07 Eylül 2010, Salı

FIRAT ESKİCİ:

Tribünde orak-çekiç bayrakları ve enternasyonal söyleyen taraftarlar; AS Livorno Calcio

Livorno, İtalya'da, Tiren Denizi kıyısında, 170.000 nüfuslu bir şehridir. Toscana bölgesi içinde yer alan Livorno, 1921'de İtalyan Komünist Partisi'nin (PCI) doğuşuna da tanıklık etti.

FIRAT ESKİCİ firateskici1@hotmail.com

Livorno kenti, tarih boyunca popülist yaklaşımlarıyla prim yapan diğer kesimin tam tersine sürekli olarak özgürlükçü akımlara destek verdi ve bu akımları deyim yerinde ise yaşadı, yaşatmaya çalıştı. İnternetin hayatımıza girmesiyle beraber birçok saklı değer gibi AS Livorno Calcio'da gözler önüne serildi ve hakkındaki efsanelerin gerçekliği ispatlanmış oldu. Artık haber almak çok daha kolay. Öyle ki; zamanla Türkiye'de de AS Livorno taraftarlığı başlayacak ve ileri boyutlara gidip taraftar grupları oluşacaktır. Resmi bir internet siteleri bile var; www.forzalivorno.org

1587'de I. Ferdinand'ın duyurduğu "Leggi Livornine" (Livorno anayasası) ile Pisa kentinin liman kasabası Livorno "açık şehir" ilan edildi. Ulus, din, hukuki durum fark etmeksizin hiç kimse, hiçbir şekilde takibe uğramaksızın Livorno'ya yerleşebilecek, orada ticaret yapabilecek hatta dininin gereklerini yerine getirebilecekti. Bu düzenleme ile şehir, Akdeniz'in en önemli ticaret merkezleri arasına girdi. Kozmopolit ve özgürlükçü tarzını bugüne değin yitirmedi. Kent bugün bile İtalya'da solun kalelerinden biri olarak varlığını sürdürmekte.

Livorno'nun, Dünya'daki en tanınmış özelliklerinden biri, belki de en önemlisi hiç şüphe yok ki; Futbolun endüstriyel kısmına tamamen sırtını dönmüş olan ve futbolu, futbol gibi oynayan AS Livorno takımı. Takım tamamen işçi kesimini temsil ediyor ve yapı olarak da emekçiliği model edinmiş durumda.

AS Livorno, Livorno şehrini ilginçleştiren bir oluşum ama bu oluşumu ilginçleştiren şeyler de var; AS Livorno takımı 1915 yılında kurulmasına rağmen, takımın taraftar lokalinin adı 1921! Ne anlama geliyor bu "1921"?

İtalyan Komünist Partisi'nin kuruluş yılının 1921 ve kuruluş yerinin Livorno kenti olması bir şeyleri çağrıştırıyordur herhalde. Bununla beraber parti ve kulübün hiçbir resmi bağlantısı yok.

2005 yılının Nisan ayındaki AS Livorno-Lazio maçı ise AS Livorno'nun patlama noktası oldu.

Lazio'yu öne geçiren gol Paolo Di Canio'dan geldi ve Di Canio Taraftarlara koşarak faşist selamı verdi. Bu maç AS Livorno-Lazio maçı olmaktan o dakikada çıktı. Sağ-Sol kavgasına dönüştü ve biz de bunu günlerce ana haber bültenlerinde izledik. Televizyondan izleyenler için bu belki de sadece ilginç bir haberdi ama AS Livorno taraftarı ve özellikle "1921 Taraftar Grubu" için tamamen bir onur meselesi olmuştu. Kendi sahalarında, faşizmi vicdanı rahat bir şekilde kabullenmiş ve dışavurumunu çekinmeden yapan birinin onurlarını kırmış olmasının acısı ve hırsıyla Lazio taraftarlarına stadı dar ettiler. Lazio taraftarları uzun süre stada kapana kısılmış gibi aciz bir şekilde bekledi. Çıkan olaylar gerçekten büyük oldu ve 159 AS Livorno taraftarı tutuklandı. Çoğu bir daha stadyumlara giremedi. Bu maçın rövanşı da normal olamazdı ve olmadı da. Rövanş karşılaşmasında tüm tribün Stalin resimleri, Orak-Çeki ve kızıl bayraklarla doldu. AS Livorno'nun, tamamı işçi kesimden oluşan taraftarı maç boyunca, hep bir ağızdan Enternasyonal ve Çav Bella marşlarını söylediler. Maçı AS Livorno 2-1 kazanırken AS Livornonun galibiyet golünü atan kaptan Christian Lucarelli "1921" tribününe koşarak yumruğunu havaya kaldırıp selam verdi. AS Livorno taraftarlarının gözünde kaptan ilahlaşırken İtalya'nın geri kalanında istenmeyen adam ilan edildi. Tabii bu süreçte hiç kimse Paolo Di Canio'nun faşist selamından bahsetmiyordu. Bunun da sebepleri vardı tabii ki; Cesur bir AS Livorno taraftarı ve aynı zamanda taptığı takımın kaptanı olan Lucarelli,İtalyan medyasının karalamalarına rağmen Milli Takım kampına davet edildi ama Lucarelli'nin şu sözleri yorum gerektirmiyor sanırım; "İtalya Milli Takımı kampına katılmıyorum. Benim Milli Takımım, Livorno." Lucarelli 21 Yaş Altı Milli Takımda zaten rengini belli etmişti. Gol attıktan sonra formasının altındaki Che baskılı tişört daha o zamanlarda dikkatleri üzerine çekmesini sağladı. Babasının hala liman işçisi olduğunu ve Komünist Parti üyesi olduğunu düşünürsek Lucarelli'nin babasına layık olduğunu anlarız. Peki futbolun içine bu kadar siyaset girmesi normal mi?

