bize aşçı demedi,  bu bizim vazifemiz olarak görüldü. Binlerce sökük diktik, kimse terzi demedi aksine  'çalışmaya devam' dediler. Binlerce bütçe denkleştirdik, kimse bize ekonomistsiniz de demedi, 'suyu biriktirin, ekmeği evde yapın' dedi. On binlerce dert dinledik, kimse 'psikolog' demedi, daha fazla anlayış istediler Biz de onların bu söylediklerine karşı Günlerimizi, aylarımızı, yıllarımızı, emeğimizin karşılığını, hayatımızı istiyoruz" şeklinde konuştu.

'ERKEKLERDEN ALACAKLIYIZ'


En güvencesiz koşullarda çalışan, istihdamda en son tercih edilen ve içindeki emeği görülmeyen kadınların, erkeklerden alacaklı olduğunu belirten Kocabıçak, "Erkeklerden alacaklıyız, diyoruz. Erkeklerin bize borcu var. Karşılığı ödenmemiş emeklerimiz için alacaklıyız. İster ev dışında çalışalım ister tam zamanlı ev kadını olalım, bütün ev işlerini ve bakım yükünü üstümüze yıkan erkeklerden alacaklıyız" diye kaydetti. Kocabıçak, kadınlara biçilen cinsiyet rollerinin doğal bir iş bölümü değil erkek egemen sistemin politik bir sorun olduğunu söyledi. Devletin ve hükümetlerin kadınlara karşı suç ortaklığı yapmak üzere yaratılmış araçlar olduğunu vurgulayan Kocabıçak, kadın istihdamının arttırılması kisvesi altında kayıt dışı, güvencesiz işlere sürülmeye çalıştıklarını ve buna itirazları olduğunu belirtti. Hükümete kadınlar adına çağrıda bulunan Kocabıçak, "Eğer bu koşullar değişmeyecekse ve yine istihdam adı altında güvencesiz işlere sürüleceksek, hükümetin boşu boşuna 'kadın istihdamına yönelik genelgeler' yayınlamasın" şeklinde konuşmasını devam ettirdi.

'HAYATIMIZI VE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ İSTİYORUZ'

Kocabıçak emeklerinin karşılığını isteyen kadınların taleplerini şöyle sıraladı:
"Ücretli bir işte çalışabilmek için, kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı ücretli doğum izni, iş gücünün ücretler değişmeden, hem kadınlar hem erkekler için kısaltılmasını istiyoruz. Çalışırken cinsiyetçi uygulamalar istemiyoruz. İşe alınırken ayrımcılığa maruz kalmak istemiyoruz. Meslek eğitiminde ve bütün iş kollarında kadınlar için kota, iş arayıp bulamadığımızda süresiz işsizlik ödeneği istiyoruz. Evlere hapsedilmek değil, hayatımızı ve özgürlüğümüzü istiyoruz."

İstanbul - DİHA