Evet normal. Söz konusu İtalya ise gayet normal. AC Milan kulübünün sahibi Silvio Berlusconi, İtalya Milli Takımı için kullanılan "Forza İtalia" sloganını siyasi parti adı yaparak başbakanlığa yükselmişti.

AS LİVORNO'NUN TÜRKİYE'DEKİ POPÜLARİTESİ

Tabii ki AS Livorno'da bir futbol kulübü ve kulüplerin temel taşı taraftarlar, farklı görüşlerdeki iki kulübü bir araya getirebiliyor. Siyasi görüşlerin tamamen dışında, sadece sahadaki futbol ve tribündeki şölene bağlı olarak, 2005 yılında Diyarbakırspor'u kardeş takım olarak resmi internet sitesinden duyurdu. Bu birliktelik fazla uzun süremezdi. AS Livorno'luların siyasi düşünceleri bir "Din" gibiydi.

AS Livorno, Türkiye'deki dengini buldu ve 4 Eylül tarihinde Adana Demirspor'la bir dostluk karşılaşması yaptı. Özel uçakla Adana'ya gelen AS Livorno kafilesini karşılayan taraftar bayram kutluyor gibiydi. Bunun ilk sebebi; Kendileri gibi işçi ve halkın gücüne dayalı bir takımla sosyal ilişkiler içerisinde olmak, diğeri ise; Tam 29 yıl sonra bir Avrupa takımının Adana'ya gelmesi.

TOSCANA BÖLGESİNİN "KIZIL ŞEHRİ" TARAFTARLARINDAN YANA MUZDARİP

Bir kısım taraftar, holiganlardan şikayetçi olurken, diğer kısım çok eğleniyor. Neler mi yaptılar? Birkaçını şöyle sıralayabiliriz;

-Başbakan Berlusconi'yi hiç sevmiyorlar ve futbolu tekeline almaya çalıştığını düşünüyorlar. Bu yüzden yaptıkları besteler sürekli olarak Berlusconi'ye hakaret içeriyor ve takım her iç saha maçından sonra para cezası alıyor. İşin ilginç yanı, şimdiye kadar bu sebeple hiç saha kapatma cezası verilmedi. Acaba federasyon AS Livorno taraftarlarına hal veriyor olabilir mi?

-55 yıl aradan sonra Serie A'ya çıktıklarında Neo-faşist partinin Livorno bürosunu yaktılar.

-Şehrin garında "Geliyoruz Silvio" yazılı bir pankart var.

-Berlusconi'nin saç ektirdiği dönemde dalga geçmek için, Milan deplasmanına giden AS Livorno taraftarlarının hepsi başörtü taktı. (Berlusconi tek gözünü eşarpla kapatarak poz vermişti)

-500'den fazla taraftar ömür boyu stadlardan men edilmiş durumda. (Molotof kokteyli kullanmak gibi suçlardan.)

-UEFA Avrupa Ligi'nde İsrail'in Maccabi Haiffa takımıyla oynarken tribünlerde hiç İtalya bayrağı yoktu ama her taraf Filistin bayrağıyla kaplandı.

VE TÜRKİYE-FORZALİVORNO KAYNAŞMASI

Livorno ismi artık, futbol dünyasından da taşarak gençliğin devrimci politik sembollerinden biri haline geldi ve uluslararası bir üne sahip. Ve böyle bir duruşun ve kararlılığın ülkemizde de yankı bulması kaçınılmazdı. Türkiye'de de çeşitli tribünlerden anti-faşist devrimci-demokrat taraftar ve gençlik kitlesi Livorno ismi etrafında birleşerek, son yıllarda tribünlerde estirilen şovmen rüzgara karşı gençliğin mücadele gücünün tribünlerde de var olduğunu göstermeye giriştiler.